10/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2025 561. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2025 17:48
Yahya ibn Adî ve Tehzîbü'l-Ahlâk: Ahlâkın Rafine Edilmiş Işığıİslam felsefesinin altın çağında, Bağdat'ın entelektüel fırtınalarının ortasında doğan bir düşünür, Yahya ibn Adî, insan ruhunun en derin katmanlarını aydınlatan bir meşale gibi parlar. On dördüncü yüzyılın eşiğinde, Aristoteles'in mantıksal kalesinden Platon'un idealist ufuklarına uzanan bir köprü kuran bu filozof, yalnızca bir çevirmen değil, aynı zamanda ahlâkın mimarıdır. Tehzîbü'l-Ahlâk (Ahlâkın Reformu veya Ahlâkın Arındırılması), onun bu mirasın zirvesi olarak, okuru sadece bilgilendirmekle kalmaz; dönüştürür, yüceltir ve nihayetinde özgürleştirir. Bu eser, Yahya ibn Adî'nin dehasının somut bir yansımasıdır: Sade bir kalemle, karmaşık etik labirentleri aydınlatan, zamansız bir başyapıt. Onun sayfaları arasında gezinmek, ruhun tozlu koridorlarında bir bahar esintisi hissetmek gibidir – taze, ilham verici ve sonsuz bir umut vaat eden.Yahya ibn Adî'nin hayatı, Abbasi saraylarının entelektüel zenginliğinin bir alegorisi gibidir. 893 yılında Tikrit'te (günümüz Irak'ında) doğan bu düşünür, bir ailenin çocuğu olarak, erken yaşta Yunanca, Süryanice ve Arapça dillerinin inceliklerini özümsemiştir. Bağdat'a göçtü ve burada, ünlü Nesturi çevirmen Hunayn ibn İshak'ın öğrencisi olarak, felsefenin kapılarını ardına kadar aralamıştır. "Reisü'l-Mantıkiyyîn" (Mantıkçıların Öncüsü) unvanıyla anılan Yahya, Yunanca eserleri Arapça'ya kazandırmada bir devrimciydi: Platon'un Kanunları, Aristoteles'in Sofistik Çürütmeler ve Konuları, Theophrastus'un Metafiziği gibi başyapıtları, Süryanice ara metinler üzerinden Arap dünyasına aktararak, İslam düşüncesinin temel taşlarını döşemiştir. Bu çeviriler, sadece linguistik bir başarı değil, kültürel bir köprüydü; Doğu ile Batı'yı, antikite ile Ortaçağ'ı birleştiren bir zincir.
Alıntı
Tehzîbü'l-AhlâkYahya ibn Adî · Türkiye Yazma Eserler · 201536 okunma
Latife Hanım
10/10
·524 syf.··
Beğendi
·
2025 66. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2025 13:32
"Latife hanım bir bilmece gibiydi. Hemen herkes ona olumsuz yaklaşıyor, Latife hanım'dan Mustafa Kemal Paşa'nın başına gelmiş bir kaza gibi söz ediliyordu. Kadınları yok sayan tarih kitapları onun hırçınlıklarını yazmaya değer gördüklerine göre ortada deşilmeyi gerektirecek bir durum vardı." "Latife hanım Mustafa Kemal paşa'dan boşandıktan sonra bu karanlığın içinde yarım asır daha yaşamıştı. Kayda geçmeyen bu dönemi yazabilmek için Latife Hanım'ın ailesi ile ilişki kurmaya çalışmıştım. Bu kez karşıma çok garip bir engel çıktı. Latife hanım 2 kuşaktan yakınlarına konuşmamaları için vasiyette bulunmuştu bu yüzden susmayı tercih ediyorlardı." diyor İpek Çalışlar. Bu fikir ve engeller ile yola çıkmış sayısız kaynaklara ulaşmış ve bizlere bir Cumhuriyet kadını olan Latife Hanım'ın yaşantısını sunmuştur. Latife Hanım
Tarih-Araştırma
Latife Hanımİpek Çalışlar · Doğan Kitap · 20061,843 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2022 24. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2022 14:57
