Seyir eden misin, seyreden mi bu âlemde?
"...belki de ilk defa kendime bakıyorum, kendimi anlamaya çalışıyorum. Hep başkalarını anlamaya çalıştım ben."
"Şu an olmuyorsa şu an vakti değildir ya da o senin değildir."
"Kaçtığın kendinsin, nafile. Her yer sensin, hepsi senin..."
"Değişmiyor, değiştiğini zannediyorsun ama olmuyor."
Çoğu kişi bu kitabı sevmeyebilir, sıkıcı bulabilir bunu söyleyerek başlamak istiyorum. Çünkü kitabı okurken bu şekilde çokça yorumda aldım.
Her kitap herkese aynı etkiyi bırakmaz veya zamanlama olarak o an ona dokunamaz o yüzden bunlar gayet normal durumlar.
Seyir, zamanlama olarak tam isabetli bir dönemde girdi hayatıma. Ma'nın dersleri ile Mina iyileşirken çoğu yerde bende dersler çıkardım. Anı yaşamanın kıymetini anladım. Aslında bilincin bizi nasıl yönettiğini kendi kendimizi nasıl doldurduğumuzun farkına vardım.
Kitabımız 3 bölümden oluşuyor.
İlk bölüm aşırı hızlı akıyor bir oturuşta bitirdim. Mina'nın kendini nasıl yok saydığını okuyoruz çoğu yerde sinir krizi geçirdim
İkinci bölüm ise Ma ile tanışma ve Mina'nın kendini bulmasını okuyoruz. Mina kendini bulurken bende kendimi buldum diyebilirim. Gerçekten yavaş yavaş sindire sindire bir okuma yaptım ve çok faydalı oldu. Bu bölümü sindire sindire okumanızı tavsiye ederim.
Son bölüm de ise olaylar sonuca bağlanıyor. Bilincin bizi nasıl oynattığını, anda yaşamanın kıymetini , önce kendimize acımayı bırakmamız gerektiğini, geçmişte takılı kalarak ve gelmemiş gelecek için dertlenerek şimdiyi nasıl kaçırdığımızı fark ediyoruz.
Benim için çok kıymetli ve kendimi bulduğum bir okuma oldu.
An da yaşamanın kıymeti, geçmişe takılı kalmak , geleceği düşünürken anı kaçırmak şu sıralar kendimde fark ettiğim eksikliklerdi ve şifa getirdi bu kitap.
Ben tavsiye ederim efenim.
Lütfen sakince okuyun