9/10
·808 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 22:51
Birgün gazetede 2010 Nobel edebiyat ödülü alan Peru'lu yazar Mario Vargas Llosa'nın öldüğünü okuyunca internette yazarın hayatını ve kitaplarını inceledim ve bir kitabını okumaya karar verdim. Yazarın " Hiçbir romanım onun kadar emeğe mal olmadı, eğer yazdıklarım arasında yangından sadece bir romanı kurtarmak zorunda kalsaydım onu kurtarırdım" dediği bu kitabını aldım. Yazar bu kitabında Peru'da ki darbeyi, zenginlerin ve işbirlikçilerin çılgınca yaşamını, halkın yüzyüze bırakıldığı yoksulluk ve çaresizliği anlatıyor. 808 sayfalık kitap akıcı bir şekilde okunuyor. Kitabı aslında elime bu hafta aldım ve dört günde bitirdim.
Katedral'de SohbetMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2022156 okunma
Puan vermedi·808 syf.··
2025 49. kitabı
Llosa, benim canım Latinim. 808 sayfayı böylesine sıkmadan, karakterlerle okuyucu iç içe geçirecek şekilde kaleme almış olması çok büyük bir başarı değil midir? Kalın, ama bir bakıyorsunuz bölüm bölüm ilerlerken kitabı yarılamışsınız bile. Olay örgüsü o kadar sarıyor ki karakterleri tanıdık hissetmeye başlıyorsunuz. Okumadan önce mutlaka dikkate alınız dediğim noktalara önce değinip sonra da olay örgüsüne şöyle bir üstünden bakalım. İlk olarak kitap karakterler ile dolu. Bir kalem kitabın arasından asla ayrılmamalı. Ya karakterlerin altını çizin , yuvarlak içine alın veya yanınıza bir deftere başlayın karakterleri yazmaya. Okurken dönüp bu kimdi diye özellikle ilk 200 sayfada bakmak olay örgüsünü koparmamak adına faydalı olacaktır. İkinci olarak anlatıcı bir anda değişebildiği gibi olay örgüsü de sıçramalı. Karakterler bir anda geçmişi anarken bir bakmışsınız şu andaki olayı da konuşuyor. Dikkatli bir okuma istiyor. Gelelim olay örgüsüne. Lima, Perudayız ve 1950li yıllar… Diktatör Odria dönemi... O dönemin siyasi çalkantılarına kapı aralarken kitabın iki ana karakteri olan Santiago ve Ambrosio’nun köpek barınağında 15-20 sene sonra denk gelip Katedral adlı bara bir şeyler içmeye oturmasıyla sohbet başlıyor. Kitabın adı işte bu başlangıç ve geriye kalan yüzlerce sayfa da o sohbetin içeriğinden meydana geliyor. Ambrosio, Lima’nın hükümete baya yakın olan Don Fermin’in şoförü ve Santiago da bu varlıklı ailenin büyük oğludur. Peru’nun siyaseti de sayfaların arasına karıştıkça Don Cayo Bermudez de ana karakterlerimizden oluyor. Santiago, babasının da dahil olduğu geçmişteki bir olayı da bir yandan aydınlatmaya çalışırken neler neler ifşa oluyor. Bolca geriye dönüşlerle o zamanlara gidiyor ve Llosa, o anları her ayrıntısıyla bize adeta yaşatıyor. Llosa’nın karakter
1000Kitap
Katedral'de SohbetMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2022156 okunma
Reklam
Puan vermedi·416 syf.··
2025 56. kitabı
Yaresan Ehl-i Hak, Güney Kürdistan’da yoğunlaşmış önemli bir Kürt cemaatidir. Önemine rağmen, cemaat hakkında çok az şey bilinmektedir. Bu çalışma cemaat üzerine yapılmış ilk genel araştırma olma niteliğindedir. Çalışmanın amacı cemaati bütün bir şekilde işlemek ve Yaresanların kim oldukları, nasıl ortaya çıktıkları, onları ortaya çıkartan etmenler, cemaatin bekasına katkıda bulunan etmenler gibi bir takım soruların yanıtlarını bulmaktır. Çalışma dokuz bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm