Varlık (vücut) ve yokluk (adem) kavramlarını, hayır ve şer bağlamında detaylı şekilde açıklıyor. Adem, mutlak şer olarak tanımlanırken, vücut ise hayır, kemalat (olgunluk) ve güzelliklerin kaynağı olarak kabul ediliyor. Metne göre, evrendeki tüm güzellikler ve olgunluklar varlıkla, yani bir şeyin mevcut olmasıyla ilişkilidir. Vücut, pozitif bir durum olup insanın varlığı ve çevresindeki düzenin temelini oluşturur. Buna karşılık, şer, fenalık ve çirkinlik gibi olumsuzluklar ademden, yani yokluktan kaynaklanır. Adem, bir şeyin eksikliği veya olmaması durumudur. İnsanlar genellikle şerri bir varlık gibi düşünse de bu metin, şerrin aslında bir şeyin yokluğu veya eksikliği olduğunu ifade eder. Örneğin, soğuk, ısının yokluğudur; karanlık, ışığın eksikliğidir. Şer, doğrudan bir varlık değil, bir şeyin olmamasından doğar.
Ayrıca, metin insanın yaşadığı felaketler ve musibetler gibi olumsuz durumların da ademle ilişkili olduğunu söyler. Bir binanın yıkılması, bir parçasının eksikliği ya da yokluğu nedeniyle gerçekleşir. Binanın ayakta durabilmesi için tüm parçalarının var olması gerekir. Bu, vücudun kemal ve düzen için şart olduğunu gösterir. Ancak yokluk, yani adem, varlığa zarar veren, düzeni bozan bir durumdur. Vücut her zaman bir sebebe, yani bir illete dayanırken, adem bir sebebe dayanmaz; çünkü yokluk, eksiklik hali zaten kendiliğinden oluşur.
1. Isı ve Soğuk:
Isı bir varlıktır; bir kaynaktan gelir. Soğuk ise, ısının yokluğundan doğar. Eğer bir yerde ısı azalırsa, soğuk dediğimiz durum ortaya çıkar. Burada soğuk, bir varlık değil, eksikliğin sonucudur.
2. Işık ve Karanlık:
Işık varlık olarak kabul edilir; bir kaynağa dayanır ve enerji taşır. Karanlık ise, ışığın yokluğu olarak tanımlanır. Işık kaybolduğunda karanlık ortaya çıkar. Karanlık, pozitif bir varlık değil,