Bu arada bir marangoz da büyüklük masaları çıkarıyor
Birini edinsem dayanılmaz şeyler koyuyorum üstüne;
Denizler, boş gemiler gibi hareketli bir çiçek
Ben o çiçekle yürümüyorum, yürümeye uyuyorum sadece
Gemiler, gemiler açıyorum odalara uzaklık gemileri,
Oyunlu, kıvrak, herbiri bir durgunluğa koşan
Çağırsam gidivermeye sence bir uzaklıktan kendimi
Başka değil, anlaşıyoruz böylece;
Yaprağın daha bir yaprağa değdiği
O kadar yakın, o kadar uysal
Elleri getirin elleri!
Diyorum, bir şeye karşı komaktır günümüzde aşk;
Birleşip salıverelim iki tek gölgeyi..
Bellekler şaşıp kayıtlar çarpıtılınca da, Parti’nin yaşam koşullarını iyileştirdiği yolundaki savını kabullenmekten başka çare kalmıyordu, çünkü bu savın sınanabileceği hiçbir ölçüt yoktu ve hiçbir zaman da olmayacaktı.