Münasebetleri ve Ayrılıkları
[967] Bu meslek, onların konularının tedâhulleri, münasebetleri ve ay-
rılıklarıyla alakalıdır.
[968] Eğer onların konuları mütedâhil olursa, yani onların bazısı, bazı-
sından daha genel olursa, ilimler mütedâhil (girişimli) olarak isimlendirilir:
Bu genellik, ister geometri ve cisimler için miktar ve ta‘lîmî cisimler gibi
cins olsun; ister mukayyedin yanında mutlak gibi ‘itibârî olsun farketmez.
[Çünkü iki ilimden birinin konusu mutlak/herhangi bir yönden kayıt al-
tına alınmamış, diğerinin konusu kayıtlı olabilir.] Örneğin: Yuvarlak ve
hareketli yuvarlak için küre ve hareketli küre gibi. Bu kısma girenlerden
kimisinde örneğin mûsikî ve matematik gibi, araz olması bakımından iki
ilimden birinin konusu, diğerinin konusuna özgü olabilir. Zira birincisinin
konusu, telifi gerektiren sayısal nisbetlerin kendisine arız olması bakımın-
dan “nağme”dir. Sayısal nisbet, matematiğin konusu olan sayıya özgü araz-
dır. Konuları bakımından ayrılmakla beraber birincisi, ikincisinin altında
kabul edilebilir. Çünkü nağmelerde sayısal nisbetler araştırıldığı zaman,
bir nevi sayının araştırılıyor olması kaçınılmazdır. Adeta nağmeler, hususi
sayılar olarak farzedilir. Bundan dolayı matematiğin konusu olan sayının
altında kabul edilmiştir. Özellik ve genellik bakımından ilimler, konusu
daha genel olanda son bulacak şekilde düzenlenebilir. İlk felsefe yani “ilmi
ilâhî”den daha özeli tabiat, ondan da daha özeli tıp ilmidir. Çünkü bu
ilmi[ilâhî’ni]n konusu, “mevcut olması bakımından mevcut”tur ki bu da
eşyanın en kapsamlısıdır ve bu ilimde birlik, çokluk, vacip, mümkün, ka-
dîm, hâdis, illet, nedenli, basît, mürekkep ve bunların dışındakiler gibi
varlığın zâtî eklentileri araştırılır.