Psikoanalist

8,0/10  (155 Oy) · 
393 okunma  · 
114 beğeni  · 
2.732 gösterim
53. doğum günün kutlu olsun, doktor. Ölümünün ilk gününe hoş geldin.

New York'lu bir psikanalist olan Dr. Frederick Starks tehdit dolu, gizemli bir mektup alır. Kendini, Rumpelstiltskin adlı bir adamın tasarladığı korkunç bir oyunun ortasında bulur. Kurallar bellidir: İki hafta içinde Starks onun kim olduğunu tahmin edebilirse özgürlüğünü geri kazanacaktır. Başarısız olursa Rumpelstiltskin, Dr. Starks'ın sevdiği 52 yakınını tek tek öldürecektir - ancak ona bir seçenek daha sunar: Kendini öldür.
Zamana karşı bu zorlu yarışta Starks'ın kaderi, intikamını dolambaçlı yollardan almak isteyen bir psikopatın ellerindedir. Bu deli adamı durdurmanın bir yolunu bulmak zorundadır... yoksa deliren kendisi olacaktır.


"HEM BİR GERİLİM ROMANI, HEM BİR VAROLUŞSAL TEZ, HEM DE FREUDYEN BİR CEHENNEM SEYİR RAPORU... Kusursuz bir zamanlama ile gerilimi asla elden bırakmıyor. Katzenbach öyle kıvrak bir anlatıma sahip ki kitabın atmosferi içinize işleyecek."
Washington Post


"Müthiş bir iç hesaplaşma. Çalınan kimlik, intikam ve benliğin keşfi üzerine yazılmış sonuna kadar özgün bir hikaye."
USA Today

"Sizi esir alacak... Defalarca okumak isteyeceksiniz."
Rocky Mountain News
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    491
  • ISBN:
    9786054188413
  • Orijinal Adı:
    The Analyst
  • Çeviri:
    İpek İbik
  • Yayınevi:
    Koridor Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
ESRA KADIOGLU 
02 Kas 2015 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

Merhaba 1K dostlarım :) Psiko Analist'i ben severek okudum. İntikam planı ustacaydı, bir anda hikayenin tersine dönmesi gerçekten ilginçti. Kendi adıma söylüyorum ki , benzer konulu bir kitap okumamıştım. Değişik geldi. Okumak isteyenler rahatlıkla, sıkılmadan okuyabilirler. Sevgiyle kalın :)

Sinem Atılgan 
01 Eyl 2015 · 2/10 puan

Yorumların hepsini okudum,arkadaşların hepsi çok beğenip tavsiye ediyorlar.Yorumları okurken şaşkınlığım arttıkça arttı kendimi sorguladım sende bir sorun mu var da kitabı beğenmedin diye ama ben gerçekten bu kitabı beğenmedim.Birçok nedeni var aslıda.
Birinci olarak yazar paragrafları,kahramanın düşüncelerini,betimleme ve açıklamaları o kadar uzun tutmuş ki kitabı bir sayfa okuyup bırakıyordum.Gerçekten kendi açımdan çok yavaş bir kitaptı.
İkinci olarak konusu güzel fakat çoğu yerde birbirine bağdaştıramayacağınız çok şey var.
Üçüncü olarak kitabın sonunu hiç tatmin edici bulmadım.Belki bu türde bir sürü kitap okuduğum için sert eleştiriyor olabilirim ama en uzun sürede okuduğum kitap olduğu için bence hak ediyor.
Dördüncü olarak yayınevi kaynaklı da olabilir kitapta çevirisi sıkıntılı cümleler,noktalama yanlışları ve basım hataları da vardı.
Keşke böyle bir şekilde eleştirmeseydim ama beğenmediğim kitapları pamuklara da sarmıyorum açıkçası.

sevinç eroğlu keskin 
16 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Benim için ayrıcalıklı bir polisiye yazarı olan John Katzenbach ın en güzel,en muhteşem kitabı. Bu kitaptan aldığım hazzı ne 'Profesör' den, ne 'Şizofren'den ne de 'Kızıl'dan alabildim. Hala zaman zaman sorgularım kendimi, nedir beni bu kitapta bu kadar büyüleyen diye. Tam bir cevap bulamamakla birlikte en mantığıma yakın olan, bende asla olmayan ve olmayacak olan kahramanın olaylara karşı gösterdiği metaneti ve cesareti. Hayran kaldım. İşte budur dediğim kitap.
Sürükleyici, soluksuz okunan, entrikalar karşısında zekayı konuşturan, geçmişi sorgularken güncelde ihaneti yaşatan, benzersiz, kıyas kabul etmeyen harikulade bir roman. Mutlaka okunmalı.

