İnsan kırılgan ve naif doğar,
ama ölürken kaim ve katıdır.
On bin türlü ot ve ağaç da böyle,
doğduğunda kırılgan ve naif ,
öldüğünde kuru ve serttir.
Kaimlik ve katılık
Ölümün daimi yoldaşlarıdır.
Kırılgan ve naiflik
hep hayatla birliktedir.
En kudretli ordular galip gelemiyorsa,
en ulu çınarlar kesilip devriliyorsa
sebebi bundan başka nedir?
Güçlü ve ulu olan devrilip gitmeye,
kırılgan ve naif olan boy vermeye mecbur.
Böylece, 67'nci yaşının içindeyken ve 32 yıl 7 ay 27 gün süren bir saltanattan sonra tahttan uzaklaştırılmış oluyordu. Derhal, ailesi efradı ve hizmetkârlarından oluşan 38 kişiyle birlikte Selânik'e nakledilip Alatini Köşkü'nde ikamete mecbur edildi. Koruma birliğinin başına da, İttihatçılardan Fethi (Okyar) getirildi. Dışarıyla ilişkiye geçmesine izin verilmiyor, buna karşılık kendisi ve çevresi için sürekli bir sağlık mekanizması işletiliyordu.
Balkan Savaşı başlayınca 1 Kasım 1912'de yine hep birlikte İstanbul'a nakledilip Beylerbeyi Sarayı'na yerleştirildiler. 10 Şubat 1918'de 76 yaşında son nefesini verdi. Ertesi günü naaşı Topkapı Sarayına getirildi. Hırka-i Saadet Dairesi'nin Hacet Kapısı önünde gasledildi. Babüssade Kapısı önünde namazı kılındı. Askeri birliklerin ve Harbiye Nezareti bandosunun katıldığı, İstanbul Merkez Komutanı'nın yönettiği bir devlet töreniyle tabutu Cağaloğlu'ndaki Sultan Mahmut türbesine taşınıp defnedildi.