Atatürk ibadetine bağlı biri değildi, ancak
ibadet edenlere hürmeti vardı. Fevzi Çakmak Paşa
da dâhil çevresinde namaz kılan pek çok insan
vardı. Onlara genelde “Namazınızı da kılın, resim
de yapın” dermiş. Dünya hayatından vazgeçmemeyi öğütlermiş. Kız kardeşinin
anlattığına göre, Ramazan ayı ya da kandil geceleri
gibi özel zamanlarda çok ihtimamlı olurmuş.
Bazen kendisi de oruçlu olduğu halde kız
kardeşine iftara gidermiş. Annesi için Kur’an
okuturmuş. Yine Ramazan ayı geldiğinde ince saz ekibini
köşke sokmaz, meşhur sofrasında içkiye yer
vermezmiş. Misafirleri arasında oruç tutan,
namaz kılan olursa her türlü kolaylığı sağlatırmış.
Çanakkale şehitlerinin ruhuna mutlaka her yıl
dönümünde Kur’an okuturmuş. Kendisi de
Kur’an okur, iyi okunmasını istermiş.
«Bana insanlardan mı bahsediyorsun» demişti. «İnsanlar mazide ve tarihin yaprakları arasında kaldılar. Bu gördüklerin birer karikatürden başka bir şey değildir.»