Bazen sanki karşılıklı iki kapısı olan bir odadaymışız gibi hissediyorum, ikimiz de kendi kapı kolumuzu tutuyoruz ve birimizin göz kırpmasıyla diğeri hemen kendi kapısının arkasına geçmiş oluyor bile.
Hu,hu,hu derviş.
Derviş bir dergâh açmış.
Eteği sırlar saçmış.
Ama kimse bilmemiş.
Hu,hu,hu derviş,
Başı göklere ermiş.
Sakalı yere değmiş.
Dudağı sırlar saçmış.
Ama kimse duymamış…
'' boşver, '' dedim. Arsızdım. Dağıtmazsam, toplayamazdım. Dağıtmaya çalıştığım tarafım, dipte bir yerlerde, sislerin arasına gizlenmiş bir deniz feneri gibi uzak ve basur gibi sinsice, sessiz sedasız çakıp dönüyordu.