Merhaba kitap dostlarım.. 648 sayfalık bir polisiye kitabının sonuna geldim.. her sayfasını merakla okuduğum harika bir kitaptı..
13 yaşında kaçırılıp tecavüze uğrayan kız kardeşinin intikamını alan bir abinin sıradışı yöntemlerine tanık oluyoruz.. son sayfalara kadar tahmin edilmeyen ters köşe bir finalle bitirmiş yazarımız kitabı.
Kitap içerisindeki şeytan ilkelerine bayıldım.. Öyle güzel mesajlar vardı ki hangisini not alacağımı şaşırdım
Polisiye, gerilim sevenlere şiddetle tavsiye ediyorum..
Kitapla kalın dostça kalın
Bu çalışmanın konusu, Memlük Devleti (648-923/1250-1517) döneminde İslâm hukukunun kurumsalyapısını, mezhepsel çeşitliliğini ve dönemin özgün fıkhî tartışma zeminini bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktır.
Araştırmada, Memlük Devleti'nin siyasi ve ilmî arka planı dikkate alınarak, hukuki sistemin yalnızca teorik temelleri değil, aynı zamanda toplumsal, idarî ve kültürel yansımaları da genel hatlarıyla ortaya konmuştur. Memlükler öncesi İslâm devletlerinin fıkhî ve mezhepsel durumuna; ayrıca Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin Memlük dönemi yargı düzenindeki temsiline ve bu mezhepler arasındaki ilişkilere yer verilmiştir.
İslâmi bir lider olarak kabul edilen Sultan Baybars'ın dört mezhep uygulaması, Moğol istilaları ve Haçlı seferlerinin oluşturduğu siyasi ve sosyal ortam, dönemin fıkıh anlayışını şekillendiren önemli unsurlar arasında yer almıştır. Ayrıca Abbâsî hilâfetinin sembolik olarak yeniden ihyası, mezhep temsiliyetine dair meşruiyet zeminini güçlendirmiştir. Çalışmada, dönemin kurumsal yapısı; sultan, kâdılkudât, kadiasker, dîvânü'l-mezâlim, dârü'l-adl müftülüğü, hisbe ve beytülmâl vekilliği gibi adlî otoriteler bağlamında genel hatlarıyla değerlendirilmiş, bu yapıların hukuki ve toplumsal işlevlerine değinilmiştir.
Memlük Devleti'nde hukuk eğitiminin yalnızca medreselerle sınırlı kalmadığı; camiler, hankahlar, zâviyeler ve çeşitli ilim meclisleriyle geniş bir toplumsal zemine yayıldığı vurgulanmıştır. Yönetici sınıfın ilmî faaliyetlere verdiği destek,dönemin fıkıh geleneğini ve eğitim modelini canlı tutmuş; devletin hem dinî hem de kültürel kimliğini pekistirmistir.
Memlükler (648-923/1250-1517), tarihte kurulmuş en büyük Müslüman-Türk devletlerinden biridir.BU devleti kuran Türk asıllı Memlükler, Aynicalut savaşı'nda
Moğollar'ı hezimete uğratarak onların ilerleyişini durdurmuş, Suriye ve civarındaki
Haçlı prensliklerini ortadan kaldırarak da bölgedeki Müslüman hakimiyetini kesin bir
şekilde temin etmişlerdir. Dönemin tarihçileri tarafından "Türk Devleti" (ed-Devletü't-Türkiyye) olarak nitelendirilen
Memlükler, Osmanlı Devleti'nin de bir çok bakımdan istifade ettiği güçlü bir askeri ve
idari teşkilat kurmuşlardır.Abbasiler'den itibaren Müslüman devletlerin teşkilatları içeri
sinde görülmeye başlayan ve Selçuklu-Eyyubi kanalıyla Memlükler Devletine geçen saray ağalığı (Üstadarlık), bu teşkilatın en önemli unsurlarından biri olarak dikkati çekmektedir.Bu çalışma, saray ağalığını, başındaki idarecilerden en alt kademedeki görevlilerine, işleyişi ve üstlendiği vazifelerden kurumsal hususiyetlerine kadar bir çok açıdan derinlemesine ele almaktadır.
Yazar:
Memlük Devleti (648-923/1250-1517) Mısır, Şam ve Hicaz gibi önemli bölgelerin hâkimiyetini elinde tutan ve İslâm tarihi boyunca kurulan en büyük müslüman Türk devletlerinden biridir. Memlükler tarihteki bu önemli konumlarını ve şöhretlerini, Moğol istilâsını durdurarak İslâm dünyasının batısını büyük bir tehlikeden kurtarmaları, Abbâsî hilâfetini Mısır'a getirmeleri ve Suriye ile civarındaki Haçlı prensliklerini ortadan kaldırarak bölgedeki müslüman hâkimiyetini kesinleştirmeleri gibi siyasî, dinî başarılarıyla sağlamışlardır. Ayrıca bunlara, Osmanlı Devleti'nin de birçok bakımdan faydalandığı güçlü bir askerî teşkilât kurmaları da eklenmelidir.