Şiddetle ve de hiddetle tavsiye ediyorum.. Normalde kesinlikle psikoloji kitabi okumam ama bu kitap mükemmel.. :) O yüzden sizde okuyun özellikle psikoloji kitaplarına benim gibi ön yargılı arkadaşlar..

Zeynep 
 15 Mar 06:16 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kurgusu kesinlikle çok akıllıca düşünülüp, karakterlere bu kurgu çok iyi oturtulmuş bir şekilde. Güzel bir kurgu kitabı; kitabın ilk kelimelerinde, cümlelerinde, satırlarında olayın gidişatını derinden etkileyecek karakterlere yer verir. Kitabın herhangi bir kısmında geçmeyecek boş bir kişi, kitabın ana karakterlerini okuyucu kafasında tamda imgelemesini sağlayacak bu ilk satırlarda yerini alamaz. Bu bağlamda (dikkat spoi) Bay Zimmerman'ın Doktor Starks'ın ilk tanıttığı, karakteri betimlediği hastası olarak kitaba yön vereceğini ilk satırlarda kestirmiştim. İlerleyen satırlarda Zimmerman öldürülünce, egom tavan yaptı bir ve kitapla olan bağlantısını çözdüğümü düşündüm. "R.' nin kim olduğunu bu yüzden son sayfalara kadar bilemedim. Kim olabilir diye okurken düşünüp durdum. Kimin çıktığını fark ettiğim zaman şişirilmiş egomun önümü görmemi engelleğini fark ettim... Kısacası okurken çok keyif aldım. sizlere deiyi okumalar diliyorum.

arzu amaç 
03 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Hakkında okuduğum yorumlar olmasaydı, kitabı ilk üçte birini tamamlamadan bırakabilirdim. Bir polisiyede olması gereken aksiyon ne yazık ki geç başladı. Ancak sabrettiğime değdi. Oldukça kapsamlı bir intikam planı, ilginç karakterler ve psikanaliz ile ilgili detaylar belli bir noktadan sonra hikayeye ivme kazandırdı.

Rogojin 
 30 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bizi biz yaptığını düşündüğümüz statümüz, toplumsal rollerimiz; bizi tanımlayan mesleğimiz, isimlerimiz, ekonomik gücümüz elimizden alınsa ve bize kendimizden başka hiç birşey kalmasa ne yaparız? Kendimiz olarak kalır mıyız, yoksa değişir miyiz? Bizler toplumsal kimliklerimizin bize sağladığı konforun içerisinde kendini gerçek anlamda tanımadan; gerçek sınırlarını, gerçekte yapabileceklerini bilmeden yaşayan insanlar mıyız? Bir gün birisi, bir düşman bizi biz yaptığını düşündüğümüz bütün bu şeyleri bizden almaya kalksa buna ne kadar direnebiliriz? Değişir miyiz? Başka bir insana dönüşür müyüz? O zaman biz hangisi oluruz? Eski kimliğimiz mi, yoksa bu yeni kimliğimiz mi biziz? Hangisiyiz?

