Demiryolu kenarında işçilerin geceleri araç gereçlerini koydukları iki metreye bir metre ebadında büyükçe bir kulübe görürdüm; mecbur kalan birinin buna benzer bir kulübeyi bir dolara alabileceğini, havalandırma için birkaç matkap deliği açtıktan sonra, yağmurlu havalarda ve geceleri içine girip kapıyı çekerek özgür bir şekilde aşkıyla ve ruhuyla başbaşa kalabileceğini düşünürdüm. Bu ev ne çok kötü ne de küçümsenecek bir alternatifti. Dilediğiniz vakte kadar oturabilirdiniz, kalkıp dışarı çıktığınızda da peşinize takılıp kira diye tutturacak ne bir ev ne de bir arsa sahibi olurdu. Bunun gibi bir kutuda soğuktan donmadan yaşayabilecekken birçok insan daha büyük, daha lüks bir kutunun kirasını ödeyebilmek için ölesiye çalışır