Yavaşça pencereye doğru yürüdü; oradan Berlin’i, evini ve evinin etrafındaki sokakları, masalarda oturan, köpüklü içkilerini içerken komik hikâyeler anlatan insanları görebilmeyi umuyordu. Yavaşça ilerledi; çünkü hayal kırıklığına uğramak istemiyordu. Fakat burası yalnızca küçük bir çocuk odasıydı ve pencereye ulaşması pek uzun sürmedi. Yüzünü cama dayadı ve dışarıda olanları gördü. Bu defa gözleri fal taşı gibi açılıp ağzı O şeklini alınca, kolları uzamadan, yanında kaldı. Çünkü bir şey onun, soğuk bir ürperti ve güvensizlik hissetmesine neden olmuştu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
En güzel deniz:
Henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk:
Henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz:
Henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
Henüz söylememiş olduğum sözdür...