Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
"Neşesizliği bir hastalık olarak adlandırdınız; bence bu aşırı oldu"."Asla" diye cevapladım .Ardından da "Eğer insan bununla kendine ve yakınlarına Zarar veriyorsa ona başka bir şey denemez.Birbirimizi mutlu edemediğimiz yetmiyor mu ? Her kesin bazen tadabildiği sevinci yok etmeye ne hakkımız var? Sıkıntılı olup da bu halini belli etmeyen,ona tek başına katlanarak başkasının neşesini kaçırmayan bir kimse göstere bilirmisiniz?Daha doğrusu bu halimiz , kendi değersizliğimizi anlamamamızdan, yersiz bir kendini beğenmişliğin doğurduğu kıskançlıkla ilgili olarak sürekli kendinize karşı duyduğumuz hoşnutsuzluktan ileri gelmiyor mu? Etrafımızda ,mutluluğunu bize borçlu olmayan mutlu,neşeli insanlar görüyor ve bunu çekemiyoruz."