Sizlere öyle bir kitapla geldim ki rüya ile gerçek arasında sallanan bir sal gibi...
Bu kitap, 'bir rüyanın içinde kaybolmuş bir haritanın peşinde 'sürüklenen tuhaf karakterlerin hikayesi. 17. yüzyıl İstanbul'unda geçen olaylar, gerçekle hayalin, tarihle masalın birbirine karıştığı bir atmosferde ilerliyor.
Dil müthiş. Osmanlı Türkçesinin şiirselliğiyle harmanlanmış cümleler, her sayfada bir şölene dönüşüyor.
Hayal gücü sınırsız.Tarihle fantazyanın bu kadar iç içe geçtiği nadir kitaplardan.
Felsefi derinlik."Gerçek nedir?" sorusunu her bölümde farklı şekilde sorduruyor.
Karmaşa biraz fazla gibi. "Kim kimdir, ne oluyor?" diye geri dönüp okuduğum çok an oldu. Ama yine de sonunda öyle güzel bağlıyor ki yazar bu karmaşa bir süre sonra kitaba büyü katıyor.
Benim için farklı ve kaliteli bir okumaydı.
Seveni olduğu gibi sevmeyeni de çok ama bence yavaş yavaş sindirerek pes edilmeden okunması gereken kaliteli bir eser.
Ben seven tarafta yerimi aldım.
Tavsiye ederim efenim