Çevrende görüyorsun, kendin yaşıyorsun. "Sen çalışıyorsun evin erkeğisin, ben de çalışıyorum bana bağırmaya hakkın var mı?" diyor. Abi ben sabahleyin gömlek bulamazsam ben bağırmayacak mıyım şimdi eşime? Pantolonumu bulamazsam ben bağırmayacam mı? "Akşama kadar nerdesin diyemiycem mi ben "Ne bağırıyorsun, ya sen kimsin?" diyor. Ya ben senin eşinim, evinin reisiyim ben senin, söz sahibi benim. Yani diyorlar ki kadın erkek eşittir. Bu asla, kesinlikle yanlış. Kadın da çalışır sen de çalışırsan birtakım rahatsızlıklar giriyor işin içine. Yani yanında bir yastığa baş koyduğun hayat arkadaşın, eşin, "evin erkeğisin çalışıyorsun, ben evin kadıyım çalışıyorum sen bana gömlek için nasıl bağırıyorsun" diyor. Bu sefer her şey terse dönüyor. Ha kadın evde kalır da işini bilirse, sabahleyin sen dersin ki akşama kadar evdesin, niye benim sabaha bir gömleğim hazır değil?" dediğin zaman o sessiz kalır. Ben kadının çalıştığına karşıyım. (G2)
Cahil insanlar bunlar. Yani benim gibi köylerden gelip de şehirli olan kişiler. Hanım çalışıp da ben yiyemem diye konuşan insan, topluma girmemiş, insan yüzü görmemiştir. Sadece kendi getirdiği üç kuruşu yiyen insanların bu memlekete ne faydası olur! Varsa iş hanım da çalışacak. Çok afedersin yani benim hanım da çalışıyor. Ben rahatsızım yani disk kayması var, benim hanım çalışıyor. Orospuluk mu yapıyor burada? İşte o geri toplumlar, köyden gelen toplumlar böyle görüyor. Efendim benim hanım iş yapacak, kötü yola düşecek. Zaten hanımında öyle bir şey varsa düşer.
Şimdi ben ilk evlendiğim zaman eşime "sen de çalış deseydim olurdu. "Sen ne çalışacaksın otur evinde" dedim. Şimdi şöyle bir bakıyorum, evet hata etmişim. Bir ailede beraber çalışmak lazımmış. Eğer eşlerin çalışma ortamı var ise beraber çalışıp o ailenin geleceğini hazırlayabilmek gerek.