Aklının sana oynadığı oyuna ne kadar direnebilirsin? Bir insanın belki de son düşünmek isteyeceği husus ölüm vaktidir. “Ne kadar zamanım kaldı; ne kadar kötü olabilir? Ama bu hikayede sorun Prof.Adrian’ın ne zaman öleceği değil, ne zaman unutacağı! Evet, belki hastalığın sonu ölüm ama ya son anda son dakika yani her şeye son vermeyi düşündüğünüz anda birinin hayatını kurtarabileceğinizi bilseydiniz. Hem de bu birisi 16 yaşında genç bir kız ise!! İşte hikaye de tam burada başlıyor. Kader, her şeyi unutmadan evvel hayatına son vermek isteyen Prof.Adrian ile evden kaçıp her şeyin daha güzel olacağını hayal eden 16 yaşındaki Jennifer’ın yollarını bu şekilde birleştiriyor. Genç kızları kaçırarak onları cinsel bir köle haline dönüştürüp internet dünyasında para kazanan aşık bir çift, bu sefer hedefine Jennifer’ı alıyor. Tesadüf eseri bu olaya tanık olan Adrian ise o an elinden bir şey gelmese de bu duruma daha fazla kayıtsız kalamayarak kendi başına bir soruşturmaya girişiyor. Peki ne biliyoruz? 16 yaşında bir kız kaçırılmış. Olayın ailesiyle bir alakası yok. Kızı kaçıranlar neden onun gibi birine ihtiyaç duyuyor? İnternet üzerinden tüm dünyaya servis edilen ve sonunda ölümün olduğu bir eğlence(işkence). Peki biraz da burada durup da düşünmemiz gereken bir nokta ok mu? Bu insanlar bu oyunu oynuyorsa ve karşılığında belirli bir ücret talep ediyorsa geniş bir de arz yelpazesi olması gerekmez mi? İnsanlar neden böyle bir cinsel eğilim içindeler. İnsanları bu sapıklığı izlemeye iten şey ne? Hem de karşılığında belirli bir ücret vererek ve yaşanılan her şeyin aslında gerçekten yaşanıldığını bilerek. Yetişkinler arasında seks olayları, üniversitede uyuşturucu ve alkole bağlı vakalar, seks partileri, profesyonel ya da amatör porno çekimler… Bunların hepsi yaşamın içinde olan şeyler