*** Yazının bundan sonrası kitapla ilgili spoiler içeriyor!

Katzenbach'ın başyapıtı muazzam bir kimlik hikâyesi anlatıyor bize: Hayatını mahvetmeye yemin etmiş bir düşmanın elinde oyuncağa dönüşen ve kendisine sadece intihar etme seçeneği bırakılan 53 yaşındaki psikiyatrist Ricky kitabın ilk bölümünde inanılmaz bir yıkılış hikâyesiyle sahip olduğu, olduğu, kendisini kendisi yapan ya da öyle olduğunu düşündüğü herşeyi kaybediyor. İkinci bölümde Ricky'nin yeni hayatını, yeni kimliğini kurma sürecini ve hayatını mahveden insanı bulma serüvenini okuyoruz. Beklenebileceği gibi Ricky bu muammayı çözüyor, evet, ama hangisi gerçek Ricky artık? Eski kimliği mi, yeni kimliği mi? Böylece Katzenbach bizlere herşeyini yitirerek gerçek kimliğini bulan, yaşanan bütün kötü olaylar nihayetinde kendini keşfetme, kendini tanıma, Murathan Mungan'ın deyişiyle kendini oldurma sürecine dönüşen bir adamın hikâyesini anlatıyor.

Katzenbach'ın üslûbunda aceleye yer yok: olaylar ve karakterimizin ruh hâli birbirine paralel olarak birbirini sara sara genişliyor. Katzenbach karakterlerini ciddiye alıyor; olaylar her ne kadar şaşırtıcı, ilgi çekici olsa da yazar ucuz, basit, sığ heyecan yaratacak oyunlara başvurmuyor. Kalemi usûl usûl anlatıyor hikâyeyi. Ricky ağır ağır yıkılıyor; ağır ağır ayağa kalkıyor, artık başka bir insan olarak.

Başkalarını bilmiyorum, ama yazarın kimlik meselesi beni çok etkiledi. Neden diye düşününce,aynı şekilde Ann Rice'ın Vampirle Görüşme kitabının da beni bu derece etkilediğini hatırladım; orada da insan kimliğini sonsuza dek yitirmiş, vampir olmasına rağmen insani ahlâk kodlarını bırakamayan bir vampirin ahlâki çatışmaları anlatılıyor; karakterimiz vampir olarak yaşarken insan olmayı bir türlü bırakamıyor ve bu çatışmalar yüzünden ne yeni kimliğini tam anlamıyla yaşayabiliyor ne eskisine gerçek anlamda veda edebiliyordu. Katzenbach da kendi karakterini bunu andıran bir duruma sokuyor: kimlik meselesinin hem de yaşlılıkta bir sorun hâline gelmesi; psikiyatrist gibi insanların kimlikleri üzerine çalışan bir insanın bu sorunun öznesi olması, yeni kimliğin suça bulaşması ve dahası bu kimliğin artık sahiplenilmesi gibi bir çok noktada yazar kendi karakterini şekilden şekile sokarak ona yeni ufuklar açıyor. Kendi açımdan bunu etkileyici ve ilginç buluyorum.

Benim için de en sevdiğim ilk 20 roman içerisinde yer alan Psikoanalist'in çok iyi bir edebiyat eseri olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda herkese öneririm.

neslihan güneş 
23 May 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Hiç tahmin yürütemediğim kitapları çok seviyorum, bu da onlardan biri. Tane tane ama akıcı bi intikam hikayesi. Hayatın dağıldıysa eğer ne kadar acımasız olabiliyorsun onuda bu hikayede ölçebilirsin. Kesinlikle okumalısınız.

Anıl Kabal 
13 Ağu 17:09 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İntikam almak… Bu kadar soğuk olabilir miydi? Demek ki olabilirmiş. Canınızı acıtan ya da acıttığına inandığınız bir insandan intikam alabilmek için yıllarca beklemek… Olağanüstü bir sabır, kusursuz bir plan ve sonu olmayan bir nefret gerektirir. Katzenbach’ın kusursuz psikolojik yeteneğinin süregelmesine bir kez daha şahit oluyoruz. Bay R’nin ve kardeşlerinin belki de çok ufak bir hatası nedeniyle onu bu şekilde cezalandırmalarını ihtiras, heyecan, nefret ve sonsuz bir merakla izliyoruz. Bay R. için şöyle dersek sanırım çok da yanlış bir cümle kurmuş olmayız: “ bu adam tam bir pislik çıktı Rıza Baba “… İşin şakası bir yana ben böyle bir durumda kalmış olsaydım dediğim o kadar çok sayfa oldu ki insan ne yapabilirdimin cevabını gerçekten çok merak ediyor. Yani manyağın biri size diyor ki kim olduğumu bulabilmen için 15 günün var aksi takdirde bu kağıtta yazılı olan 52 akrabanı tek tek öldüreceğim. Neyse ki bu tarz işler bizim ülkemizde pek olmuyor. Adama söverler bizim ülkemizde yahu. Bizden birinin böyle bir adama küfredip telefonu kapattığını düşünün vallahi bunun yüzünden adam bize bulaşır hem de sırf akrabası olduğumuz için. Neyse edebi başlayan yazımızı halk literatüründe tamamlayarak bu kitabın da yorumunu tamamlamış oluyoruz. Lan azıcık takip edin kız olsak çoktan takibe başlamıştınız tabi…

