Dönemin Sadaret Mektupçusu Ali Fuat Bey'in aktardığına göre Kör Ali olayının yaşandığı gün yani 7 Ekim 1908'de Kamil Paşa'nın konağında yapılan iftarı müteakip başlanılan Meclis-Vükela'da Kamil Paşa, Bulgaristan ile yaşanan kriz bağlamında ordunun askeri bir harekâta hazır olup olmadığını Harbiye Nazırı Ali Rıza Paşa'ya sordu. Ali Rıza Paşa ordunun ciddi eksikleri olduğunu "askerlerimizin ayağına giydirecek çarığımız bile yok" diyerek ifade etti. O gün Kamil Paşa bu gerçeği kabullendi ve bu mesele ikili arasında bir krize dönüşmedi..
1. Ölümün gerçekte ne olduğunu bilmeyenler.
2. Ruhunun nereye intikal edeceğini kestiremeyenler.
3. Kendisinin ölüp yok olacağını, buna karşılık âlemin kendisinden sonra var olmaya devam edeceğini düşünenler.
4. Ölüme sebep olan hastalıkların eleminden başka ölüm için ayrıca bir elem olduğuna inananlar.
5. Ölümden sonra kendisine bir ceza ve işkence edileceğine inananlar.
6. Öldükten sonra nereye gidileceğini bilmeyenler.
7. Ardında bırakacağı mal ve mirasının öldükten sonra dünyada kalmasından üzüntü duyanlar.
7 Haziran 1945'te CHP'li Celal Bayar, Refik Koraltan, Adnan Menderes ve Fuad Köprülü'nün verdiği "Dörtlü Takrir"le Demokrat Parti kuruldu demiştik. İşte bu takriri verenler, sanıldığı gibi ülkeyi tek parti yönetiminden kurtarmak isteğiyle hareket etmemişlerdir. DP'nin kuruluşu yerel eşrafla bürokratik elitin giriştikleri güç savaşının bir yansımasıdır. Zira Takririn altında ismi bulunan dört isim de toprak ağasıdır ve bunların asıl derdi ellerindeki zen ginliğin kaynağı olan toprağın "Köylüyü Topraklandırma Kanunu"yla köylülere dağıtılmasını engellemektir.
…Eğer Allah'ın insanlardan bir kısmının kötülüğünü diğerleriyle savması olmasaydı, elbette yeryüzünde bozgun çıkardı. Lakin Allah bütün insanlığa karşı lütuf ve kerem sahibidir. (Bakara 250)