Kemal tahirin nehir romanlarından mütareke devrinin kurtuluş savaşının romanı, savaşçı ama nasıl savaşçı yorgun...
kitap 2 bölümden oluşuyor ilk bölüm ülkesi için bir şeyler yapmaya çalışan siyasetten uzak duran Yüzbaşı cemil ve kaçak ittihatçıların kaçışı konu edinilmiş.
Yorgun savaşçı ilk olarak yüzbaşı (Yorgun savaşçı ) Yüzbaşı cemil beyin teyzesinin evinde, karlı bir İstanbul havasında, mütareke devrinde başlıyor itilaf devletlerinin işgal ettiği İstanbul'da bir Osmanlı Yüzbaşısı cemil 14 yıl savaş savaş dolaşmış durmamış, yaşıtları eğlence hayatında gününü gün ederken o ülkesi için birşeyler yapmaya uğraşmış bir yüzbaşı. bakmayın yorgun olduğuna o hala bir şeyler yapma hevesinde, kendisi bir eski ittihatçı olan cemil, o sırada İstanbul'da olan ittihatçılarla hala irtibat halinde ama bir yandan kendi kendine içinde hesaplaşırken bir yandan toplumla hesaplaştığını görüyorsunuz.
gerçekten kitap boyunca diyaloglar muazzam yazılmış adeta bir tarih dersi
niteliğinde, yalnız aynı derecede tarih bilmeyen bir kişiyi bunaltacak ve anlamasını güçlendirecek düzeyde olduğunu belirtmek gerekir, yazar kitap boyunca öyle bir iklim oluşturmuş ki gerçekten her sahne ayrı ayrı gözünüzde canlanıyor her duyguyu hissediyorsunuz.
Etrafında gerçekleşen olaylar veya mazide yaşadığı olayları anlattığında anlıyorsunuz o bu mevzuların anlatıcısı değil mağduru olmuş, toplum tarafından yenik bir ordunun yüzbaşısı olması dolayısı ile yadırganan cemil bir yandan eski güzel günlerini hatırlıyor, bir yandan ölenle hayalinde hesaplaşıyor bir yandan bir çıkmaza girdiğini anlıyorsunuz. bakmayın yorgun savaşçı denildiğine onun bedeni değil ruhu yorgun.
Kitapta en dikkat çeken kısım kurtuluş savaşı başladığı safhada hiçbir karakterin öne çıkarılmaması bu sanırım Kemal Tahir'in Mücadeleyi