burdan sevgili tahaya gelsin!..
Bir de prensiplerimiz vardı: Prensip 648 : Asla votka-vişne içmeyeceğiz.
Sayfa 55 - Era Yayıncılık Ltd. Şti. İkinci Basım: Mayıs İstanbul 1997·Kitabı okudu
Sayfa 646 Piyer yaptıklarından tatmin olmadığını hissetmeye başlamıştı. Masonluk, en azından burada gördüğü masonluk ona bazen sadece dış görünüşten ibaretmiş gibi geliyordu. Masonluğun kendisinden şüphe etmeyi aklına bile getirmiyordu, ama Rus masonluğunun yanlış bir yola girdiğinden ve başlıca ilkelerinden saptığından kuşkulanıyordu. Bu yüzden tarikatın yüksek sırlarına erebilmek için yılın sonuna doğru yurt dışına çıktı. Piyer 1809 yazında Peterburg'a döndü. Bizim masonlarımız, yurt dışındaki masonlarla yaptıkları yazışmalar sonucunda, Bezuhov'un yüksek mevkideki pek çok kişinin güvenini kazandığını, pek çok sırra erdiğini, daha yüksek bir mertebeye ulaştığını ve geriye, Rusya'daki masonluğun yararına olabilecek şeylerle döndüğünü öğrenmişlerdi. Peterburg masonlarının hepsi onu görmeye geldi, teveccühünü kazanmaya çalıştı; hepsine sanki bir şeyler gizliyor, bir şeyler hazırlıyor gibi geliyordu. İkinci derece bir locada, törenli bir toplantı yapılmasına karar verildi. Piyer bu toplantıda tarikatın en yüksek rütbeli liderleri tarafından Peterburglu kardeşlere tebliğ edilenleri bildireceğini vaat etmişti. Toplantı eksiksiz katılımla gerçekleşmişti. Âdet olmuş törenlerden sonra Piyer ayağa kalktı ve konuşmasına başladı. Elinde yazılı bir konuşma metni, kızararak, kekeleyerek, “Aziz kardeşlerim,” diye başladı, “sırlarımıza locamızın gizliliği içinde sadık kalmak yeterli değil. Harekete geçmek zorundayız... harekete geçmek. Biz uyku halindeyiz, oysa harekete geçmeliyiz.” Piyer defterini aldı ve okumaya başladı. “Saf hakikati yaymak ve faziletin zafere ulaşmasını sağlamak için,” diye okuyordu, “insanları önyargılardan kurtarmalı, ilkeleri zamanın ruhuna uygun bir şekilde yaymalı, gençliğin eğitimini üstlenmeli, en akıllı insanlarla kopmaz bağlar kurmalı, batıl inançların,
Sayfa 646 - Savaş ve Barış 1·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gerçek iyilik basittir / 20 nisan
“Genel kitlenin ‘iyi’ olarak tanımladığı şeyleri şöyle düşünebilirsin: Eğer başlangıç olarak bilgelik, kendine hâkim olma, adalet ve cesaret gibi iyiliği sorgulanmayacak şeyleri belirlersen, bu fikirle birlikte artık toplumda iyice yaygınlaşmış olan, hayatta bir ömür boyunca deneyimlenecek sayısız iyi şeyin olduğu fikrine de kulak asmayacaksın.” Marcus Aurelius, Kendime Düşünceler, İnsanların değer verdiği (ve seni de değer vermen için baskıladığı) şeyler ile gerçekten de iyi olan şeylerin farklı olabileceğini söylemek o kadar da kötü mü? Ya da zenginliğin ve şöhretin söylendiği kadar iyi olup olmadığını sorgulamak? Seneca oyunlarından birinde şöyle der: “Keşke zenginlerin kalbinin içini görebilseydik! Zenginlik arttıkça içlerindeki korku nasıl da artıyor.” Seneca, Hercules Oetaeus, 648-650 Yüzyıllar boyunca insanlar mutsuzluklarının ya da sorunlarının çaresini zenginlikte aradı. Aksi halde neden zengin olmak için bu kadar uğraşsınlar? Ama o çok istedikleri paraya ya da konuma ulaştıklarında her şeyin umdukları gibi olmadığını fark ettiler. Aynısı düşünmeden imrendiğimiz öyle çok şey için geçerli ki... Öte yandan Stoacıların savunduğu “iyi” daha basit ve daha açıktır. Bilgelik, kendine hâkim olma, adalet ve cesaret. Bu erdem ve deneyimlere ulaşan hiç kimse sonrasında pişman olmayacaktır.
1000Kitap
"Keşke zenginlerin kalbinin içini görebilseydik! Zenginlik arttıkça içlerindeki korku nasıl da artıyor." Seneca, Hercules Oeteaus, 648-650
Alıntı
Hz. Ömer'in Kütüphane Yaktığına İnananların Kütüphanesi Yok!
Kitap medeniyetin anasıdır. Kitap olmasaydı bugünkü medeniyet olamazdı. Kitap, tarihin karanlık çağlarından beri insanların her alandaki tecrübelerini, bilgilerini birbirine ekleyerek bize kadar getiren ve hiç ölmeyen bir varlıktır. O, yüksek bir tepeden kopan ve yuvarlandıkça hacmini artıran kartopu gibidir. İnsanların dimağları içinde yer buldukça katlarını ve katmerlerini artırarak bize kadar gelir. Kitap bir ulusun medeniyet ölçüsüdür. En çok kitabı olan uluslar en medenî insan kümeleridir. Paris'te yalnız Millî Kütüphane'sinin 2.700.000, Londra'da Britanya Müzesi'nin 1.648.000, Leningrad Kütüphanesi'nin 1.360.000, Berlin Millî Kütüphanesi'nin 1.230.000, Viyana kitap evinin 924.000, Roma Millî Kütüphanesi'nin 667.000 kitabı vardır. Son bir istatistiğe göre bütün Türkiye'de umumi kitap evlerindeki kitapların sayısı 419.056'dır. Halk okuma odalarında, resmî, hususî, azınlık ve ecnebi okullarında ve umumi müzelerde bulunan kitaplarla beraber bu yekûn ancak 1.380.237'yi bulmaktadır. Bir senede Türkiye'de kitap okuyanların sayısı ise 979.700'dür. Nüfusumuz 16 milyon kabul edildiğine göre mevcut kitaplarımızla okuyanlarımızın sayısı hesaba vurulunca okuma alanındaki geriliğimiz acı bir hakikat hâlinde sırıtır.
Sayfa 37·Kitabı okudu
1000Kitap
Aynı zamanda Suriye sahillerinde Bizans’tan kalma tersanelerden yararlanarak ilk deniz birliklerini kuran Muâviye, 28 (648-49) yılında Kıbrıs üzerine bir donanma gönderdi ve ada barış yoluyla ele geçirildi. Kıbrıs yöneticilerinin anlaşmaya uymamaları üzerine 33 (654) yılında yapılan ikinci seferde Kıbrıs tekrar alındı ve buraya 12.000 kişilik askerî birlik yerleştirildi. Kıbrıs’a yerleştirilmiş olan bu birlik Muâviye’nin oğlu Yezid tarafından 680 yılında geri çekildi.