Ahmet Taha Yıldız

Ahmet Taha Yıldız
@Ahmet_yldzz
Psikolog
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Van
46 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·224 syf.··
2026 4. kitabı
Alice Miller’ın "Beden Asla Yalan Söylemez" (orijinal adıyla Die Revolte des Körpers) adlı eseri, psikoloji dünyasında devrim niteliğinde kabul edilen ve "geleneksel ahlak" anlayışını beden sağlığı üzerinden sorgulayan sarsıcı bir kitaptır. Miller’ın temel argümanı şudur: Zihin kendini kandırabilir, gerçekleri bastırabilir veya travmaları unutabilir; ancak beden her şeyi hatırlar. Çocuklukta yaşanan istismar, ihmal veya duygusal baskılar "affetme" mekanizmasıyla örtbas edilmeye çalışılsa da, bu bastırılmış duygular yetişkinlikte kanser, felç veya kronik ağrılar gibi fiziksel hastalıklar olarak gün yüzüne çıkar. Miller, bedenin dürüstlüğünü ve bu dürüstlüğe kulak vermemenin bedelini hatırlatır. Miller, "Anana babana hürmet et" şeklindeki toplumsal ve dini baskının, çocuklukta şiddet görmüş bireyler üzerinde yıkıcı bir etkisi olduğunu savunur. Bu zoraki sevgi ve saygı, bireyin kendi gerçeğine ihanet etmesine neden olur. Bilinçli zihnimiz çocukluktaki acıları silebilir ancak hücrelerimiz o korkuyu saklar. İyileşme, bedenin bu sessiz çığlığını duymakla başlar. Bir çocuğun yaşadığı travmanın yıkıcı etkilerinden kurtulabilmesi için, ona inanan ve acısını onaylayan "bilen bir şahit" (terapist veya duyarlı bir yetişkin) olması gerektiğini vurgular. "Bedenimiz, geçmişte reddetmeye zorlandığımız gerçeği saklayan bir depodur." Bir Psikolog olarak Psikoloji öğrencilerine şiddetle tavsiye ediyorum. Çünkü Alice Miller okumak, sadece bir kitap bitirmek değil, mesleki vizyonda bir "fay hattı kırılması" yaşamaktır. Ders kitaplarında anlatılan kuramsal bilginin ötesine geçip, insan ruhunun en karanlık ve sessiz köşelerine fener tutmak isteyen genç bir psikolog adayı için bu kitap bir zorunluluktur. Saygılarımla
Psikoloji
Beden Asla Yalan SöylemezAlice Miller · Okuyan Us Yayınları · 20194,214 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·460 syf.··
2026 3. kitabı
Kitap, “modern, Batılı ve ilerici" olarak tanımlayan, ancak içinde yaşadığı toplumun değerlerine yabancılaşmış olan "Beyaz Türkler" kesiminin yaşadığı hayal kırıklığını ve geri çekilme sürecini anlatıyor. Yazar, Batı normlarını mutlak doğru kabul eden aydın kesimin, Anadolu insanını ve yerel dinamikleri anlamak yerine küçümsemesini eleştiriyor. Ben bu kitabı okurken her sayfayı değiştirdiğimde günümüz dünyasındaki benzerlikleriyle çağrışım yaptığını gördüm. Bugün sadece Türkiye’de değil tüm Avrupa ve Doğu toplumlarında gördüğümüz “okumuş şehirli sınıf ile taşra arasındaki uçurum” kitabın ana noktası olduğunu düşünüyorum. Bence yazar, "küresel vatandaş" olma iddiasının yerel köklerden kopunca nasıl bir kimliksizliğe yol açtığını göstermeye çalışmış. Kitapta anlatılan dışlama ve birbirini anlamama hali, bugünün sosyal medyasındaki linç kültürüne ve herkesin kendi "yankı odasına" hapsolmasına çok benzer. Beyaz Türklerin kendi doğrularını tek gerçek sanıp diğerini "cahil" ilan etmesi, bugünkü kutuplaşmanın temelidir. Yazar, bilginin değil algının yönettiği bir dünyayı tarif eder. Karakterlerin gerçeklerden ziyade kendi ideolojik kurgularına aşık olması, günümüzün bilgi kirliliği ve dezenformasyon çağıyla birebir örtüşüyor. Yazar Alev Alatlı, "İnsanlar sadece söylediklerinden değil, sustuklarından da sorumludur." mantığıyla, Alatlı bizi sustuklarımızla yüzleştirir.