Memlük Devleti ağırlıklı olarak Selçuklu-Eyyûbî çizgisinden miras aldığı siyasî ve askerî teşkilâta bazı müdahalelerle kendi damgasını vurmuştur. Nitekim vezirlik hususunda farklı bir uygulamaya gitmiş, saltanat nâibliği gibi bazı askerî görevleri öne çıkararak vezirlik müessesinin yetki ve sorumluluk sahası oldukça sınırlandırılmıştır. Bu çalışmada, bahsedilen farklı vezirlik uygulaması çeşitli yönleriyle derinlemesine ele alınmaktadır
Tekrardan merhabaalar:)
Bugün 17. kitabımı da okudum. Oğuz Atay'dan okuduğum ilk eserdi. Açıkçası daha önce uzun uzun biyografi okumuş değildim, daha doğrusu biyografi kitabı okumuş değildim. O yüzden benim için iyi bir deneyim oldu. Neyse, incelemeye geçelim.
Arkadaşlar bu kitap Mustafa İnan adındaki bir mühendisin hayat yolculuğunu anlatıyor. Kitap, kıyıda köşede kalmış bir eser değil, o yüzden eğer mâlumat elde etmek isterseniz kitap hakkında okuyabileceğiniz birçok yazı bulabilirsiniz. Fakat beni kitapta etkileyen bir yöne değinmek istiyorum.
Mustafa İnan, pozitivist biri değil. Özellikle edebiyata olan düşkünlüğü çok kıymetli. Ayrıca kelime tahliline dair her şeyi çok seviyor. Maddede kaybolmamayı ve hayatı her yönüyle yaşamayı tavsiye ediyor bizlere. Anlamaktan ve hissetmekten bahsediyor. Sanki o günden bu günleri görmüşte eksik yanlarımızı tamamlaya çalışır gibi.
Mutlaka okunmanızı öneririm. Özellikle storytel'deki beyefendi harika seslendirmiş kitabı.
Güncel listem
Türk Edebiyatı
Okunanlar:
1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa)
2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa)
3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa)
4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa)
5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa)
6. İntibah – Namık Kemal (164 sayfa)
7. Aylak Adam - Yusuf Atılgan (192 sayfa)
8. Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali (250 sayfa)
9. Araba Sevdası - Recaizade Mahmut Ekrem (264 sayfa)
10. Karartma Geceleri - Rıfat Ilgaz (264 sayfa)
11. İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali (267 sayfa)
12. Eylül - Mehmet Rauf (268 sayfa)
13. Yılanların Öcü - Fakir Baykurt (280 sayfa)
14. Bir Bilim Adamının Romanı - Oğuz Atay (283 sayfa)
15. Mücella - Nazan Bekiroğlu (344 sayfa)
16. Gün Olur Asra Bedel – Cengiz Aytmatov (417 sayfa)
17. Aşk -
Merhabaalarr
Bugün listemden 15. kitabı okudum. Listede 15. kitap değil, 15. adet kitabı diyorum. :)
Türk edebiyatının ilk edebi romanı olan İntibah'ı hızlıca bitirdim. Kısa, çok kaliteli bir yazardan çıkmış tatlı bir eser. Edebi dili gayet iyi. Konu sapmıyor ve okurken yazarın olayları çok uzatmadan ama kaliteden de taviz vermeden yazdığını hissediyorsunuz.
Kısaca konusu şöyle: Ali isminde 21-22 yaşlarında bir genç var. Mahpeyker adında bir kıza aşık oluyor ve birtakım olaylar yaşanıyor. Ardından bu kızdan ayrılıp Dilâşûb adındaki diğer kıza aşık oluyor. Fakat işler yine kötü gidiyor ve olaylar birbirini takip ederek en nihayetinde hazin bir son yaşanıyor.
Çok zamanım yok, hele hele kalitesiz bir esere hiç zamanın yok diyorsan İntibah tam senlik.
---
Bu arada listemi buraya paylaşıyorum. Belki benimle beraber ilerlersiniz ve 5-6 yıl sonra bir edebiyat kurdu oluruz. :) Benimle beraber okuyacak arkadaş varsa bana da çok iyi gelir. Bundan sonraki okuyacağım iki eser Bir Bilim Adamının Romanı ile Cevdet Bey ve Oğulları. Daha sonra zaten tatilim başlayacak ve İnce Memed'i okuyacağım. 25 gün falan ayırdım ona. Dünya edebiyatına ise hiç girmedim daha. Bir süre de girmem diye düşünüyorum en azından yaza kadar. Ha bir iki eser aldım ama devamı zor gelir. Bu arada 5-6 yılda bitirmem için (şu an 21 yaşındayım ve hedefim 26-27, en geç 29'a kadar) yılda yine 4 veyahut 5 kitap bitirmem gerekiyor. Kendimize yapabileceğimiz çok iyi bir yatırım diye düşünüyorum. Umarım faydalı olur.
***
Türk Edebiyatı
Okunanlar:
1. Çocukluğumun Soğuk Geceleri - Tezer Özlü (65 sayfa)
2. Efsuncu Baba - Hüseyin Rahmi Gürpınar (84 sayfa)
3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa (112 sayfa)
4. Yılkı Atı - Abbas Sayar (112 sayfa)
5. Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (160 sayfa)
6. İntibah –
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,1bin okunma