Candan Öte // #kitapyorumu
8/10
·232 syf.··
2026 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:12
Kitabın çoğunluğu boyunca 7 puan vermekte kararlıydım gerçekten. Çünkü çok sinirim bozuldu. Geçen de düşüncelerimden bahsetmiştim zaten şimdi tekrar girmeyeyim. 2025 yılının sonlarında Avatar Camın Ötesi isimli bir kitap okumuştum. Öne çıkanlarımdan hakkında ne düşündüğümü okuyabilirsiniz. Em ufak bir harekette bir edebilik bir betimleme vardı. Bu kitap onun kadar abartılı olmasa da yine samimiyeti kaçıracak türden bir edebi olma, marjinalliği yakalama çabası vardı. Yine bu o kitaba göre bin kat daha güzeldi ama bunun bu wattpadvari klişeleri ve farklı olma çabası çok da samimi gelmedi. Karşılıklı diyaloglar bizim günlük hayatta o olay karşısında kurmayacağımız kadar uzun, gereksiz edebi ve gereksiz samimiyet içeren diyaloglardı. Şimdi en başa dönelim. Kitabın genelinden beklenmeyecek bir son 50 sayfa olduğu için 7 değil 8 puan vermeye karar verdim. Çünkü son gelişen olaylarıyla 7 puan verdiğim kitaplara haksızlık olurdu. Bunu onlarla bir tutamazdım. 8 puan verip de çok sevdiğim kitaplar da var evet ama 7 vermektense 8 vermek zorunda kaldım gibi bir durum oldu. Konusuna hiç değinmedim farkındayım. Çünkü yorumunu gireceğim orada detaylı bahsedeceğim. Bana sorarsanız okusanız da olur okumasanız da olur.
Candan ÖteBuse Ünal · Olimpos Yayınları · 201831 okunma
Kitaba dair;
8/10
·456 syf.·
2026 25. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve kendisini bu eserle tanımış olmak güzeldi. Kitap, 6-7 Eylül Olayları’nın nasıl başladığını ve sonuçlarının neler olduğunu Suzan’ın kaleminden kısa ama etkileyici bir şekilde anlatıyor. Hikâyenin büyük bir bölümünün daha önce ziyaret etme fırsatı bulduğum Büyükada’da geçmesi de kitabı daha keyifle okumamı sağladı. Ancak genel olarak gündelik olaylara oldukça uzun sayfalar ayrılırken, 6-7 Eylül gecesine ve sonrasında yaşananlara çok az yer verilmiş olması nedeniyle kitabı biraz eksik bulduğumu söyleyebilirim. Arka kapakta Yorgo ve Suzan’ın büyük aşkından söz edilmesi bende yüksek beklentiler oluşturmuştu. Ne yazık ki bu beklentim tam anlamıyla karşılanmadı. Buna rağmen kitap beni etkiledi. Özellikle gerçek olayların bu kadar açık ve cesur bir şekilde anlatılması, eserin en güçlü yönlerinden biriydi. Yazarın bir röportajında söylediği “Benim yazdığım kitaplar belgesel niteliğindedir.” sözü, kitabı okuduktan sonra daha da anlam kazandı. Bu yönüyle eserin okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.
En Hüzünlü EylülOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20243,705 okunma
Reklam
7/10
·
Beğendi
Şah mat kitap yorumu Herkese merhaba sevgili okurlar.Bugün sizlerle Ali Hazelwood'tan okuduğum şah mat isimli kitabı yorumlamaya geldim.Öncelikle konusundan bahsedeyim Mallory,babasının annesini aldattığını öğreniyor ve babası alkol içerken araba kullandığında ölüyor.Mallory babası gibi satranç konusunda oldukça başarılı ve bu yüzden babasına olan düşmanlığından dolayı satrancı bırakıyor.Ta ki Dünya şampiyonu Nolan Sawyer'ı yenene kadar.Öyle ki kendisi bu duruma oldukça şaşırıyor.Bir gün ailesinin oldukça paraya ihtiyacı olduğu bir dönemde Defne adındaki birisi ona satranç oynaması karşılığında bir iş vereceğini söylüyor.Mecburen kabul ediyor çünkü annesi hasta ve ilaçlara ihtiyacı var ve aynı zamanda iki ergen kız kardeşine bakmak zorunda.Kabul ediyor ama kendisine bunu takıntı haline getirmeyeceğine dair yemin ediyor.Eskisi gibi olmayacağını,satrançtan nefret ettiğini kendine söyleyip,ikna etmeye çalışıyor ama başarısız oluyor.Nolan ile ilişkileri oluyor ama kitapta romantizm çok az.Hemen hemen her yerde Mallory'nin içsel çatışmalarını okuyoruz.Maalesef ben bunu pek sevemedim keşke Nolan ile olan ilişkilerine daha fazla ağırlık verilseydi.Onun dışında yazım dili çok güzeldi her ne kadar romantizm içermese de merakla okudum.Özellikle kız kardeşleri Darcy ve Sabrina çok tatlılardı :) Ben romantizm romanı bekliyordum ama genç bir kızın satranca olan sevgisini okudum sevdim mi?evet ama tabii ki tatmin olmadım.Eğer gençlik romanlarını seviyorsanız önerebilirim.Puanım 10 üzerinden 7.İyi okumalar dilerim..
