Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti der Orhan Pamuk. Bu kitap da tüm hayatı değiştirmese bile eh en azından normal bir hayatı altüst edebilir. Kürk Mantolu Madonna alışılmışın dışında bir aşk hikayesi. Yazar bu aşkı bir kuyumcu titizliği ile işliyor romanda. Peki ilginç olan ne? Birbirine her bakımdan zıt olan bu iki ana karakterin (Maria ve Raif'in) sanki yıllar boyu birbirini arayıp durmuş da o gün tablo sayesinde birleşmiş gibi olmaları. Her bir sayfasından şerha şerha aforizma dökülen bu kitabın popülist edebiyat dairesine doğru kaymasının nedeni de budur. Yazarın hayatında tütün kaçakçılığı bile yapmasına sebep olan yokluk ve eserlerinin beş para etmemesi dahi bu popülist gerçeği değiştirmiyor. Son olarak unutmayın ki bu hayatta insanlar ikiye ayrılır Kürk Mantolu Madonna okuyanlar ve okumayanlar.. Ona göre safınızı siz belirleyin...
Divan edebiyatı ile yeni tanısanlar mazmunlara kavramlara hakim olmak isteyenler için çok kapsamlı ve sade bir sözlük. Hobi olarak okumak bile çok şey katar.
Bunu okumadan önce Orhan Veli'nin mektubu yok sanırdım. Şairliğiyle tanırdım. "Bir de sevgilim var pek muteber ismini söylemeyeceğim edebiyat tarihçisi bulsun" der bir dizesinde. İşte o muteber insan meğer Nahit Hanımmış..
Çok sıradan ve tekdüze olmasına rağmen kendisini okutturan bir eser. Evet bazı şeyler çok saçma çok yapay kalmış ama unutulmamalıdır ki bunlar Tanzimat dönemi ürünü yani bir geçiş söz konusu. Eğer bunlar olmasaydı bugunkü anlamda Türk romancılığı da tam manasıyla oturmazdı..
Memleket edebiyatının ve toplumu gercekci bir çizginin yeni yeni oturmaya başladığı 40 lı yıllarda adeta bir Tanzimat dönemi romanı yazan Abdülhak Şinasi gerek üslubu gerek kitabın içeriği nedeniyle ağır eleştirilere maruz kalmıştır. Temiz Türkçenin her sayfada belirgin bir şekilde kullanıldığı kitabı okumakta yarar var.