Yeliz Akça

Yeliz Akça
@Akcag
Adü / psikoloji
16 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
“... yüreğinde bir şeylerin öldüğünü, boşluğu duydu, hiç bir haz, hiç bir amaç kalmadığını hissetti. Kendi içine alıp bekledi. Irmaktan öğrenmişti, şunu öğrenmişti: Beklemek, sabretmek ve kulak verip içini dinlemek.“
Sayfa 103
Reklam
İnsanlar, hele şu son zamanlarda bir özgürlük teranesi tutturdular; neymiş bu peşinde koştukları özgürlük? Yalnızca esirlik ve kendine kıymadan ibaret! Çünkü insanlar, “ihtiyaçlarını temin etmeye bak, sen de en yüksek, en zengin kişilerle aynı haklara sahipsin” inancına saplandılar. “İhtiyaçların giderilmesi konusunda hiç çekinme, hatta isteklerini alabildiğine artır!” Herkesin dilinde bu var, özgürlük böyle anlaşılıyor. İhtiyaçları alabildiğine genişletmek hakkı neler doğurur? Zenginleri yalnızlığa ve manevi çöküntüye, yoksulları kıskançlığa, suç işlemeye götürür. (…) Özgürlüğü, ihtiyaçlarını genişletmeye ve gidermeye yarayacak bir araç saydıkları için yaratılışlarına zıt giderler, anlamsız, ahmakça istek, alışkanlık ve ipe sapa gelmez hayallere yer verirler. Sırf karşılıklı kıskançlık, şehvet ve kibir için yaşarlar. Ziyafetler, gezip tozmalar, arabalar, rütbeler, buyruk kulu uşaklar öyle önemli bir ihtiyaç sayılır ki, uğruna hayat, onur, insan severlik her şey feda edilir. Bunları sağlayamayınca kendine kıyanlar bile olur. Zengin olmayanlar arasında da aynı şeylere rastlanır. Yoksul tabaka ulaşamadığı isteklerini, kıskançlıklarını şimdilik sarhoşlukla körletir. Ama pek yakında şarap yerine kanla sarhoş olacaklar, gidiş o gidiştir. Sorarım size: Böyle insan özgür olabilir mi?
"Çevresini saran insanların hiçbiri umrunda değildi, hiçbirini sevmiyor, hiçbirine hınç duymuyordu; şurada, tarlanın kenarında ellerinde parıldayan kocaman tırpanlarıyla duran, arada sırada ellerini gözlerine siper edip merakla ona doğru bakan çiftçiler kadar umursamıyordu onları."
Dünyaya bir kadının eli deyse Zeyna! Şöyle ağır bir halı gibi çırpılsa Tozlar havalansa.
İnsanlar aradığında gelmezler,aramadığında keşke beni çağırsaydın derler.