Hayat gitgide artan acılar demek; artan bir hızla en dibe, en korkunç acılara doğru uçmak demekti. İşte bende uçuyorum...
Rus edebiyatının değerli yazarlarından olan Tolstoy bu kitabını toplam dört senede yazmış olmasına rağmen oldukça bütün ve tek bir konu üzerine kurguluyor; ölüm.
Kitap İvan İlyiç'in basit bir ev kazası nedeniyle ölümcül bir hastalığa yakalanmasını ve öleceğinin kesinleşmesi üzerine de hayatını ve çevresini sorgulaması üzerine yazılıyor. Tolstoy kitabında sıradan bir insanın sıradan bir ölümünü ele alıyor. Buradaki asıl derinlik o insanın çaresizliğinden kaynaklanan karamsarlığının satırlara yansımasıdır. 12 bölümden oluşan bu roman, Tolst İvan İlyiç'in Ölümü oy'un kalemiyle insan psikolojisinin durumlara karşı vereceği tepkileri gözler önüne seriyor. Lev Tolstoy
Stefan Zweig, II. Dünya Savaşı'na giden yıllarda yaşamış, dönemin karamsar ruh halini yazdığı kitaplarıyla okuyucusuna hissettirmiştir. Edebiyatın birçok türünde yazdığı eserlerindeki başarıları onun hızla ünlenmesi ile sonuçlanmıştır. Psikolojiye ve Freud'un öğretilerine olan bağlılığı, onu insan psikolojisini her yönüyle incelemeye, gizli kalmış yönleri açığa çıkarmaya zorlamıştır.
Bugün modern klasikler arasında yer alan Ay Işığı Sokağı, 5 hikayeden oluşuyor. Hepsi birbirinden bağımsız olan bu hikayelerin ortak yönleri karamsarlık. Zweig, insan psikolojisinin olumsuz yönlerini, toplumun görünmeyen, saklıda kalmış karanlık yüzlerini trajik bir tablo şeklinde gözler önüne seriyor. Çoğu kitabında gördüğümüz gibi bu kitabında da yazar; modern çağın insanının çaresizlik, yalnızlık, sosyal çürüme, sokak arkasındaki sessiz çığlıklarını ve insan ruhunu, tarafsız karakterler yoluyla mercek altına alıyor... Ay Işığı SokağıStefan Zweig
Rus edebiyatının önemli yazarlarından olan Gogol, Müfettiş adlı eserini 5 perdelik bir piyes şeklinde kurguluyor. Dönemin bürokrat kesiminin bir eleştirisi niteliğinde olan eser; rüşvet, adam kayırma, yolsuzluk gibi durumları ironik bir bakış açısıyla gözler önüne seriyor.
Piyesin içeriği şu şekilde: Kasabanın birinde görev yapan bir kaymakam başkentten bir müfettiş geleceği haberini alıyor. Kendisi de her türlü usulsüzlüğe bulaşmış olduğundan etekleri tutuşuyor ve o gün kasabada konaklayan alelade bir adamı müfettiş sanmaları ile olaylar gelişiyor.
Müfettiş
Gogol burada okuyucusuna, bilgisizliğin, cehaletin ve kulaktan duyma sözlerin gelebileceği gülünç durumları ve biraz kurnazlığı olan kimselerin bu durumlardan nasıl faydalanabileceğini göstermek istiyor... Nikolay Gogol
Görünen bir şey ne kadar mükemmel ve kuvvetli ise ona ilişkin görme algımız o kadar zayıftır...
(Syf. İdeal Devlet 17)
İslam toplumları tarafından Muallim-i Sâni olarak bilinen Farabi, MS 870-950 yılları arasında yaşamış bir İslam alimidir. Felsefeden tarihe, gökbilimlerinden müziğe kadar birçok alanda kendini geliştirmiş olan Farabi, orijinal adı Medinetü'l Fazıla olan İdeal Devlet adlı bu eserinde ideal bir toplum düzeninin nasıl olması gerektiği hakkında derin bilgiler veriyor. Farabi, İdeal Devlet'te Yunan felsefesi ile İslam'ı, Platon'un felsefesi ile de Aristo'nun felsefi görüşlerini bağdaştırmayı amaçlıyor. Kitabın ilk bölümünde İlk'in nedeni ve onun sıfatlarını bilmenin önemi vurgulanıyor. Ona göre Allah bütün varlıkların nedeni olan mükemmel ve tek olan varlıktır. (Vahdet-i Vücud anlayışı) Doğru inanç ve bilim arasında hiçbir görüş ayrılığı gözetmeyen Farabi, mutluluğa erişmenin yolu olarak bu dünyanın bütün derinliği ve genişliği ile bilinmesiyle mümkün olacağını savunuyor. Kitabın ilerleyen bölümlerinde erdemli şehirlerin ve erdemsiz şehirlerin özellikleri, erdemli şehirlerin yöneticilerinde bulunması gereken özellikler gibi toplumla ilgili birçok konudan bahsediliyor. Farabiİdeal Devlet