" Konuşmam yetmiyormuş gibi düşünmeye de başladım. En kötüsü buydu. Çoğu insanlar gibi düşünmeden konuşsaydım kimse bir şey demeyecekti ama ben düşündüğümü söylemeye kalktım. "
...aşağıya doğru öteki misafirlerin arasında bir kurmay göze çarpıyordu. Sarışın, sert ve bakınırken gözlerine takılmamak imkansız! Hacı Adil ara sıra ona dönüyor. Belli ki rütbesi ile nisbetsiz bir önemi var. Biz meşrutiyetin komitacılık aleminde bu önemlere alışmıştık. Salondan çıktıktan sonra hacı Adil'e bu zatın kim olduğunu sordum.
- Mustafa Kemal bey, dedi.
Sonra biraz şaşıca gözlerini manalaştırarak ilave etti:
- yamandır!
" Nasıl yüzüm kızarmasın görünce karşımda, on binlerce insanın kesin ölümlerine gittiğini?
Bir esinti olsun, şan olsun diye,
mezara gidiyorlar - yatağa gider gibi.
Birkaç dönüm yer savaşıp alacakları
orduların kılıç oynamasına izin vermez,
ölülerin gömülmesine yetmez bir avuç toprak!
Ey düşüncem bundan böyle ya kana boyan, ya da beş para etmediğine yan "
...sorulması gereken " niçin tarih boyunca daha çok sayıda kadın şair ya da yazar çıkmadı? " değil, esas soru;
" nasıl oldu da o bir avuç kadın şair ve yazar bu şartlara rağmen gene de çıkabildi? " sorusudur...