Ritim
Dolto için ritim, yalnızca müzikal ya da bedensel bir organizasyon değildir; öznenin en arkaik bedensel hafızasına dokunan bir yapıdır. İnsan, daha doğmadan önce ritim içindedir: annenin kalp atışı, nefesin devinimi, yürüyüşün salınımı ve seslerin titreşimi. Bu ilk ritmik çevre, bedenin kuruluşunda silinmez bir iz bırakır. Dolto tam da bu yüzden, insan memelisinin bütün organik canlılığının tamtamlar ve vurmalı müzikte “arkaik bir dilsel biçim” altında yeniden ortaya çıktığını söyler. Ona göre Afrikalılar ve Kızılderililer, davulların vuruşları eşliğinde saatlerce dans edip şarkı söylerken yorulmazlar; çünkü burada beden artık enerji harcayan bir organizma değil, ritmin taşıdığı bir beden olarak işler. Sanki zaman ve mekanın dışına çıkmış, yeniden in uterodaki (rahimdeki) süreklilik haline dönmüş gibidirler. Dolto’nun burada işaret ettiği şey biyolojik dayanıklılık değil, ritmin bedeni taşıma kapasitesidir. Dans ve özellikle vurmalı ritimler, özneyi bu arkaik bedensel matrise yeniden bağlar. Bu bağlanma, bedeni parçalı dürtülerin dağınık akışından geçici olarak kurtarır ve ona bir birlik verir. Lacancı bir okumada ritim, kapitone noktası (point de capiton) işlevi görür: jouissance’ın dağınık, çözülmüş akışını geçici olarak düğümler ve bedene bir tutarlılık kazandırır. Bu anlamda dans, özneyi düşünceden önce gelen bedensel bir zamana geri götürür; dilin henüz bedeni kesip bölmediği, canlılığın kesintisiz bir şimdi içinde aktığı o ilksel ritmik alana. _*«Je pense que toute cette vitalité organique du mammifère humain se retrouve sous forme langagière archaïque dans les tam-tams et la musique de percussion. Les Africains et les Indiens dansent et chantent au martèlement des tambours pendant des heures et des heures, sans se fatiguer apparemment, comme hors du
Yeni Kitaplar Yeniden Kitaplar Geldi
Yine bu ay kitap alışverişi olarak zirve yapacağım gibi duruyor😅 Ayın başında 7 kitap sipariş ettik ☺️Kimse bu sefer cellallenmesin Amazon hata yapıp hediye kitap göndermedi 🤣🤣 Çünkü Zordur Sevgi (808 okunma) Gezgin Ruhlar (589 okunma) Nadir Kopyalar (41 okunma) Soluk Salıncağı (60 okunma) İsimler (37 okunma) Bu kitabı aynı gün doğumlu olduğumuz LULU tavsiyesi üzerine aldım ve okumasını da beraber yapacağız.Teşekkürler doğum günü yoldaşım☺️🙏🏻📚
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
808
dert edinmeliyiz değil mi peki neyi karşısındakini anlamayan insanların hüküm verdikleri bir dünyada karşımızdakini anlamak için kalbimizi açmamız gerektiğini acı(t)madan merhamet gösterebilmeyi Cevahir Sevil 17.3.2026/Ö.Ö.1.31
2025 Kitap Okuma Notlarım
