8) Kehf 88
"iman eden ve sâlih amel işleyene gelince, ona da en güzel mükâfat vardır.
Din
82 Öyleyse, dünya şaşırmışsa bugün yolunu sizsiniz nedeni,kendinizde arayın nedeni,göstereceğim şimdi sana , nasıl olduğunu. 85 Mutlu bir yaradanın elinden çıktığından başka bilgisi olmayan,bir çocuk gibi güle ağlaya oynayan 88 ruh onu daha var olmadan önce sevenin elinden çıktıktan sonra ,sevdiği şeye doğru gider. 91 İlkin küçük zevklerin tadını alır; ama aldanır, bir yol gösterici ya da gem engellemezse sevgisini , bu zevklerin peşine takılır. 94 İşte bu nedenle,engelleyici yasa gerekir, hiç olmazsa gerçek kentin kulesini seçecek bir kral gerekir. 97 Yasalar çıkarıldı, ama yasaya uyan var mı? Uyan yok, çünkü geviş getirse de önde giden çoban,yarık değil tırnakları; 100 bu nedenle rehberin de dünya nimetleri peşinde koştuğunu gören halk,bunlarla doyuruyor karnını,başka bir şey istemiyor.
Sayfa 479·Kitabı okuyor
1000Kitap
Reklam
Kasas Sûresi 88
Onun Zâtından başka her şey yokluğa Mahkûmdur.
Sayfa 384 - Kur’an-ı Kerim
Sâffât Suresi 88,89
Sonra bir bayram gecesi yıldızlara şöyle göz attı: Gerçekten ben hastayım dedi.
Kur'an-ı Kerim
1890'lı yıllarda Anadolu'yu kasıp kavuran ve sonunda başkente de sıçrayan şiddet olaylarında ölen Ermenilerin sayısı sürekli olarak tar­tışılmaktadır. Türk tarihçiler en fazla 20 bin Ermeni ile yaklaşık 5 bin Müslüman'ın öldüğünü hesaplarken, Ermeni ve Ermeni-yanlısı yazar­lar bu sayıyı 88 bin ya da daha fazlası olarak gösteriyorlar. Abdülhamit döneminde ve sonrasında bir bütün olarak Ermeni nüfusunun arttığı bir gerçektir ama büyüme hızı Müslüman ve Rumlardan daha düşük olduğundan kayıpların sayısının daha az olduğu düşünülebilir. Yine de Ermeni hareketinin bastırılması Abdülhamit'in Batının gözünde lanetlenmesine yol açmıştır. Politikacılar, yazarlar ve karikatüristler tarafın­dan Kanlı ya da Kızıl Sultan olarak anılmaktaydı. Yerel kara mizahçılar padişaha "ben saldırın dedim, öldürün demedim" sözlerini yakıştırtır­ken, herhalde gerçeğe daha fazla yaklaşmışlardı. Temelinde Ermeni so­runlarının önemi, ölülerin sayısında değil, Ermenilerle içinde yaşadıkları Müslüman çoğunluk arasında baş gösteren düşmanlıkta yatıyordu. Bin yıldan uzun bir süre az ya da çok huzurlu bir biçimde süren bera­berlik bir kuşakta sona ermişti.
Sayfa 34·Kitabı okuyor
O gün ne mal fayda verir , ne evlat ! Ancak Allah'a selim bir kalp ile gelenler müstesna... Şuara 88/89
Sayfa 51
Din
Reklam
Reklam