FIFA Dünya kupası
2026 dünya kupası fikstürüne bakınca ilk dikkatimi çeken şey takımlar değil saatler meksika - güney afrika | 11 haziran 22:00 güney kore - çekya | 12 haziran 05:00 abd - paraguay | 13 haziran 04:00 brezilya - fas | 14 haziran 01:00 türkiye - avustralya | 14 haziran 07:00 bir noktadan sonra dünya kupası fikstürü okumayı bırakıp imsakiye kontrol ettiğimi fark ettm. mynet.com/dunya-kupasi-ge... dünya kupası değil, 39 günlük futbol maratonu. sabah 04:00'te brezilya maçı, 07:00'de türkiye maçı, akşam almanya maçı. fifa bu sene uyku düzenini turnuvaya dahil etmiş. resmî tam fikstür (104 maç): fifa dünya kupası 2026 tam fikstür?? grup aşaması 11 haziran perşembe 22:00 / a grubu: meksika - güney afrika (açılış maçı) 12 haziran cuma 05:00 / a grubu: güney kore - çekya 22:00 / b grubu: kanada - bosna hersek 13 haziran cumartesi 04:00 / d grubu: abd - paraguay 22:00 / b grubu: katar - isviçre
KPSS'ye çalışıyoruz diye hâliyle babamızın, annemizin gençliğindeki hükümetinde neler yaptığını biliyoruz. Ondan evvel bizim 90 kuşağı zaten okumayı, araştırmayı seven son kuşak kaldı. Ecevit'i de, Erbakan'ı da iyi biliriz. Ama şöyle bir şey var psikologlar daha iyi bilir: Yanlış bilmiyorsam Almanya'da mı ne ağır bir ilaç varmış. Bu ilacın dozajını kaçırırsan işin içinden çıkılmaz bir duruma geliyormuşsun. İdeolojilerle, halka dayadıkları senaryolarla algıyı öyle bir kör ediyor ki siyasiler adam daha gençliğinde aynı şeyleri yaşadığının farkında değil. Mesela Ecevit gençliğinde ülkeye yapmadığını bırakmadıysa bu dönemde de başka birisi yapmadığını bırakmıyor. Mesela şimdi büyüklerime sorsam kimisi Ecevit'e iyi diyecek kimisi de kötü diyecek. İyi de mesele bu değil ki. Sen 90 kuşağını senin gençliğin gibi olmasın diye pür dikkat yetiştirdin ama sen mal değneğisin...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
kan sporu // (1988) — 1988 yapımı, `jean-claude van damme`'ı jean-claude van damme yapan, mahalledeki her çocuğu bacak açma egzersizleri yapmaya zorlamış efsanevi filmi. (bkz: bloodsport). trt ekranlarında `pazar sineması` kuşağında ya da star tv'nin bol reklamlı gece yarısı kuşağında `parliament sinema kulübü` de az izlemedik bunu. `frank dux` isimli bir abimizin (ki kendisi gerçekte var olduğunu iddia etse de hikayeleri hep bir şehir efsanesi tadındadır) gizli bir yer altı dövüş turnuvası olan "`kumite`"ye katılmasını anlatır. filmdeki her şey mi ikonik olur arkadaş? `jcwd`'ın turnuvaya alınmak için tuğlayı değil de altındaki tek bir mermeri kırdığı o sahne. `gözlerine kireç fırlatıldıktan sonra kör` `topal dövüşüp, hocasının` "gözlerinle değil kalbinle gör frank!" felsefesiyle `chong` li'yi patates etmesi. her dövüşçünün kendine has dövüş stili (özellikle maymun stili dövüşen abimiz favorimdi). ve tabii ki filmin ana kötüsü `chong li`'yi oynayan `bolo yeung`. adamın göğüs kaslarını oynatarak yaptığı psikolojik baskıyı bugün mc fit spor salounda ki hocalar yapamıyor. — dövüş sahnelerindeki o yavaş çekimler (`slow motion`) ve `van damme`'ın havada döner tekme atarken attığı o unutulmaz çığlıklar sinema tarihine altın harflerle kazınmıştır. oyunculuklar yerlerde sürünür, senaryo düz çizgilidir ama hissettirdiği o saf `80'ler` aksiyonu ve gaza getiren müzikleri için bugün bile oturup baştan sona sıkılmadan izlenir. - `frank dux`'ın `kumite`'de finale çıkıp `chong li`'yi pes ettirirken attığı o son çığlık eşliğinde bacak bacak üstüne atıp çay içmek... 90'larda çocuk olmanın en büyük lükslerindendi. hastasıyız. appraf.com/title/movie/blo... [cdn.eksisozluk.com/2026/6/11/f/f9b...
Âl-i İmran Suresi 90. Ayet
İnandıktan sonra kâfirliğe sapıp sonra inkârcılıkta daha da ileri gidenlerin tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. Ve işte onlar, sapıkların ta kendisidirler.