Saray Rejiminin Çöküşü, Ümit Özdağ’ın Türkiye’deki devlet krizlerini, bunların olası yıkıcı sonuçlarını ve çözümlerini aktardığı bir kitap. Özdağ, kitapta Türkiye’nin dört büyük kriz içinde olduğunu belirtiyor. Bunlar milli birlik krizi, devlet krizi, ekonomik çöküş ve sığınmacı krizi olarak nitelendiriliyor. “Türkiye Cumhuriyeti'nin karşı karşıya olduğu ağır krizin ilk boyutunu devlet krizi oluşturmaktadır. Büyük Hun İmparatorluğu'ndan başlarsak 2500 senelik devlet geleneğine sahip olan Türk milleti, bugün bu büyük devlet geleneğinin inkâr edildiği bir süreci yaşamaktadır. Birleşmiş Milletler'e üye 193 ülkenin dörtte üçünden fazlasının ancak 50 yaşında olduğu düşünülürse devlet kültürümüzün önemi anlaşılır.” Beceriksiz, ne yaptığını bilmeyen bir yönetimin sonucunu şu trajikomik örnekle açıklıyor: “9 Temmuz 2018 ile 26 Aralık 2019 arasında toplam 55 adet Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılmıştır. Bu 55 kararnamenin 31 adedi çıkarılan 24 adet Cumhurbaşkanlığı kararnamesini değiştirmek için çıkarılan kararnameler olmuştur.” Türkiye’de yara alan milli birliğe örnek olarak, kaçabilen herkesin ülkeden kaçtığı, sermaye sahiplerinin de paralarını yurtdışına kaçırmaya çalıştığı gösteriliyor. ”Kirli referandum öncesinde mal varlığı 1 milyon doların üzerinde olan 6 bin kişi Türkiye'yi terk etmişti. Keza kirli referandum öncesinde İstanbul'da yaşayan ve yıllık geliri 30 milyon doların üzerinde olanların yüzde 22'si Türkiye'den ayrılmıştır.” Sığınmacılar konusunda Özdağ’ın her zaman söylediği “Bombalandıkları için gelmediler, gelmeleri için bombalandılar.” tezi de kitapta yer bulmuş. “Türkiye-Suriye sınırından mayın sökülmesi 2009'da başlamıştır. 2011'de Suriye'de iç savaş çıkmış ve 2013'te Türkiye Suriye sınırında mayın sökme işlemleri tamamlandıktan sonra güney sınırımız
Saray Rejiminin ÇöküşüÜmit Özdağ · Destek Yayınları · 0248 okunma
Puan vermedi·472 syf.··
Beğendi
·
2022 55. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2022 10:07
Öncelikle kitabın baskısını beğendiğimi belirtmeliyim. Bir kitabı yorumlamaya kitabın baskısından başlamak doğru mu bilmiyorum ama bez ciltli, resimlerle ve dipnotlarla zenginleştirilmiş, emek verilmiş bir baskı. Buna herşeyden önce çevirmenin emeğini de eklemek gerekir. Yaklaşık 17 yıllık bir emek harcamış Sabrı Gürses bu çeviriye. İlk kıtayı 1999 da hastanede annesinin başucunda çevirmiş. Kitabın sonuna Sabri Gürses'in "Puşkin ve Yevgeni Onegin" başlıklı yazısına yer verildiği gibi, Puşkin'in mektup ve yazılarında Yevgeni Onegin'e dair yorumları, eleştirilere cevapları ve nihayet olay kronolojisi de unutulmamış. Puşkin, Yevgeni Onegin'i yaklaşık 7,5 yılda yazmış. Manzum roman türünde olan bu eser 8 bölümden (8 şarkı) oluşuyor. Tabi bir de çeşitli sebeplerle çıkarılmış iki bölüm ve aralarda da eksik kıtalar mevcut. Haliyle bu durumlar olay akışında biraz kopukluğa neden oluyor. Puşkin, bu çıkardığı bölümleri belki sansüre takılacağı endişesiyle çıkarmış olabilir.Nitekim kitabın sonundaki mektuplarda sansürle ilgili endişelerini dile getiriyor. Buna ilaveten başka sebepler de mevcut olabilir tabi. Eksik kıtalar ve bölümler nedeniyle karakterlerin değişim ve dönüşümlerinde hızlı geçişler mevcut. Ama buna rağmen oldukça akıcı bir manzum roman. Bir de Sabri Gürses'in dikkat çektiği su hususu da belirtmek isterim: Yevgeni Onegin adlı eserinde iki arkadaşın düellosunu anlatarak bu olguya eleştirel bir gözle bakmamızı sağlayan Puşkin'in, kendisinin de bir düelloda hayatını kaybetmesi kaderin garip bir cilvesi olsa gerek. Şunu belirtmeliyim ki, kitaptan beklentim daha da yüksekti. Bu anlamda özellikle çıkarılan bölümler ve eksik kıtalar nedeniyle beklentimi tam karşılamadığını söyleyebilirim.Ama sakın bu yanlış yorumlanmasın. Elbette okunmaya değer değerli bir
Yevgeni OneginAleksandr Puşkin · Alfa Yayıncılık · 20171,132 okunma
İLK DEFA BRİ KİTABA 10 ÜZERİNDEN 10 PUAN VERİYORUM.
