6/10
·144 syf.··
2026 58. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:09
Herkese merhaba! İçerisinde kısa metinlerin, şiirlerin, günlük sayfalarının ve yazarın kendi çektiği bahçesinden fotoğrafların bir arada yer aldığı, Nobel konuşması ile açılan bir derleme bu kitap. Bu kitabın kesinlikle ama kesinlikle yazarın Veda Etmiyorum kitabı sonrasında okunması gerektiğine inanıyorum. Yazarla tanışmak veya kitaplarını okumadan ön bilgi edinmek için okunabilecek bir başlangıç kitabı olduğunu asla düşünmüyorum. Kitapta beni en çok etkilen kısım fotoğraflar oldu. Yazarın bahçesiyle kurduğu ilişki, bu ilişkinin günlüğüne ve buradan da aslında yazın dünyasına yansımalarını görmek ve bunun izini sürebilmek keyifliydi. Öte yandan, doymak bilmez her okur gibi daha fazlası olsaydı demeden de geçemedim... Bu kitap bir must read bence değil... Ama yazarın günlük hayatına dair merakınız varsa bir göz atabilirsiniz. Bir de çoklu tür bir arada olunca genel olarak yazarın tematik bağlılıklarını - ya da ana meselesini - anlamak da kolaylaşıyor diyebiliriz. Kitaptan birkaç alıntı: "Yine gözlerimi açıyorum Bu dünyada bir gün daha yaşıyorum" (s. 54) "Korkunç değil mi? Asla içinden geçmediğimiz zaman ve mekan katmanlarının bizi ağırlaştırması" (s. 56) "Bu ihtimali daha tohumken içinde taşıyan ağaç, ölmezse şayet, hayatta kalırsa şayet, eninde sonunda gürleşecek." (s. 78) Göksel Türközü'nün akıcı çevirisiyle. Kitaplarla kalın!
Edebiyat
Işık ve İpHan Kang · April Yayınları · 202623 okunma
Puan vermedi
Eğitime ve işine aşık bir öğretmen dikkatini çeken bir genç kızın bir notu bırakıp kendini Payas'ın köprüsünden sulara atlaması ile başlayan . Polisiye, gerilim ve psikolojik bir romanla karşınızdayım. . O kadar karışıktı ki duyduğu ve beraberinde zihninde dolaşan onca bilgiler. Bunları bir düzene koymak gerekiyordu. Payas'ta konuştuğu hemen herkes bu otelden söz ediyordu. Oteldeki esrârı çözmeden elindekileri düzenlemesi neredeyse imkansızdı. Otelde cevapsız sorularına bir karşılık bulacağını düşündü. sayfa 44 . Kitabını yazarken yerel dokunuşlar, karakterlerin ic dünyasını net bir şekilde açıklayan her an her şeyin olabileceği ters köşe ile meraklandıran yazarımız bir solukta okuyacabileceğiniz şekilde detaylandırmış. . Şef duydukları karşısında şaşırdı. Ölümün soğuk nefesini ensesinde hissederek zamanı geçen bir adamın sessizliğiydi bu. Başkalarının özel işlerine burnunu sokmamak gibi de bir huyu olduğunu biliyordu şefin. Çok soru sormayacağını önceden kestirmişti. Öyle de oldu. sayfa 169 . Kitabı okurken her okuyucu kendinden, geçmişinden ve hatta geleceğinden düşünmeye başlıyor. Yazar gerçeklik algısını sorgulatırken olay döngüsüyle bizi romanının içine alıyor, yaşıyorsunuz. . Sesi sert ve kararlıydı. Onun yalan söylemede ustalığını bildiği için şimdi yeni yalanlarını dinlemek istediğini hatırlatırcasına bir tondaydı. Tezkan mesajı almıştı ve yüzü gerilirken konuşmaya başladı. sayfa 245. . Sayfaları okurken kendinizi karakterlerin içinde buluyor. Tehlikeli durumlarla sanki bir film sahnesindeki gibi gizemli bir sekilde izliyorsunuz. Edebiyata ve özellikle şiire olan merakı sonunda tanımıştı. O, kitapları yayınlanmış ve çok sevilmiş bir şairdi. Önce şiirlerin okudu, sonra Payas'ta büyüdüğünü öğrendi ve bir tatil zamanı bulup Zeynep'i. Şiir sevgisi Zeynep'in de
Yarından Önce ÖlmeUğur Oğuz · Kavim Yayıncılık · 20267 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Elçiye zeval olmaz??
