Seyirci

Herkese kulağını ver, sesini verme herkese akıl danış, kendi aklını sakla her şeyden önce de kendi kendinle doğru ol o zaman gece gündüze varır gibi sende aldatmaz olursun kimseyi.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Kültür-Sanat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Bildiğim bunca çiçek var, her birinde gördüm şunu: Ya rengini senden çalmış, ya da cânım kokusunu."
Sayfa 99·Kitabı okudu
Şiir
Facebook kopyala yapistir.
Aynen! Bugün danışmanı olduğum yüksek lisans yapmakta olan bir öğrencimle fakülte girişinde karşılaştık ve odama kadar beraber yürüdük. Odaya vardığımızda dedim ki: Sen şu birkaç dakika içinde kaç defa “Aynen!” dedin, haberin var mı? “Aynen!” dedi. Dedim ki: “-Evladım, bu kelimeden başka meramımızı ifade edecek başka kelimemiz yok mu? Kime ne desen hemen “Aynen!” diyor.” -Ne diyelim Hocam! -Kelime mi yok? Bağlama uygun hangisi ise onu kullan. -Doğru, de. Öyle, de. Haklısınız, de. Yerinde bir tespit, de. Biraz yukarıdan bir şey söyleyeceksen İsabet buyurdunuz! de. Tam isabet de, ne bileyim de, hatta aynen de de ama yerinde olsun, ölçülü olsun. Birkaç dakikalık konuşmamız sırasında birkaç defa ağzından kaçırdı gene aynen dedi. O sırada bir yerde müdür olan ve de doktora yapmakta olan oğlumla telefon konuşması yapmam lazım geldi. Bu arada ona da dert yandım. Gına geldi artık dedim. O da “Aynen!” dedi. Doktora yapmakta olan, müdürlük yapan, yüksek lisans yapan, lisansta okuyan herkes bir şey desen cevap hazır ve tek kelime: “Aynen!” Geçen bir zat bir televizyon programında dert yanıyor ve gam, kasvet, keder, inkisar, ıstırap, hüzün, kahır, efkâr, tasa, dert, mihnet, sıkıntı, acı, ruhsal gerilim… gibi onlarca farklı duyguyu anlatmak için kullanılan kelimelerimizin tümünün yerine stres kelimesini kullanışımıza hayıflanıyordu. Kendimize yazık ediyoruz. İnsanlar dil ile anlaşırlar. İnsanlar dil kalıpları içinde ancak düşünebilirler. Bütün dertlerin devası dün kinindi, bugün aspirin, yarın kim bilir ne değildir. Dilimizi sevmek, dilimizi geliştirmek zorundayız. Özellikle Geminin üst katında olanlar buna daha bir özen göstermeli. Türkiye’nin en meşhur (!) gazetecisi tutku ile saplantıyı ayıramıyorsa, onda nasıl bir fikir derinliği olabilir ki?! Ve o geminin alt katındakilerin
Televizyon
Nar
Daha ne olduğumuzu bile bilmezken,ne olacağımızı tartışmanın ne alemi var?
Sayfa 23·Kitabı okudu