Evimde
Yurdumda
Gözlerimde
Göğümde
Ne işin var her gece rüya bahçelerimde
Gözlerin ne renk olursa olsun
Seni görebildiğim kadar eladır
Ne hatlarla dokunmuşsa dokunsun yüzün
Gök kubbedeki kuşların çizdiğidir siman
Ne deniz ne ay ne de güneş bilir sevgimi
Sana yağdığım kadar hissedersin aşkımı
Ne mektuplar anlatır ne posta kuşları söyler
Bana yakın olduğun kadar , sana derindir hasretim
İsmet ÖzelNurullah GençBülent Parlakİzdiham DergisiAlper Gencer
Diğeri:
Ve en kuvvetli ve hakkalyakîn derecesinde vicdanî ve hissî, bir derece şuhudî olan hakikat-i insaniye haritasını ve enaniyet-i beşeriye fihristesini ve mahiyet-i nefsiyesini mütalaa ile, imanın şübhesiz ve vesvesesiz mertebesine çıkmaktır ki; sırr-ı akrebiyete ve veraset-i nübüvvete bakar. Ve enfüsî tefekkür-ü imanî hakikatının bir parçası, Otuzuncu Söz'ün "ene ve enaniyet"te ve Otuzüçüncü Mektub'un Hayat Penceresinde ve İnsan Penceresinde ve bazı parçaları da sair ecza-yı Nuriyede bir derece beyan edilmiş.
Emirdağ-1 - 147
Şarkılardan akıp hafızama dank eden şey nedir
Takvim yapraklarının arasını dolduran katı cisim nedir
Gölge dediğin şahıs kimdir
Güneş neden delip geçemez ince bir deriyle bir kaç kırık kemiği
Kuru toprak neden bu kadar çamurlu
Anlam veremiyorum ,açılamayan sevda tezgahları neden
Kimdir hayallerimizi bahise yatıran kahpe esnaf
Ağaca can veren su kaç gram hayat taşıyor
Ömrümün veresiye defterine yaz bunları ruveyda
Kirli bataklıklar
Sararmış sazlıklar
Cılız kurbağa seslerinden
Ve sonra güneşin kızılı çatlatan semasından yükseliyor hayalin
Aşk kavramı bana her gün yeniden yorumlandı
Her gün sabah ezanına sarhoş uyanmak ile ödenen bir cezadır bu
Üşürsün diye ellerine üfleyemezken
Nedir bu senden yağan lanet sağınağı
Söyle bana ruveyda ben bu kadar acıya layık mıyım
Hangi coğrafyanın kaderidir
Sevgisiyle her gün yağmalanmak
Kara perdeler giyinip çıkıyorum sokaklara
Ne varsa bende beni ben yapan
Kalmadı içimde hiçbir harf damarlarımın kıvrak kimliğinde
Sevemedik bir türlü yavrum
Şu mayhoş kahkahaları
Ne yapsam her dokunduğum papatya ellerimi kanatıyor
Ne yapsam bilemedim ,güneşi gören her leylak bende bir sıtma tutturuyor
İsmet ÖzelAhmed ArifBülent Parlakİzdiham Dergisi
Derince bir uçurumun kenarında oturmak istiyorum Leyla
Tren raylarının ufukta yok oluşunu görmek
Kaftanının en güzel rengini sere serpe salmış heybetli dağları görmek
Açarız belki nurlardan bir parça
Kamustan bir okyanus
Sonra trenin sonsuzluğa yuvarlanırken gözlerindeki yabancı ay'ı tatmak istiyorum
Sarının en cırtlak tonuyla toprağa kök salmış papatyaları izleyelim
Mavinin en sarıya bulandığı noktada güneşin vedasını dinleyelim
Bulutlardan dökülen yapraklarla dans edelim
Evet Leyla
Sana gel ,her şey gül gülistan olacak demiyorum
Evim çöplük yastığım kederden dokumuş olsun
Ama tek ruh iki cesed gölge yapmış olsun