Kitabın ismi Anna Karenina yerine bence Levin( Konstantin Dimitriyeviç) olmalıymış. Sanırım Tolstoy, Anna gibi gizemli ve etkileyici bir güzelin, sıkıcı Levin'den daha dikkat çekici olacağını düşünmüş. Kitap arkadaşı Oblonski'nin ( Stepan Arkadyeviç) karısı Dolli, sonradan Levin'in karısı olacak Kiti'nin ablasını, aldatması ile başlıyor. Levin, kitaba başladıktan 22 sayfa sonra dahil olurken Anna Karenina 85 sayfa sonra dahil oluyor. Vronski isimli genç bir soylu Levin'in sevdiği kız Kiti ile yakınlaşır, Kiti gençliğin vermiş olduğu bir toylukla Levin' i reddeder. Kalbi kırılan Levin, şehrin sahte hayatından gerçek köy hayatına kaçar. Balolarda çene çalıp boşa vakit harcayacağına, yeni tasarladığı makinelerle çiftlik işlerine eğilir. Vronski ise Kiti ile gönül eğlendirmektedir ama Anna Karenina'yı, Oblonski'nin kardeşini, trende gördüğü an vurulur. Yalnız bir sorun vardır. Anna evli ve bir çocuk sahibidir. Yine de bu aşklarına engel olmaz. Sonunda kocası Aleksey Alexandroviç ve oğlu Seryoja'yi bırakıp, boşanmadan Vrotski ve ondan olan kızı ile yaşamaya başlar. Bu yasak ilişki yüzünden sosyete artık onunla görüşmek istemez, iyice yalnız kalan Anna, zamanla Vronski'nin ona karşı sevgisinin azalması ve vicdan azabı duygularıyla başa çıkamaz ve kendini trenin altına atar. Anna kitaba 889. sayfada veda ederken kitap, Levin'in hayatının nasıl değiştiğine, evlenmesine, çocuk sahibi olmasına, karısının hamileliği sırasında mecburi şehir yaşamına, abisinin ölümüne, hayatı sorgulamasına ve sonunda hayatın anlamını Tanrı'dan korkarak yaşaması gerektiği cevabını bularak iç huzura ermesiyle son bulur. Kitabın klasikler arasına girmesinin nedeni o dönemin siyasi olaylarına (Slav birliği için Türkleri neden öldürüyoruz?.. vb gibi sorulara) dönemin sosyal yaşamına hem erkek hem kadın