3/10
·328 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 23:53
Merhabalar efendim,bugün okuması benim için çok zor olan bir kitabın incelemesi ile geldim size.İtiraf etmeliyim ki kitabın ilk sayfalarından itibaren belliydi benim buna inceleme yazacağım.Nedenini inceleme içerisinde açıklamış bulunacağım zaten,o hâlde bölumlerimizi tanıtmaya geçelim,isteyen istediği adrese yönelsin 1.BÖLÜM:Neden Bu Kitap? 2.BÖLÜM:Kitaba dair az buz spoiler içerebilen yorumlarım 3.BÖLÜM:Elçiye zeval olmaz mı? 4.BÖLÜM:Kapanış 1.BÖLÜM Sudenaz birçok türde kitap okumayı sever,hatta buna özellikle dikkat eder.Yani aslında dönüp "Sudenaz bunu okumaz ki" diyebileceğimiz kitap sayısı oldukça azdır.Bu kitaba gelirsek...Bu kitapla herhalde yan komşumuz,biricik ablam,yağlamaya fısıldayan kadın olmasaydı baksam da görmeyip diğer kitaplarla ilgileneceğim bir kitap olurdu.Geçen sene bu zamanlar ona okuduğum kitaptan,kitaptaki sömürgeden bahsetmiştim.O da "aaa demek bu konulara ilgilisin,o zaman bunu çok beğenirsin" dediydi.Alış,o alış. 2.BÖLÜM Genelde bu bölüme içten içe bir sevinçle gelirim,"hadi yazalım bakalım kıvamında" fakat buna...buna yorum yazmak o kadar zor ki.Karşımda bir arkadaşım olsa ve ona anlatsam çok kolay olurdu halbuki.Çünkü yapacağım şey ağzıma geleni söylemek " ha bir de..şu vardı" diyip örneklendirmek olurdu.Kesinlikle kafa karıştırıcı ama sohbet için garipsenmez,hatta arkadaşımın anlık tepkileriyle güzel bir diyalog olurdu.Velhasıl şu an yazacaklarım oldukça karışık ve hebele hübele sinirden ne diyeceğini şaşırmış vaziyette gelebilir.Beni okurken en çok zorlayan bu olayın gerçek hikâye olarak aktarılması.Zorlandığım kısımlarda tabii ki sömurgenin vahşeti ve gerçeği var fakat ondan ziyade neyin ne kadar gerçek olduğunu bilmememden kaynaklanıyor.Belki karakterler gerçektir fakat o diyaloglar,o betimlemeler...Aman Allah,bu konuda akıllara
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
O KADAR KİMSEZİDİM Kİ YOKLUKLARINDAN MEDET UMUYORDUM.