Edebiyat
Beyaz Türkler KüstülerAlev Alatlı · Everest Yayınları · 2013279 okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2026 2. kitabı
Hakan Günday’ın Malafası’nı incelediğimizde yazarın yeraltı edebiyatındaki sert, ritmik ve çarpıcı üslubunun zirve noktalarından biri. Kitap, mücevher ve deri ticareti üzerinden dönen devasa bir satış makinesinin dişlilerini, o dişlilerin arasında ezilen insanları ve "turist" denen avın peşindeki avcıları anlatıyor. İnsan bir malafa mıdır? Kitabı okurken sadece bir mağaza içinde değil modern köleliğin kalbine davet ettiğini görüyoruz. Kitabı okurken hissettiğim duygu klostrofobi ve hayranlık karışımı… Karakterler isimlerinden ziyade işlevleriyle var olurlar. Hepsi büyük bir organizmanın hücreleri gibidir. Satış yapmadıkları an, yok hükmündedirler. Günday, sistemin insanı nasıl bir "satış aparatına" dönüştürdüğünü, vicdanın nasıl bir "maliyet kalemi" haline geldiğini ustalıkla işliyor. "Dünya bir malafadır. İnsanlar da üzerinde dönen birer halka. Kiminin çapı geniş, kiminin dar. Ama herkes o demir çubuğun üzerinde kendi ölçüsünü bulur. Ya sıkışır kalır ya da boşlukta sallanır."
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
Puan vermedi·300 syf.··
2026 1. kitabı
Eğitim ve çalışma hayatı düzgün entegre edilmezse, "geçicilik" politikası kalıcı bir toplumsal ayrışmaya dönüşür. Kitap, bu iki alanı sadece birer politika başlığı olarak değil, insan onuruyla doğrudan ilişkili hayati meseleler olarak ele alıyor. Kitap sadece okula kaydolmanın yeterli olmadığını, dil desteği olmayan çocukların sınıf içerisinde "izole" kaldığını belirtiyor. Yazarın sadece sorunları listelemediğini, aynı zamanda "ne yapmalı?" sorusuna dair hak temelli çözüm önerileri sunduğunu görüyoruz.
Çabuk ÇabukDoğuş Şimşek · Pencere Yayınları · 20191 okunma
Puan vermedi·5004 syf.··
2025 1. kitabı
Osmanlı İmparatorluğu Tarihi kitabının yazarı hakkında bilgi vermekle başlamak istiyorum. Johann Wilhelm Zinkeisen (1803-1863), Alman tarihçi ve yazar, özellikle Osmanlı İmparatorluğu üzerine yaptığı kapsamlı çalışmalarla tanınır. Zinkeisen, 19. yüzyılın önemli tarihçilerinden biridir ve Osmanlı tarihine dair Batı'da yazılmış en detaylı eserlerden birini kaleme almıştır. Almanya'nın Jena kentinde doğan Zinkeisen, tarih alanında derin bir eğitim almış ve özellikle Doğu Avrupa ve Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi, sosyal ve kültürel tarihine odaklanmıştır. Zinkeisen'in en önemli eseri, "Geschichte des Osmanischen Reiches in Europa" (Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'daki Tarihi) adlı çalışmasıdır. Bu eser, Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa topraklarındaki tarihini detaylı bir şekilde ele alır ve 19. yüzyılın ortalarına kadar olan dönemi kapsar. Zinkeisen, Osmanlı tarihini Batılı bir perspektiften incelemiş olsa da, eserinde Osmanlı kaynaklarına ve arşiv belgelerine de başvurmuştur. Bu nedenle, çalışması dönemi için oldukça kapsamlı ve özgün bir kaynak olarak kabul edilir. Zinkeisen'in "Osmanlı İmparatorluğu Tarihi", Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan 19. yüzyılın ortalarına kadar olan süreci detaylı bir şekilde ele alır. Eser, özellikle Osmanlı'nın Avrupa'daki genişlemesi, siyasi ilişkileri, askeri seferleri ve toplumsal yapısı üzerine odaklanır. Zinkeisen, Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa tarihindeki rolünü anlamak isteyenler için önemli bir kaynak sunar. Eser bazı yönleriyle öne çıkmakta mesela kapsamlı kronoloji Zinkeisen, Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihini kronolojik bir düzende ele alır. Kuruluş döneminden başlayarak, imparatorluğun yükselişi, genişlemesi ve gerileme dönemlerini detaylı bir şekilde inceler. Siyasi ve askeri tarih olarak ele aldığımızda eser,
Tarih
Osmanlı İmparatorluğu TarihiJohann Wilhelm Zinkeisen · Yeditepe Yayınevi · 201119 okunma