“Yolun büyüğü küçüğü yoktur. Bizim yürüyüşümüz ve adımlarımız vardır. Fatih, yirmi bir yaşında İstanbul’u fethetmiş. Descartes da yirmi dört yaşında felsefesini yapar. İstanbul bir kere fethedilir. Usul üzerine konuşma da bir kere yazılır. Fakat dünyada milyonlarca yirmi bir, yirmi dört yaşında insan vardır...”
“Toplum dediği tam olarak neydi? İnsanın çoğulu mu? Toplum denen şey tam olarak nerede bulunuyordu? Tüm hayatımı toplumdan korkarak , onu güçlü, ürkütücü ve korkutucu bir şey olarak hayal ederek yaşadım.”
Cihan gülümseyip mırıldandı:
Yedi ömrüm olsaydı eğer, her akşam şu taraçada, şu rahat divana uzanıp yatmak için birini feda ederdim seve seve; bu şarabı içmek, parmaklarımı şu kaseye daldırıp yemek için…Mutluluk tekdüze bir yaşamda gizli.
Ömer cevap verdi:
Bir, üç veya yedi, ben ömürlerimin hepsini şu taraçaya uzanıp elimi saçlarında gezdirerek geçirirdim.