Anıl Haznedar

Anıl Haznedar
@AHaznedar
İnstagram @haznedaranil

Anıl Haznedar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2017 19. kitabı
Wulf Dorn
8.2/10 · 4.842 okunma
Reklam
Puan vermedi·398 syf.··
Beğendi
·
2017 18. kitabı
Muhakkaktır ki bu satırları okuyorsanız beli bir yaşa erişmiş insanlarsınızdır.Bunun da doğal bir sonucu olarak birçok sevdiğiniz insanı kaybetmiş olmalısınız.Ama aranızdan pek çok azı katbettiğini düşündüğü insanın hayatta olabilme ihtimali ile yaşar.Psikiyatr Jan Forstner işte böyle bir insan.Daha çocukken gözlerinin önünde meydana gelen vakanın müntehiresinin ruhuyla konuşabilme ihtimali ile masumluğunun esiri olmuş ve erkek kardeşini kaybetmiştir.Bunun sorumluluğunun özellikle annesi tarafından kendisine yüklenmesi ve babasının gelişen olaylar zincirinde hayatını kaybetmesi zor çocukluğun başlangıcı olmuştu.Bu kitapda konu Jan'ın etrafında gelişiyor.Bu nedenle Jan'ı kısa bir anlatmak istedim.Wulf Dorn, kitabın yazarı.Anlatmaya gerek birçoğumuz biliyoruz.Bilmeyenlerimizse tanışmak isteyecektir elbet.Konu Jan'ın yıllar sonra ve bu kez psikiyatr olarak tekrar evine dönmesiyle aydınlanmaya başlıyor.Konu genel itibariyle akıl hastanesi etrafında gelişiyor olsa da psikoljik terimlerle çok sık karşılaşmıyoruz.Evet akıcılık açısından okunaklılık önemli tabi ama psikoloji dediğimiz zaman her insanda ister istemez gizemli bir merak uyanıyordur.Sanki büyülü bir macera gibi.Bilinmeyene yolculuk sadece bizim değil tüm dünya toplumları için ilgi çekici olmuştur.Bu kitapda da konudan sapmadan psikolojik terimler polisiyevari bir havayla aktarılabilir miydi acaba?Yine de hoş ve ürpertici,merak uyandırıcı bir kitap olmuş.Mevsimin kış olması ve zamansal olarak karanlığın hakimiyeti insanda okuma hevesi ve sıcak bir fincan kahve arzusu uyandırıyor.İyi okumalar keyifli zamanlar....
Edebiyat
ŞizofrenWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20166,9bin okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2017 17. kitabı
Aklının sana oynadığı oyuna ne kadar direnebilirsin? Bir insanın belki de son düşünmek isteyeceği husus ölüm vaktidir. “Ne kadar zamanım kaldı; ne kadar kötü olabilir? Ama bu hikayede sorun Prof.Adrian’ın ne zaman öleceği değil, ne zaman unutacağı! Evet, belki hastalığın sonu ölüm ama ya son anda son dakika yani her şeye son vermeyi düşündüğünüz anda birinin hayatını kurtarabileceğinizi bilseydiniz. Hem de bu birisi 16 yaşında genç bir kız ise!! İşte hikaye de tam burada başlıyor. Kader, her şeyi unutmadan evvel hayatına son vermek isteyen Prof.Adrian ile evden kaçıp her şeyin daha güzel olacağını hayal eden 16 yaşındaki Jennifer’ın yollarını bu şekilde birleştiriyor. Genç kızları kaçırarak onları cinsel bir köle haline dönüştürüp internet dünyasında para kazanan aşık bir çift, bu sefer hedefine Jennifer’ı alıyor. Tesadüf eseri bu olaya tanık olan Adrian ise o an elinden bir şey gelmese de bu duruma daha fazla kayıtsız kalamayarak kendi başına bir soruşturmaya girişiyor. Peki ne biliyoruz? 16 yaşında bir kız kaçırılmış. Olayın ailesiyle bir alakası yok. Kızı kaçıranlar neden onun gibi birine ihtiyaç duyuyor? İnternet üzerinden tüm dünyaya servis edilen ve sonunda ölümün olduğu bir eğlence(işkence). Peki biraz da burada durup da düşünmemiz gereken bir nokta ok mu? Bu insanlar bu oyunu oynuyorsa ve karşılığında belirli bir ücret talep ediyorsa geniş bir de arz yelpazesi olması gerekmez mi? İnsanlar neden böyle bir cinsel eğilim içindeler. İnsanları bu sapıklığı izlemeye iten şey ne? Hem de karşılığında belirli bir ücret vererek ve yaşanılan her şeyin aslında gerçekten yaşanıldığını bilerek. Yetişkinler arasında seks olayları, üniversitede uyuşturucu ve alkole bağlı vakalar, seks partileri, profesyonel ya da amatör porno çekimler… Bunların hepsi yaşamın içinde olan şeyler
ProfesörJohn Katzenbach · Koridor Yayıncılık · 20131,190 okunma
10/10
·491 syf.··
Beğendi
·
2017 16. kitabı
İntikam almak… Bu kadar soğuk olabilir miydi? Demek ki olabilirmiş. Canınızı acıtan ya da acıttığına inandığınız bir insandan intikam alabilmek için yıllarca beklemek… Olağanüstü bir sabır, kusursuz bir plan ve sonu olmayan bir nefret gerektirir. Katzenbach’ın kusursuz psikolojik yeteneğinin süregelmesine bir kez daha şahit oluyoruz. Bay R’nin ve kardeşlerinin belki de çok ufak bir hatası nedeniyle onu bu şekilde cezalandırmalarını ihtiras, heyecan, nefret ve sonsuz bir merakla izliyoruz. Bay R. için şöyle dersek sanırım çok da yanlış bir cümle kurmuş olmayız: “ bu adam tam bir pislik çıktı Rıza Baba “… İşin şakası bir yana ben böyle bir durumda kalmış olsaydım dediğim o kadar çok sayfa oldu ki insan ne yapabilirdimin cevabını gerçekten çok merak ediyor. Yani manyağın biri size diyor ki kim olduğumu bulabilmen için 15 günün var aksi takdirde bu kağıtta yazılı olan 52 akrabanı tek tek öldüreceğim. Neyse ki bu tarz işler bizim ülkemizde pek olmuyor. Adama söverler bizim ülkemizde yahu. Bizden birinin böyle bir adama küfredip telefonu kapattığını düşünün vallahi bunun yüzünden adam bize bulaşır hem de sırf akrabası olduğumuz için. Neyse edebi başlayan yazımızı halk literatüründe tamamlayarak bu kitabın da yorumunu tamamlamış oluyoruz. Lan azıcık takip edin kız olsak çoktan takibe başlamıştınız tabi…
PsikoanalistJohn Katzenbach · Koridor Yayıncılık · 20103,449 okunma