Puan vermedi
Şermin Yaşar, Yazarlık kariyerine adım atmadan önce sosyal medyada “Oyuncu Anne” adıyla tanınmış olan Şermin Yaşar, anne-çocuk ilişkilerine dair tecrübeleri ve hassas tutumuyla alanında fark yaratan işlere imza atmış. 2017 yılından önce kitaplarını Çarkacı soyadıyla yayımlayan yazar, çocuk gelişimi alanındaki kitaplarının yanı sıra öykü dalındaki eserleriyle de hayran kitlesini giderek genişletmiştir. Bir Kadın, Bir Anne ve Bir Yazar Göçmen bir ailede dünyaya gelen Şermin Yaşar, Almanya’nın Başkenti Berlin’de 1982 yılında doğdu. Ailesinin Türkiye’ye dönme kararı üzerine çocukluk yıllarını Bilecik’in Kınık köyünde geçiren Yaşar, lisans öğrenimini tamamlamak üzere Isparta’ya taşındı. Burada Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra, yüksek lisans öğrenimi için Ankara’ya yerleşti. Ardından kariyerine reklam sektöründe metin yazarı olarak başlangıç yaptı. Yazarlığa olan tutkusunu mesleği sayesinde daha çok keşfetme ve geliştirme fırsatı bulan Yaşar, bu sayede kariyerinde yöneticilik pozisyonlarına kadar yükseldi. Biri annesiz büyümenin, diğeri evlatsız yaşlanmanın derdini anlatır. İki hayat, iki kayboluş, iki yara aynı evde buluşur. Bu roman, yaşlıların yok sayıldığı, insanın yalnız bırakıldığı, herkesin ancak kendine yetebildiği, en yakınlarına bile derman olamadığı bir çağın hikâyesi. Selime Teyze: Romanın merkezindeki karakter olan Selime Teyze, yıllarını annelik, fedakarlık ve sessiz emek üzerine kurmuş bir kadındır. Hayatı boyunca “önce başkaları” diyerek yaşamış, kendi ihtiyaçlarını ertelemiş, görünmez olmayı kabullenmiştir. Ancak yaş ilerledikçe ve kocasını kaybettikten sonra, bu görünmezlik artık gönüllü bir fedakarlık olmaktan çıkar, yok sayılmaya dönüşür, çocukları kendi hayatlarına odaklanır. Selime’nin en belirgin kişisel özelliği, sessiz bir
Edebiyat
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 22:49
Gebeliğin 4. haftasında beyin ve omurilik soğanı gelişmeye başlar. Kalp atımı 5. haftada başlar ve 8.haftadan itibaren beynin kontrolü altına girer. 9 haftada beyin ve omurilik tam olarak gelişmiştir ve fetüs hareketlerini kontrole başlar. 15. haftada işitme duyusu 18.haftada görme duyusu oluşmaya başlar. 20.haftada beyin hücreleri arasında bağlantılar oluşur ve beyin gelişimi 4-6 yaşlarına kadar tamamlanır. 26. haftada işitme ve duyma iyice belirgin hal alır. Doğumda beyin hücre sayısı 100 milyar civarındadır ve yeni doğan bebek beyni erişkin beyninin dörtte biri kadardır. Fetüs zekası %60 anne- babadan gelen genetik yapı, %40 rahim içindeki ortamda beslenme koşulları ile şekillenir zeki bir anne babanın bebeğinin ilk zeki olması beklenir. Gebelikte çevresel şartlar beslenme koşulları, fiziksel ve psikolojik durum annenin hipertansiyon, kalp, diyabet gibi hastalıkları, sigara ve alkol kullanımı yaşı ve benzeri gibi durumlar bebeğin zekasını etkiler. İyi bir gebelik süreci dengeli beslenme yeterli vitamin ve mineral alımı zararlı dış etkenlerin ortadan kaldırılması fetal zekayı olumlu etkiler. Güneş ışığı eksikliği, D vitamini eksikliğine yol açarak gelişme ve zeka geriliği yapabilir. Toksik maddelere maruz kalmak zeka gelişimine zarar verebilir. Nemlendiriciler, duş jelleri ve konserve besinler dikkatli kullanılmalıdır. 142 . Hamilelik süresince az az ve sık sık beslenmek, bol su içmek, haftada 2 defa yüzeyde dolaşan balık türlerinden yemek ağır metaller içeren derin suda yaşayan balık türleri ve en riskli deniz ürünü olan midye yememek gerekir. Her gün 2 adet ceviz 8-10 adet badem fındık yemek omega 3 ve omega 6 gibi doymamış yağ asitlerinden zengin olan bu besinler bebeğinizin zeka gelişimini pozitif yönde desteklemekte annenin kan şekeri düzenlemekte demir folik
Çocuk Gelişimi
Anne Rahminde Karakter EğitimiNevin Nesrin Soysal · Aile Yayınları · 202539 okunma