29 Kasım 1947'de- ABD'nin üye devletlere yaptığı baskı ve şantajla- BM genel kurulunda Filistin'i Araplar ile Yahudiler arasında bölme kararı (Taksim planı) çıkar. Kararsa toprakların %56 sının Yahudi devletine, kalanının Arap devletine verilmesi, Kudüs ve çevresinde Uluslararası bir yönetim kurulması öngörülür. Oysa Yahudi Devleti için öngörülen yüzde ellilik toprak parçasında hala Filistinliler yaşamaktadır. İşte masa başında alınan bu karardan sonra 6 ay sürecek ilk çatışmalar ve ardından başlayan ilk Arap- İsrail savaşı sonucunda siyonist çeteler, halkı kanla veya katliamla korkutarak ve Filistinlilerin yüzde 60'ını mülteci kurumuna düşürerek Filistin topraklarının %78'ini ele geçirirler. Yani sadece bir yıl içinde , Siyonistlerin ellerindeki toprak %6'dan %78'e çıkar. İsrail, 1967 altı gün savaşında toprakların üst kat genişletirken Filistinlilerin yaşadığı diğer yüzde 22'lik kısmı da- yani 1948'de Mısır'ın kontrolünü aldığı Gazze'yi ve Ürdün’ün kontrolüne geçen Batı Şeria ile Doğu Kudüs'ü de - işgal eder. Kısaca siyonistler, Filistin topraklarının kahir ekseriyetini kan dökerek ele geçirmişlerdir. satın alarak değil. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 102
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
77. Gördün mü, âyetlerimizi inkâr ederek bana mutlaka mal ve evlât verilecek diyeni?
78. O, gayb perdesini mi araladı yoksa Rahman'ın katından bir söz mü aldı?79. Hayır! Biz, onun söylediklerini yazacağız ve azabına azap katacağız.
80. Ve kendisine verileceğini söylediği şeylere Biz vâris olacağız. O da huzurumuza tek başına gelecek.81. Kendilerine üstünlük ve şeref sağlasın diye, Allah'ı bırakıp birtakım ilâhlar edindiler.
82. Heyhât! Gün gelecek bu putlar onların kendilerine tapınmalarını reddedecek ve onlara düşman olacaklar.83. Görmedin mi, Biz şeytanları kâfirlere musallat ettik, onları durmadan günah ve isyana tahrik etmekteler?
198: İbn-i Mes'ud (Allah ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "İsrailoğullarının dindeki ilk önceki bozuklukları şöyle başlamıştır. Bir adam başka birine rastlar ve: Hey arkadaş, Allah'tan kork ve yapmakta olduğun şeyi terket, zira o işi yapmak sana helal değildir, derdi. Ertesi gün aynı işi yaparken tekrar o adamla karşılaşır ve onu yaptığı kötülükten yasaklamadığı gibi onunla yiyip içmekten ve birlikte olmaktan da çekinmezdi. Onlar böyle yapınca Allah, onların kalplerini birbirine benzetti". Sonra Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şu ayeti okudu: Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeye şartlanmış olan şu İsrailoğulları Davut ve Meryemoğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişlerdir. Bu onların isyan etmeleri ve hak, adalet sınırlarını aşmalarındandır. Onlar birbirlerini işledikleri kötülüklerden vazgeçirmeye çalışmadılar. Andolsun ki, yaptıkları şey gerçekten ne kötü idi ve şimdi onlardan birçoğunun Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlerle dost olduklarını görebilirsin. Nefislerinin onlar için önceden hazırladığı şey ne kadar kötüdür ki Allah onlara gazap etmiştir, onlar azapta ebedi kalacaklardır. Eğer onlar Allah'a ve kendilerine gönderilen peygambere ve ona indirilen her şeye gerçekten inansalardı bu; Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenleri dost edinmezlerdi. Ama onların çoğu ilahi sınırları aşan kimselerdir. (5 Maide 78-81) Bu ayeti okuduktan sonra peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Hayır Allah'a yemin ederim ki ya iyiliği emreder kötülüklerden sakındırır, zalimin elini tutup zulmünden el çektirir, hakka döndürüp hak üzerinde tutarsınız, ya da Allah kalblerinizi birbirine benzetir de İsrailoğullarına lanet ettiği gibi size de lanet eder." (Ebu Davud, Melahim 17)
*
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ
İşte o Kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur; müttakiler için yol göstericidir.
Bakara 2
اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ
Onlar ki gaybde(gizlide, içtenlikle) inanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar.
3
وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ
Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler.
4
اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler, işte onlardır!
5
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ
Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki, (azaptan) korunasınız.
21
اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَاداً وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
O (Rabb) ki yeri, sizin için döşek, göğü de bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile Allah’a eşler koşmayın.
22