Değerli kitap dostları… 2025 yılında toplam 95 kitap okumuşum. Bu ise, toplamda 23.808 sayfaya ve günde ortalama 65 sayfa okumaya karşılık geliyor. Bu 95 kitap arasında sizlere mutlaka önerebileceğim 15 kitap ise sıralama olmaksızın şunlardır: Suyu Arayan Adam ( Şevket Süreyya Aydemir ) Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana ( Yaşar Kemal ) Türk Mitolojisi ( Ahmet Taşağıl ) Dostlar Beni Hatırlasın ( Koptagel İlgün ) Fatih Sultan Mehmed ( İlber Ortaylı ) Şafak Sökmeden ( Selim Erdoğan ) 6 Emin Kar ( Mustafa Kar ) Türkler Nasıl Müslüman Oldu? ( Erkan Göksu ) Mış Gibi Yetişkinler ( Doğan Cüceloğlu ) Telefon Melefon Yok ( Şermin Yaşar ) Bekle Beni ( Zülfü Livaneli ) İmkansız Coğrafyalar ( Coşkun Aral ) Delikanlı ( İzzet Günay ) Onu Sevdiğim Zamanlar ( Kemal Varol ) Mihriban ( Halil Koyuncu )
2025 Okuma Raporları
2022 OKUMA LİSTEM
1.Esrarengiz Kasaba Gizemli ve Açıklanamaz Maceralar 205 sayfa 2.Esrarengiz Kasaba Cilt 1 227 sayfa 3.Esrarengiz Kasaba Cilt 2 231 sayfa 4.Esrarengiz Kasaba Cilt 3 238 sayfa 5.Esrarengiz Kasaba Cilt 4 274 sayfa 6.Esrarengiz Kasaba Cilt 5 206 sayfa 7.Esrarengiz Kasaba Günlük 3 288 sayfa 8.Lewis Carroll-Alice (Açıklamalı Notlarıyla) 312 sayfa 9.Gregory David Roberts-Shantram 842 sayfa 10.Sinan Akyüz-Elveda Aşk 464 sayfa 11.Anna Williamson-Kaygıyla Başa Çıkma 312 sayfa 12.Mirza Tazegül-Kaybetmek 320 sayfa 13.Ahmet Altan-Hayat Hanım 218 sayfa 14.Orhan Kemal-Yalancı Dünya 362 sayfa 15-Dummies-Bipolar Bozukluk 365 sayfa
Okuma listem
Kâdı, fakîh, feylesof, allâme, tarihçi, sosyoloji üstâdı Abdurrahmân b. Muhammed b. Haldûn (d. 732/ ö. 808) “Mukaddime"sinde³⁶ şöyle demektedir: “İlim öğrenmek için yolculuğa çıkmak ve hocalarla görüşmek öğrenmeyi ziyâdesiyle kemâle erdirir. Bunun sebeplerinden biri, insanın görüştüğü hocaların bilgilerini, ahlâklarını, ortaya koydukları anlayışlarını ve faziletlerini elde etmiş olmasıdır. Diğeri ise bir yandan bilgi edinirken diğer yandan da âlimlerle görüşerek onların öğretim usullerini kazanması ve doğrudan kendilerini model alarak öğrenmesidir. Şu da var ki, doğrudan ve bizzat hocayı örnek alarak ilimde meleke kazanmak ilmin çok daha iyi bir şekilde yerleşmesi ve kökleşmesini sağlar. Hocaların çokluğu nispetinde ilimde meleke ve derinlik kazanılır. Aynı şekilde ilim ıstılahlar öğrenim sırasında, talebeye karışık gelebilir. Hatta talebelerden pek çoğu ıstılahların ilmin bir parçası olduğunu zannetmektedir. Oysaki talebedeki bu yanlış algılamayı ancak hocaların takip ettiği farklı yöntemlerle doğrudan teması giderebilir. İlim ehli ile buluşmak ve birden fazla hocaya sahip olmak, öğretimde metot farklılıklarını görmesi sebebiyle talebeye, ıstılahları birbirinden ayırt etmede fayda sağlar. Böylece hem ilmi ıstılahlardan ayırır ve hem de ıstılahların, öğretimi muhafaza eden birer koruyucu olduğunu ve ilmî meseleler arasında ilgi kurabilmenin de birer usulünün bulunduğunu bilir. Meleke kazanma gücü derinlemesine ve sapasağlam artar. Yine talebe değişik ve birden fazla hocadan doğrudan ilim alarak melekesini güçlendirmekle beraber kendi bilgilerini de tashih eder ve onları diğerlerinden ayırır. Bütün bunlar, Allah'ın ilim ve hidâyet yollarını kendisine kolaylaştırdığı kimse içindir. Hâsılı hocalarla görüşerek, ilim adamlarından yüz yüze ilim alarak değişik faydalar elde
Din