...kimi sosyalistler, sermayeyi ve emeğin sermaye tarafından sömürülmesine dayanan toplumsal yapıyı reddettikten sonra bu noktada kalmışlar; bizim görüşümüze göre sermayenin asıl gücü olan devlete ve onun kalelerine; merkezi iktidara, her zaman bir avuç azınlığın haklarını savunan yasalara, sermaye egemenliğinin koruyucu ve kollayıcısı mahkemelere karşı çıkmamışlardır.
Anarşizme gelince, o bu kurumların yalnızca eleştirisiyle yetinmemekte, yumruğunu yalnız sermayeyi yok etmek için değil, bugüne dek halk yığınlarına kutsal diye yutturulmuş bütün kurumlar; devleti, merkezi yönetimi, devletin tüm yasalarını, mahkemelerini darmadağın etmek için kaldırmaktadır.
Toplumsal bilimler henüz fizik ya da kimyanın kusursuzluğuna erişmekten uzaktır. Bir ay sonranın, hatta bir hafta
sonranın hava durum unu kestirmekte zorlanıyorsak eğer, rüzgâr, yağmur gibi doğa olaylarından çok daha karmaşık olan toplumsal olaylarda geleceğe ilişkin bilimsel kestirimlerde bulunmak mümkün değildir.
Tahakküm, suça eğilimli birinin bir birey üzerindeki tecavüzü olabileceği gibi, bir kişinin tüm diğerleri üzerindeki ya da tüm diğerlerinin bir kişi üzerindeki tecavüzü de olabileceğinden, her koşulda mahkûm edilmelidir; oysa tecavüze direniş savunulabilir ve gerekli bir şeydir. Hem yurttaşın hem de grubun, özsavunmaları için idam cezası da dahil her tür şiddete hakkı vardır.