İman, insanı Sâni'-i Zülcelal'ine nisbet ediyor; iman, bir intisaptır. Öyle ise insan, iman ile insanda tezahür eden sanat-ı İlahiye ve nukuş-u esma-i Rabbaniye itibarıyla bir kıymet alır.
Demek o dâimî cemal, zâil müştaklara razı olmaz. Zira zeval ile acılaşan bir muhabbet, öyle bir cemale lâyık değildir ve öyle bir kemalin düşmanı olur.