Abstractist

İnsan, kendi acz-i mutlakıyla Hâlık'ının kudret-i mutlakasını ve derecatını; ve aczin dereceleriyle kudretin mertebelerini hissetmektir. Ve fakr-ı mutlakıyla rahmetini ve rahmetinin derecelerini idrak etmek ve zaafıyla onun kuvvetini anlamaktır. Ve hâkeza noksan sıfatlarıyla Hâlık'ının evsaf-ı kemaline mikyasvari âyine olmak. Gecede nurun daha ziyade parlamasına nazaran, gece zulmetinin elektrik lambalarını göstermeye mükemmel bir âyine olduğu gibi insan dahi böyle nâkıs sıfatlarıyla kemalât-ı İlahiyeye âyinedarlık eder.
Sayfa 424·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Zat-ı Hayy-ı Kayyum'un hitabatına, insan câmiiyeti haysiyetiyle en mükemmel muhatap olmak ve hayretkârane sanatlarını takdir ve tahsin etmekle en yüksek sesli bir dellâl olmak ve şuurdarane teşekküratın bütün envaıyla bütün enva-ı nimetine ve çeşit çeşit hadsiz ihsanatına şükür ve hamd ü sena etmektir.
Sayfa 424·Kitabı okudu
Ana Düşünce: Kâinatta bulunan nimetlerin düzenlenişi ve yaratılışı, insanın ihtiyaçlarına göre özel bir düzen içindedir. Bu düzenlemeler, insanın faydasını gözeterek rahmetin çeşitliliğini insanlara sunmaktadır. Açıklama: 1. Kâinatta Münteşir Nimetler: Kâinatta yayılmış olan çeşitli nimetler (örneğin, hava, su, güneş ışığı gibi), insanın hayatını sürdürebilmesi ve huzurlu bir yaşam sürebilmesi için yaratılmıştır. 2. İnsanın Menfaati: Bu nimetler, insanın faydasına hizmet edecek şekilde bir düzen ve amaçla yaratılmıştır. İnsan, bu nimetleri kullanarak hem fiziksel hem ruhsal olarak yaşamını dengede tutar. 3. Tesbih ve Tanzim: Metinde "tesbih taneleri" benzetmesi, nimetlerin bir araya gelerek bir düzen oluşturduğunu anlatır. Tesbihteki ip, bu düzeni sağlayan bağdır. Nimetler de insanın faydasını gözeten bir ip etrafında dizilmiştir. 4. Rahmet Hazineleri: Kâinattaki her türlü nimet, Allah’ın rahmetinin bir tecellisidir. İnsan, bu rahmetin kapsamlı çeşitliliğine bir liste gibi ulaşır, yani bu nimetlerin hepsi insanın faydasına yönlendirilmiştir. kâinatta var olan düzenin ve nimetlerin, insan merkezli bir rahmet ve hikmet ekseninde yaratıldığını ifade ediyor. Nimetler, insanın ihtiyaçlarına uygun şekilde dizayn edilerek insanın yaşamına anlam katmaktadır. Bu, insanın kâinattaki özel yerini ve Allah’ın rahmetinin büyüklüğünü göstermektedir.

Abstractist

@Abstractist
·
Kâinatta münteşir bütün enva-ı nimeti insanla tanzim etmek… Ve insanın menfaati ipiyle tesbih taneleri gibi tanzim eder, nimetlerin iplerinin uçlarını insanın başına bağlar, rahmet hazinelerinin umum çeşitlerine insanı bir liste hükmüne getirir.
Sayfa 424·Kitabı okudu
Kâinatta münteşir bütün enva-ı nimeti insanla tanzim etmek… Ve insanın menfaati ipiyle tesbih taneleri gibi tanzim eder, nimetlerin iplerinin uçlarını insanın başına bağlar, rahmet hazinelerinin umum çeşitlerine insanı bir liste hükmüne getirir.
Sayfa 424·Kitabı okudu
1. Düzenin Sağlanması ve Süreklilik: Bir sistemi veya düzeni harekete geçiren bir kişi ya da unsur, bu düzenin devam etmesi için hareketsiz ve değişmez (müteğayyir olmamak) olmalıdır. Örnek olarak, iplerle bağlı birçok topu ve gülleleri sürekli düzen içinde harekete geçiren bir sistem hayal edebiliriz. Eğer bu sistemi harekete geçiren kişi ya da mekanizma kendi pozisyonunu değiştirirse (tagayyür ve hareket ederse), sistemin düzeni bozulur. 2. Düzenin Bozulma Riski: Metin, bir mekanizmayı veya düzeni yöneten kişinin, o düzenin devamını sağlamak için sabit kalması gerektiğini vurguluyor. Yani hareket ettiren kişi ya da unsur değişirse, düzenin bozulacağı açıkça belirtiliyor. 3. Prensip: Meşhur olan bu prensibe göre, bir düzeni harekete geçiren kişi ya da unsur, hareket etmemeli ve sürekli bir şekilde değişmeden devam etmelidir. Ancak bu şekilde düzenin sürekliliği sağlanabilir.

Abstractist

@Abstractist
·
tahrik eden bir zat, mütegayyir olmamak ve hareket etmemek lâzım gelir. Mesela, sen çok iplerle bağlı çok gülleleri ve topları çevirdiğin ve daimî intizamla tahrik edip vaziyetler verdiğin vakit, senin yerinde durup tagayyür ve hareket etmemekliğin gerektir. Yoksa o intizamı bozacaksın. Meşhurdur ki intizamla tahrik eden, hareket etmemek ve devam ile tağyir eden, mütegayyir olmamak gerektir; tâ ki o iş intizamla devam etsin.
Sayfa 421·Kitabı okudu