Ah, çocuk! Temiz, saf çocuk! Peki, bin yıldan beri kim her zaman yalnızca kişisel çıkarı doğrultusunda hareket etmiştir? İnsanların bile bile, yani gerçek çıkarının nerede olduğunun tam anlamıyla bilincindeyken, onları ikinci plana itip başka yollara saptığını, kimsenin zorlaması olmadan, sanki özellikle, bilerek, kendisine gösterilen yola değil, doğrudan doğruya kendi iradesiyle, karanlıklarda arayarak öteki zor, saçma yola girdiğini gösteren binlerce örneği ne yapacaksınız? Demek bu inat, bu kendi bildiğini okuma inadı onlar için kişisel çıkarlarından daha önemlidir...
İnsanlar hayatlarının kurtulmasını istemiyorlar. Hiç kimse sorunlarının çözülmesini istemiyor. Dramlarının. Önemsiz meselelerinin. Hikayelerinin çözümlenmesini, pisliklerinin temizlenmesini istemiyorlar. Çünkü geriye ne kalacağını biliyorlar. Büyük ve korkunç bir bilinmeyen.
Sermayeler de meta gibi bollaşır. Finans sahipleri bunları nereye yatıracaklarını bilmezler; bunun üzerine, purolarını içerek güneşin altında aylaklık eden mutlu uluslara gidip, demiryolu kurarlar, fabrikalar inşa ederler ve çalışmanın lanetini götürürler.