Cengiz Aytmatov' un okuduğum ilk kitabıdır. Kısa bir kitap olmasına rağmen savaş, savaştan geriye kalanlar, aile bağları, birlik, beraberlik gibi konuları; umut, sevinç, hüzün gibi duyguları da bu kısa kitabın içine öyle güzel yerleştirmiştir ki yazar su gibi akıp gider adeta.Savaşın sancısını çekersiniz kitap bitene kadar ve sonunda da ağlatır adamı.
- Ey Güneş, bak, bu benim karımdır! Ne kadar güzel değil mi? Yüzgörümlüğü olsun diye ışınlarını gönder, sıcaklığını, aydınlığını ver!
- Bugün kendi kendime diyorum ki, eğer dünyadaki bütün insanlar, o gün bizim köyde olduğu gibi hep iyi şeyler düşünseydiler, çocuklarını, kardeşlerini, babalarını, eşlerini bizim kadar çok sevseydiler, belki savaş hiç başlamazdı.
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202278bin okunma
"Tıp, hukuk, bankacılık- bunlar hayatı sürdürmek için gereklidir. Peki ya şiir, romantizm, aşk, güzellik? Bunlar ise uğruna hayatta kaldığımız şeylerdir!"
"...Ahırların bitimindeki, koşum takımlarının durduğu odanın kapısı kırıldı; gemler, burun halkaları, köpek zincirleri, Bay Jones'un domuzları ve kuzuları iğdiş ederken kullandığı kıyıcı bıçaklar kuyunun dibini boyladı. Dizginler, yularlar, meşin göz siperleri, onur kırıcı yem torbaları, avluda çöplerin yakıldığı ateşe atıldı. Kamçılarda. Kamçıların aleve karıştığını gören bütün hayvanlar sevinç içinde hoplayıp zıplıyorlardı. Snowball, pazara gidildiği günlerde atların yelelerini ve kuyruklarını süsleyen kurdeleleri de ateşe attı.
"Giysi, İnsanoğlu'nu çağrıştırır," dedi. " Kurdele de giysilerden sayılır. Tüm hayvanlar çıplak dolaşmalıdır."