**Üç İstanbul, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerini anlatan önemli bir romandır. Eserde İstanbul’un üç farklı dönemi ele alınır: II. Abdülhamid’in baskıcı istibdat dönemi, II. Meşrutiyet dönemi ve işgal altındaki mütareke dönemi. Romanın merkezinde Adnan adlı genç bir adam vardır. Fakir ve zeki bir genç olan Adnan, başlangıçta dürüst, idealist ve kültürlü biri olarak görünür. Hayattaki en büyük isteği yükselmek, güçlü olmak ve toplumda saygın bir yere gelmektir.
Adnan zamanla siyasi çevrelere girer, etkili insanlarla tanışır ve yükselmeye başlar. Ancak güç kazandıkça karakteri değişir. Önceden eleştirdiği insanlara benzemeye başlar; çıkarcı, kibirli ve ahlaki değerlerini kaybeden biri hâline gelir. Roman boyunca Adnan’ın bu değişimi üzerinden insanın iktidar karşısında nasıl bozulabileceği gösterilir.
Eserde Belkıs karakteri de önemli bir yere sahiptir. Belkıs güzel, soğuk ve üst sınıfı temsil eden bir kadındır. Adnan ona büyük bir tutkuyla bağlanır. Ancak bu aşk yalnızca duygusal değildir; Belkıs aynı zamanda Adnan’ın ulaşmak istediği sosyal sınıfı temsil eder. Bu yüzden Adnan’ın aşkı biraz da güç ve kabul edilme arzusuyla bağlantılıdır.
Roman yalnızca bireysel olayları değil, toplumun çöküşünü de anlatır. İstanbul her dönemde farklı bir ruh hâline bürünür. İstibdat döneminde insanlar korku içinde yaşarken, Meşrutiyet döneminde özgürlük umutları ortaya çıkar fakat kısa sürede yerini çıkar kavgalarına bırakır. Mütareke döneminde ise İstanbul işgal altındadır ve toplum büyük bir ahlaki çöküş yaşamaktadır.
Mithat Cemal Kuntay bu romanda devletin, siyasetin ve insanların bozulmasını sert bir şekilde eleştirir. Romanın temel düşüncesi, yalnızca yönetimlerin değişmesinin yeterli olmadığı; insanların ahlaki olarak değişmemesi durumunda düzenin yine bozulacağıdır. Bu nedenle