Bazı yazarlar bir ortamı tutturup her eserinde o havanın etkisini yaşatıyorlar. Jack London da her kitabında sanırım bu üçüncü okuduğum kitabı olacak hep bir soğuk hava hep bir kış hrb bir kar durumu mevcut. Yahu başka bir yerde yaşamadın mı sen diye sorası geliyor insanın. Kitabın tarzı da kafa karıştırır nitelikte. Fabl desem tam o da değil çocuk öyküsü desem dil sade değil. Keşke yayın evi kitap kapağındaki kalite anlayışını çevirmen kalitesindeki homojenlikte de gösterseydi. Koskoca yayın evinde son okuyucu yokmuş galiba hissi uyandırıyor. Her halükarda modern klasikler dizisi okumam devam ediyor.
İyi okumalar... Jack LondonVahşetin Çağrısı
Öteki Çehov okumalarımda yaptığım tespitlere diğer incelemelerimde ulaşabilirsiniz. Bu belirtmeyle tekrara düşmemek için orada yazdıklarımı yinelemeyeceğimi belirtmek isterim.
Çehovun bilindik tiyatro eserlerinden ve bilindik soft tarzından nasibimizi alıyoruz. Ağdalı bir hikaye ve günümüze abartılı denecek şekilde ağır gelen bir olay örgüsü mevcut diyebiliriz. Tabi kişiliğini ve geçmişindeki izlerini ufak dokunuşlarıyla belirtmiş. Aslında Rus yaprak dökümü desem yanılmış sayılmam. Ana fikir ve bir önerimi var mı eserin diye soruyorum..? Bulabilen lütfen bana yazsın. Galiba doğu benzer eser veriyor avrupa da olsa volga nın doğusu aynıdır diyebileceğiniz hatta Türk sinemasındaki Ferdi Tayfur zenginleşmesi tipi bir intikamı bulabilirsiniz. Her halükarda modern klasikler serisi bitirilmesi ve okunulması gereken kütüphaneye değer katan bir dizidir.
Son olarak Ataol Behramoğlu na bir parantez açmadan duramayacağım. Rus dilini öyle bir özümsemiş ki bir çevirisi de kötü olmaz mı insanın... Teşekkürler Behramoğlu...
İyi okumalar... Ataol BehramoğluVişne Bahçesi
Tam Türk Filmi tadında bir roman. Okurken insan geriliyor hatta kendini hikayenin içine koyuyor ve olay örgüsüne kendini kaptırıyor. Bir filmin veya dizinin kalitesi, kötü karaktere sinir olmamızla doğru orantılıdır. Erol Taş rahmetli bu yüzden büyük sanatçıdır. Dönemin şartlarından mıdır nedir Ahmet Mithat efendi nin Dolaptan temaşaa sı da aynı entrika üzerine kurulu bir roman. İnsan sanar ki İstanbul zamparalık üzerine kurulu. Bence şahsi tecrübeleri bu yönde olduğu için tecrübelerini aktarıyorlar. Lakin hep diyorum ve yineliyorum ki ruh aynı ruh millet aynı millet olaylar aynı olay. Yani bugüne koy birkaç objeyi değiştir al sana dizi diye akşam izlet. Zaten senaristlerin kesinlikle bu klasikleri okuduğuna kanaat getirdim. Türk Edebiyatı klasiklerinde SABAHATTİN ALİ yi tek geçerim demeyi burda belirterek seriyi tamamlamaya değer eserler olduğunu yineliyorum.
İyi okumalar... Namık Kemalİntibah