Din
İFK HADİSESİ (Hz. Aişe Anlatıyor)
Allah (ﷻ) şöyle buyurdu: 🌷 İçinizden (harcama ile) fazilet ve servet sahibi olanların akrabaya, yoksul (miskinlere) ve Allah yolunda hicret eden (muhacirlere, mallarından) bir şey vermeyeceklerine dair yemin etmesi (gerekmez). Affederek (terk etsinler) ve kusurlarını görmezlikten gelsinler. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah (kusurları) çok bağışlayan ve (Tevbe eden kimseye) merhametli olandır. Sebeb-i Nüzul: Hz. Ebubekir’in “Aişe konusunda söze dalan akrabaya, (teyzesinin oğlu, miskin ve muhacir) Mistah ve ashabına asla infakta bulunmayacağım” şeklinde yemin etmesi üzerine Nur suresi 22. Ayet nazil oldu. Bunun üzerine Hz. Ebubekir “Evet, ya Rabbi! isterim” dedi. Bu ayetin ardından akrabasına ikram ve ihsanda bulundu. Ardından Aişe ve Safvan konusunda söze dalan Abdullah ibn Übeyy ve ashabı hakkında Nur Suresi 23. Ayet nazil oldu. (İbn Abbas - Nur 22. Ayet) 🌷 O namuslu (hür), bir şeyden (zinadan) habersiz (iffetli), mümin kadınlara (Tevhid ehli Aişe’ye) zina iftirası atanlar, bu dünyada da (celde cezası ile) ahirette de (cehennem azabı ile) lânetlenmişlerdir. Onlar için büyük (dünyada olandan daha şiddetli) bir azap vardır. Sebeb-i Nüzul: Ben habersiz iken bana iftira atılmış ve daha sonra bu bana ulaşmıştı. Şöyle ki: Rasulullah (sav) benim yanımda oturmakta iken birden ona vahiy geldi. Ona vahiy geldiği zaman onu uyuklama hali gibi bir hal kaplardı. Benim yanımda otururken vahiy geldikten sonra yüzünü silerek doğrulup oturdu ve “Ey Aişe müjdeler olsun” buyurdu. Ben de “Allaha hamd olsun, sana değil” dedim. Bunun üzerine Peygamber (sav), Nur Suresi 23-26. Ayetlerini okudu. (Ahmed bin Hanbel, el-Müsned, XLI, 245 (24720, Şuayb el-Arnaut); İbn Hibban, es-Sahih, XVI, 21 (7102); Taberani, el-Mucemül Kebir, XXIII, 121 (156); İbn Cerir et-Taberi, Camiul
Edebiyat
Bugün annem bana iş bulmuş. Bir iş yerini temizleyip müşteriye ürünleri gösterecekmişim. Yaş 24. Hiç işe girmedim. Hiç iş yapmadım. KPSS Önlisans'a 4 ay kalmış. 2 yılda girilen bir sınav. Zaten çalışmıyorsun. Yazın para kazan diyor annem. Aynısını babam ve erkek kardeşim de diyor. 90 puan ve üzeri alamayacağımı biliyorlar çünkü bende o azim ve ders başarısı şu an yok. Hatta o çalışma ortamı yok. Hafızam çöp. Matematik zaten yok. Bir Türkçe yapıyorum zaten. Ben tek kelimeyle sıçtım. Bu sene kazanamazsam daha fazla aile evinde kalmak istemiyorum. Bu evi kim temizleyecek psikolojisiyle işe giremiyor ve evden nadiren çıkıyorum. Ayrı eve de parasızlıktan çıkamıyorum. İşten gelince pis ve böcekli ev istemiyorum. Annem evi benim gibi dikkatli kontrol etmiyor. Bir bakıyorum sinekliği açık bırakıyor. Tekrar bakıyorum dış kapıyı açık bırakıyor. Evi her gün benim gibi elektrikli süpürge ile çekmiyor. Hem yemek hem onu her gün yetiştiremez. Şu anda da baktığı çocuk var parayla evde. Bazen annem pencereyi açıyor tam. Çocuk tele saldırıyor. Ben akşama kadar pencere ayarını yarıya getiriyorum. Çocuk bir şey döktü mü? Onu topluyorum. Ve işleri tam yapmasam da en azından her gün yerler ve mutfak tezgahı temiz oluyor. Etraf aşırı dağınık olmuyor. Anneme kalsa o çocukla akşama kadar çorba olur. Böcek geldi mi? Benim gibi kontrol etmez. Öldürmez pek. İlaç sıkmaz. Bunlar rutinim. Böcek fobim, yani takıntım var. Öte yandan ayağıma yerden bir şey yapışmasını sevmiyorum. Yerler tozlu ve kırıntılı hiç olmamalı. Şekerlik ağzı açıksa dolapta olmalı. Güneşlikler doğru zamanda kapatılmalı ve açılmalı. Bunları düşünmekten işe de giremiyorum. Tüm hayatım evde. Hiç aşağı aylardır acil durumlar hariç ve binde bir durum hariç çıkmadım.
1000Kitap