metodolojik açıklamalara ayrılmış olup geriye kalan sekiz bölüm, üç grup şeklinde bölünmüştür. İkiden yediye kadar olan bölümler Yaresanların kim olduklarını bulmayı amaçlamaktadır. İkinci bölüm bir cemaat olarak Yaresan konusuna yoğunlaşır ve iki kısma ayrılmıştır. İlk kısım sosyo ekonomik arka plan, sınıf ve sosyal statüyü betimler. Burada, cemaatin çoğunluğunun her zaman İran toplumunun daha düşük tabaklarına ait oldukları belirtilmiştir. İkinci kısımda, cemaatle ve ortaya çıkışlarından beri yaşadıkları bölgeyle ilgili tarihsel kayıtlar derlenip kronolojik olarak düzenlenmiştir. Bu tarihsel ve geleneksel bilginin düzenlenmesinde tarz olarak, Yaresan’ nın geleneksel tarihinin ilişkilendirildiği tarz benimsenmiştir. Yabancı göçebe kabilelerinin İran’a yönelik aralıksız istilaları, yıkım, sömürü ve sosyal baskı gibi olumsuz sosyal ve ekonomik koşulların ana sebebiydi. (s.82) Yabancı göçebe istilaları, kentli ve yerleşik nüfusun büyük bir bölümünü ya yok etti ya da yarı – göçebe bir yaşam tarzına sürükledi (s.83). Bu kısa tarihsel taslak, diğer şeylerin yanı sıra, Yaresan da dahil bölge halkının istilalarla, yıkım ve baskılarla şekillenmiş çalkantılı bir tarihinin olageldiğini gösterir. İran sisteminin bir parçası olan, Kürdistan’ın sosyo ekonomisi üç sınıfa dayalıydı: • Çoğunlukla
Yaresan (Ehl-i Hak)M. Reza Hamzeh’ee · Avesta Yayınları · 20087 okunma
9/10
·808 syf.··
Beğendi
·
2025 53. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2025 00:52
Bazı yazarları okumayı ileri yaşlarıma saklamıştım. Yıllarca Mario Vargas Llosa okumaktan imtina ettim. Oğuz Atay'ın inandığı gibi ben de ölü yazarları okumayı seviyorum galiba. O yüzden Llosa'nın ölümünden sonra tüm kitaplarını kindle'a yükleyip yavaş yavaş okumaya başladım. "Kathedral'de Sohbet" otobiyografik öğeler taşıyor, muhtemelen kitaptaki Santiago karakteri de Llosa'nın ta kendisi. Gerçek bir dönemi anlatan romanları çok severim. Bu yüzden Llosa okumaya bu kitabıyla başladım. 808 sayfayı okumak yorucu olmadı fakat geçmiş ile bugünü iç içe anlatması çoğu yerde karışıklıklara sebep oldu. Latin Amerika edebiyatında isim enflasyonu vardır. Bir sürü karakter, isim, lakap... Fakat sadece okumaya odaklandığınızda bir süre sonra dönemin Peru'su ve Santiago karakterinin kendisiyle ne yapmaya çalıştığını anlıyorsunuz. Okuduğum romanlarda mutlaka kendimden bir şeyler bulmaya çalışırım. Çocukluğum, ergenliğim, bugünkü ruh halim, hayallerim, politik ideallerim... Llosa üniversiteye yeni girmiş bir öğrencinin komünizmle tanışmasını, darbeci hükümete karşı direnişini, kadınlarla ilk temasını, kapitalist ve iktidarla iş yapan babasına karşı değişen tavırlarını, her şeye rağmen aile kalabilme mücadelesini ve genç bir adamın kendisiyle ne yapacağını bilememesini anlatıyor. 18 yaşındaki Santiago'ya 30'lu yaşlarındaki halinden bakıyoruz. Tıpkı bugün bizlerin yaptığı gibi. Eski heyecan ve gözüpeklik yok çoğumuzda. Geleceğe dair umutlar yerini yorgunluğa ve kabullenmişliğe bırakıyor zaman zaman. Çocukken yaptıklarımızın aptalca geldiği ama gurur duyduğumuz zamanlar; yerini yetişkinken yaptıklarımızı makul bulduğumuz ama utandığımız günlere bıraktı. Büyümek böyle bir şey olsa gerek. Kendimizden utanmadan ve cesaretimizi kaybetmeden yaşamayı öğrenmek dileğiyle... Katedral'de Sohbet