Şah ve MatAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 2025424 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 151. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 10:19
https://1000kitap.com/gonderi/305973426 “En büyük korkularımız da, en büyük umutlarımız da, gücümüzü aşan şeyler değildirler; zamanla korkularımızı yenebilir, umutlarımızı gerçekleştirebiliriz.” https://1000kitap.com/gonderi/305972398 “Ben öldükten sonra insanlar ne isterse düşünebilir.” Bu sözlerle incelememe başlayayım. Bir aşçı okurumuz 4-5 ay önce bu kitaptan alıntı paylaşınca dikkatimi çekti. Başladım şu seriye. Ölenin arkasından konuşulmaz demişler, ben de ölünün arkasından kötü konuşmayacağım. Bazı ciltlerini keyifle okudum, bazılarını da ne zaman bitecek diye bitirmeye çalıştım. Genel olarak seri güzeldi ama beni en çok etkileyen son cilt olan 7. Ciltti. Eserde genel tema eşcinsellik üzere idi. İnsanların psikolojik tahlilini çok güzel ifade etmiş yazar. Yer yer Türklerden de bahsetmiş ve biraz havalı yönlerinin olduğundan bahsetmiş. Eşcinsellik bölümlerini hiç beğenmedim çünkü dinimiz İslam, erkeğin erkek ile kadının kadın ile cinsel ilişkisini haram ve yasak kılmış, onun haricinde okunmaya değer bir eser. Keyifli okumalar Yakalanan ZamanYakalanan Zaman Marcel ProustMarcel Proust
1K
Yakalanan ZamanMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20241,401 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 11. kitabı
Genel İnceleme Romanın kalbinde yatan ana mesaj, saf merhametin ve insan sevgisinin, ideolojiler ve toplumsal ön yargılar karşısında nasıl çaresiz bırakıldığıdır. Bence kitabın en sarsıcı yönü Hüseyin'in katilinin tek bir kişi olmaması. Kitap Ortadoğu’nun "harese" (kendi kanında boğulma) sarmalını acı bir şekilde deneyimler. Ortadoğu’nun Makus Talihi (Harese Metaforu): Ortadoğu’nun, hırs ve acıdan beslenen, kendi kendini tüketen bir coğrafya haline geldiği mesajı verilir. Livaneli, "Merhamet zulmün merhemi olamaz" diyerek, dünyadaki büyük acıların sadece "acıma duygusuyla" çözülemeyeceğini, sistemli kötülüğün karşısında bireysel merhametin bazen sahibini yakacağını anlatır. Livaneli’ye göre, dünyada bunca adaletsizlik ve acı varken "huzurlu" yaşamak bir duyarsızlık göstergesidir. İbrahim’in hikayenin sonunda hissettiği o kalıcı huzursuzluk, aslında onun yeniden "insanlaşmasının" ve vicdanının uyanmasının bir sembolüdür. Kitapta Ezidilik Kitapta Ezidilerin tek tanrılı bir inanca sahip olduğu, ancak Tanrı'nın dünyayı yönettikten sonra onu Melek Tavus (Tavus Kuşu şeklinde sembolize edilen başmelek) liderliğindeki 7 meleğe bıraktığı anlatılır. Kitap, İslam coğrafyasının Melek Tavus’u yanlış bir şekilde "Şeytan" olarak yorumlaması yüzünden bu halkın yüzyıllardır "Şeytana tapanlar" iftirasına uğradığını vurgular. Ezidilerin güneşe dönerek dua ettikleri, ışığı kutsal saydıkları, doğaya, ağaçlara ve suya kutsallık atfettikleri, beyaz giysiler giydikleri anlatılır. Romanda satır arasında geçen ilginç ritüellerden biri de marul yememe tabusudur. Ezidi inancında mavi renk kutsal kabul edilir ve bu kutsallıktan dolayı günlük yaşamda kullanımı üzerinde çok sert yasaklar (tabular) vardır. Kitapta ana yurtlarının Irak’ın Sincar (Şengal) bölgesi olduğu belirtilir.
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma
8/10
·248 syf.··
2026 5. kitabı
Kitabın Temel Tezi Gazâlî'ye göre dil küçük bir organ olsa da etkisi çok büyüktür. İnsan çoğu zaman eline, ayağına veya gözüne hâkim olabilir; ancak diline hâkim olmakta zorlanır. Bu yüzden kişi konuşmadan önce sözünün Allah katındaki değerini düşünmelidir. Kitabın merkezindeki fikir şudur: "Söylenecek söz faydalı değilse susmak daha hayırlıdır." Dilin Afetleri Gazâlî kitabın büyük bölümünü dilin yol açtığı manevi tehlikelere ayırır. 1. Gereksiz Konuşmak İnsanların çoğu ihtiyaç olmadığı hâlde konuşur. Saatlerce süren boş sohbetler, faydasız tartışmalar ve lüzumsuz yorumlar kalbi katılaştırır. Gazâlî'ye göre: Her doğru sözün söylenmesi gerekmez. Fayda sağlamayan söz zaman kaybıdır. Çok konuşan kişi hata yapmaya daha yatkındır. 2. Yalan Kitapta en ağır dil günahlarından biri olarak ele alınır. Yalan: Güveni yok eder. Kalbi karartır. İnsanları birbirine düşürür. Gazâlî yalnızca açık yalanı değil, gerçeği çarpıtmayı ve insanları yanıltmayı da yalan kapsamında değerlendirir. 3. Gıybet Kitabın en dikkat çekici bölümlerinden biridir. Gıybet: Bir kimsenin hoşlanmayacağı bir özelliğini arkasından söylemektir. Söylenen şey doğru olsa bile gıybet sayılır. Gazâlî'ye göre insanlar gıybeti çoğu zaman günah olarak görmez ve bunu:
Din İslam
Dil Belâsıİmam Gazali · Semerkand Yayınları · 201416,8bin okunma
Reklam
Reklam