Herkesin içinde yaşadığı dünya, öncelikle kendi kendisini kavrayışına bağlıdır, bu yüzden kafaların farklılığına göre yönlenir: Bu farklılığa göre yoksul, dar ve sığ ya da zengin, ilginç ve anlam dolu olabilir. Akıllı bir kafada ilginç bir biçimde görülen aynı olay, sığ bir kafanın sıradanlığıyla kavrandığında, günlük yaşamın sıradan sahnesi olacaktır. Bu durum Goethe'nin ve Byron'ın, temellerinde açıkca gerçek olayların yattığı bazı şiirlerinde en üst düzeyde görülmektedir: Budala bir okur bu güzel olay yüzünden, son derece sıradan bir olayı böyle büyük ve güzel bir şeye dönüştürme yeteneğinde olan, güçlü düşlemi kıskanmak yerine şairin kendisini kıskanabilir ancak.