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2022 00:00
Bir yazarın kitabını almadan önce yazarı ve kitap hakkında genellikle bir ön araştırma yaparım. Kitabın yazarının 3 çocuklu bir anne iken boşanmış olduğunu okuyunca "3 çocuğu var iken boşanmış birisinin evlilik hakkında bana ne gibi tavsiyesi olabilir ki" düşüncesiyle işin açığı evlilik ile ilgili herhangi bir kitabını almaya ya da okumaya soğuk baktım. Müdavimi olduğum kütüphane görevlisinin de yardımıyla yazarın "Sevmek Bu Kadar Güzelken" isimli eserini okumaya başladım. Kitaba başlar başlamaz, kitap beni aldı ve adeta bulutların üzerine çıkardı. Kitabın daha henüz 52. sayfasına gelmiştim ki, hayatımda ilk defa bir yazarın bir kitabını okurken daha henüz bir kitabını dahi bitirmeden bütün kitaplarını alasım geldi. Aldım da. Hemen, hiç vakit kaybetmeden kitabın 52. sayfasında iken yazarın 9 ayrı kitabını sipariş ettim. Eğer seküler bir bakış açınız var ise ya da dindar, muhafazakar bir bakış açınız olduğu iddiasındasınız ancak "amaaan, nolucak, şu ölümlü dünyada az buçuk günah işlemişiz, nolmuş yani, gavur olmadık ya" düşüncesindeyseniz, kitabı okumayın. Gerçekten söylüyorum, kitabı okumayın. Paranıza yazık, ayırdığınız zamana yazık, hatta yazarımıza yazık. Bu düşüncede olanlar, bu kitabı okuyacak ondan sonra adım gibi biliyorum "böyle kitap mı olur, kadın yazar bildiğin kadını köleleştirmiş, erkeği ise almış yücelere çıkarmış" diyecekler ve yazara yüklenecekler. Kitapta yazarın öznel yargılarından daha çok Kuran-ı Kerim'den ayetler, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'in hayatından örnekler, hadisler var. Bu kitap hoşuna gitmeyenler yazarı değil aslında yazarın delil gösterdiği kaynakları aslında beğenmiyor ya da beğenmek istemiyor, kabul etmekte zorlanıyor. İslam Dinine uygun bir evlilik güzel midir? diye sorsak bir çok kişi "Tabi ki, güzeldir." der. Ama,
Hayat ve İnsan
Sevmek Bu Kadar GüzelkenSema Maraşlı · Hayat · 20131,061 okunma
7/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 24. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2022 22:24
Mustafa Kemal Atatürk'ün Latife Hanımla olan evliliğini mercek altına alan kitap sayısı oldukça az. İsmet Bozdağ bu kitabında konuyu tarihi roman şeklinde kurgulayarak ele almış. Bu sebeple kitabı okurken Atatürk ve Latife Hanımı birbirleriyle konuşurken, kavga ederken, birbirlerine sevgi sözcükleri sarfederken görüyoruz. Bu yaklaşım oldukça ilginç olmuş. Benim açımdan kitabı okumaya değer kıla tarafı, hayatı zaferlerle, başarılarla dolu bir lider ve millet kahramanının evlilik yolunda başarısızlığa uğramış olması, bizzat kendisinin bunu başarısızlık olarak tanımlaması. Bir nevi güçlü bir kişiliğin zayıf tarafının keşfi. Bunda tek sorumlu Atatürk değil tabiki. Sonuca giden süreçte Latife Hanımın hatalı davranışları daha göze batıcı. Yazar her iki tarafından ruhsal durumunu olaylara bakışını güzel yansıtıyor. Kitap konusu ile kaynak eser niteliğine sahip. Fakat bu evliliği en detaylı ve güzel bir şekilde anlatan kitap bana göre #k:893. İkisini de okuyun derim.
Atatürk ve Eşi Latife Hanımİsmet Bozdağ · Kervan Yayınları · 1979203 okunma