Roman
Katedral'de SohbetMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2022156 okunma
Puan vermedi·808 syf.··
2025 6. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 15:47
Kitabın adı: Beyazlı Kadın Yazarın adı:Wilkie Collins Sayfa sayısı:808 Kitabımızın konusu ve karakter zenginliği bakımından yazıldığı dönemde yazılan en iyi aşk romanıdır kitabımızda karakter zenginliği ve kadının toplumdaki yeri anlatılıyor iki kız kardeşe ( Marian ve Laura ) resim dersi vermek için bir ressamla anlaşılır Walter Hartright . Walter Hartright Limmerdige'de bulunan Feirlie mülküne gelir ve resim dersine başlanır bayağı ilerleme kaydedilir. Walter ve Laura birbirleini severler. Amaaaa bir engel vardır. Laura 'nın babası ölmeden önce biriyle nişanlamıştır. Baronet Percival. Evlenirler ve Hartright'in malikhanesinin olduğu Backwater Park'a giderler. Yaşam devam ediyordur . Haaaaa bu arada birde diye tepeden tırnağa beyaz giyen Anne Chatrick isimli bir kadın var ve bu kadın bizim Laura'ya ulaşmak istiyor. Çünkü Hartright hakkında bir sır vardır bildiği nedir bu sır ... Kitapla kalın....
Beyazlı KadınWilkie Collins · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20231,186 okunma
8/10
·1048 syf.··
Beğendi
·
2024 33. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2024 15:28
Öncelikle şunu belirtmeliyim, bu eser de sizi bambaşka bir dünya bekliyor. Cevahir-i Mülteka; "kitaplardan derlenmiş, toplanmış cevherler" anlamına çıkan bir isim ve bu nedenle yayınevi esere günümüz Türkçesi olarak Keşfedilen Cevherler ismini vermiş. Eser, özellikle İslâm coğrafyasına ait bir çok kaynak eserlerden derlenen hikâye, şiir, mektup, nükte, kıssa, hikmet, siyer, tarih gibi geniş bir kültürden yapılan seçkilerden oluşuyor. Bu anlamda ismine son derece uygun çok kıymetli bir eser olduğunu belirtmeliyim. Eserin yazarı Mehmed Lebib Efendi 1785 İstanbul doğumlu olup, 1867 yılında yine İstanbul'un Eyüp ilçesinde vefat etmiştir. Tersane müdürlüğü, Rumeli defrerdarlığı Maliye Reisliği, Encümen-i Daniş üyeliği gibi memuriyetleri bulunmaktadır. Ayrıca 1857 - 1862 yılları arasında Takvim-i Vekayi ve Matbaa nazırlığında da bulunmuştur. Kendisi ile ilgili İbnülemin Mahmud Kemal İnal eserinde şu ifadelere yer veriyor; "Neşeli, dinç, güzel yüzlü ve güzel huylu, arkadaşlık ve sohbette eşsiz, sohbet meclisinden istifade edilen benzersiz bir şairdi. Ehl-i beytten olduğu için, soyuna olan şiddetli bağlılık ve muhabbetten ötürü her sene muharrem ayı geldiğinde beşer onar sayfalık matem-nameler düzenlemeyi adet haline getirmişti." Ayrıca, İnal'ın ifadesine göre Lebîb Efendinin şiirleri 2832 sayfa tutarında büyük küçük on iki mecmuadan meydana gelmektedir. Keşfedilen Cevherler'in ilk baskısı 1869 yılında yapılmış olup, günümüz Türkçesi ile ilk defa Büyüyenay Yayınları tarafından yayınlanmıştır. Bu anlamda bu kıymetli eseri gün yüzüne çıkarttığı için yayınevine teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca baskının kapak ve kâğıt kalitesi gerçekten çok iyi. Yayınevinin esere gerçekten kıymet verdiğini belirtmeliyim. Eserin içeriği ise ismi ile müsemma tam bir kültür şöleni. Özellikle
Cevahir-i Mültekata Keşfedilen CevherlerMehmed Lebib Efendi · Büyüyenay Yayınları · 20143 okunma
Reklam
Reklam