Hatice Sinop 
09 Haz 22:55 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yazarın en sevdiğim kitabı sanırım psikoanalist... Sizi olaya dahil edip bir an önce kitabı bitirmeye itiyor. Rumplestiltskin'in kim olduğunu öğrendiğiniz de ise kitaba saygınız biraz daha artıyor. Bu tür kitaplarda suçlu/şüpheli kişinin okuyucu tarafından ilk sayfalarda tahmin edilememesi, sonradan öğrenildiğinde ise gözünün önünde olup da tahmin edemediğin bir kişi olması bence kitabın kalitesini arttırmakta. Yazar da burada tam olarak bunu yapmış neredeyse kendisi bize suçlu söyleyene kadar tahmin ettirmemiş ve sonunda gözümüzün önünde olup da suçlu olmasını aklımıza bile getirmeyeceğimiz birini bize sunmuştur. Polisiye, psikoloji, suç türünde kitap okumayı sevenler için kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap...

3 /

Kitaptan 38 Alıntı

Sinem Atılgan 
 17 Eyl 2015 · İnceledi · 2/10 puan

"Eskiden olduğum kişi,şu anda olduğum kişi değil ve şu anda olduğum kişi,olabileceğim kişi değil."

Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 400)Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 400)
Evrim Sezer Şirin 
20 Kas 2014 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Zaman insanın ruhuna işlemiş yaraları yalnızca daha da şiddetlendirir. Yaralar hep taze kalır. Asla iyileşmez..

Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 201)Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 201)
Sinem Atılgan 
17 Eyl 2015 · İnceledi · 2/10 puan

Her şeyin düzeleceğine dair daima bir umut vardır. Umudu bulmanız gerek.

Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 381)Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 381)

"Tahmin edemezsin. Dengesizim. Biraz da manyağım. Tehlikeli bir karışım, değil mi? Değişken bir karışım."

Psikoanalist, John KatzenbachPsikoanalist, John Katzenbach
Sinem Atılgan 
03 Tem 2015 · İnceledi · 2/10 puan

Mahvetmek.
Ne kadar büyüleyici bir kelime. Ekonomik yıkım anlamına gelebilir. Sosyal çöküntü anlamına gelebilir. Psikolojik taciz anlamına gelebilir. Aynı zamanda öldürmek anlamına da gelebilir. İşte bu noktada düşünmen gerekiyor.

Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 14)Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 14)
Sinem Atılgan 
17 Eyl 2015 · İnceledi · 2/10 puan

Avcı olmaya alışkınken birden avlananın kendisi olduğunu fark ettiğinde hissedilen perişanlığa benzeyen başka bir duygu yoktur,diye düşündü.

Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 455)Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 455)
Sinem Atılgan 
17 Eyl 2015 · İnceledi · 2/10 puan

Hiçbir şey asla boşlukta oluşmaz. Her kötü eylemin her türlü yankıları oluşabilir.

Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 354)Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 354)
Sinem Atılgan 
17 Eyl 2015 · İnceledi · 2/10 puan

Her şeyi biz yaratırız ve yarattığımız şey yanlış gittiğinde kendimizi suçlamak yerine hep başkalarını suçlarız,diye düşündü.

Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 351)Psikoanalist, John Katzenbach (Sayfa 351)
4 /