Genel İnceleme
Romanın kalbinde yatan ana mesaj, saf merhametin ve insan sevgisinin, ideolojiler ve toplumsal ön yargılar karşısında nasıl çaresiz bırakıldığıdır.
Bence kitabın en sarsıcı yönü Hüseyin'in katilinin tek bir kişi olmaması.
Kitap Ortadoğu’nun "harese" (kendi kanında boğulma) sarmalını acı bir şekilde deneyimler.
Ortadoğu’nun Makus Talihi (Harese Metaforu): Ortadoğu’nun, hırs ve acıdan beslenen, kendi kendini tüketen bir coğrafya haline geldiği mesajı verilir.
Livaneli, "Merhamet zulmün merhemi olamaz" diyerek, dünyadaki büyük acıların sadece "acıma duygusuyla" çözülemeyeceğini, sistemli kötülüğün karşısında bireysel merhametin bazen sahibini yakacağını anlatır.
Livaneli’ye göre, dünyada bunca adaletsizlik ve acı varken "huzurlu" yaşamak bir duyarsızlık göstergesidir. İbrahim’in hikayenin sonunda hissettiği o kalıcı huzursuzluk, aslında onun yeniden "insanlaşmasının" ve vicdanının uyanmasının bir sembolüdür.
Kitapta Ezidilik
Kitapta Ezidilerin tek tanrılı bir inanca sahip olduğu, ancak Tanrı'nın dünyayı yönettikten sonra onu Melek Tavus (Tavus Kuşu şeklinde sembolize edilen başmelek) liderliğindeki 7 meleğe bıraktığı anlatılır. Kitap, İslam coğrafyasının Melek Tavus’u yanlış bir şekilde "Şeytan" olarak yorumlaması yüzünden bu halkın yüzyıllardır "Şeytana tapanlar" iftirasına uğradığını vurgular.
Ezidilerin güneşe dönerek dua ettikleri, ışığı kutsal saydıkları, doğaya, ağaçlara ve suya kutsallık atfettikleri, beyaz giysiler giydikleri anlatılır.
Romanda satır arasında geçen ilginç ritüellerden biri de marul yememe tabusudur.
Ezidi inancında mavi renk kutsal kabul edilir ve bu kutsallıktan dolayı günlük yaşamda kullanımı üzerinde çok sert yasaklar (tabular) vardır.
Kitapta ana yurtlarının Irak’ın Sincar (Şengal) bölgesi olduğu belirtilir.