Kanunî'den sonra (1566) gelen Osmanlı hükümdarlarının münakaşasız şekilde en büyüğü olan II. Mahmud Türkiye tarihinde de modern devrin açıcısıdır. İyi şair, bestekâr ve hattattı. Mahlası "Adlî” idi. Devrinin bütün bilgileriyle mücehhezdi. Son zamanlarında biraz Fransızcâ da öğrendiği rivayet edilmektedir. Bütün Batılı tarihçilerin "büyük hükümdar” olarak vasıflandırdıkları II. Mahmud doğuş eseri olan dehâsı bir yana, sabrı, takip fikri, azmi, bir işi sona erdirme, icabında adımını geri alıp yeri geldiğinde ise son derece atak ve sert olma gibi III. Selim'de pek bulunmayan vasıfları nefsinde toplamıştı. Onun gibi büyük bir sanat koruyucusu ve imarcı olan II. Mahmud, imparatorluğun en felâketli bir ânında dağılması adetâ muhakkak bir durumda tahta geçmişti.
Birinci kitabın devamı minvalinde bir kitap. Türk tarihi ile merak giderecek düzeyde. Yine birinci kitap gibi soru - cevap üzerinden ilerlediği için sıkmıyor. Okunmaya değer.
Fatih Sultan Mehmed 49 yaşında öldü, babası II. Murad’ın da ölümü 48 yaşında yine benzer hastalıklar sebebiyle gerçekleşti. Bunda kalıtımsal faktörler olduğu gibi hükümdar hayatının da etkisi vardır. Sıhhatli ve düzenli bir yaşam yok; ömürlerinin yarısı, olmadık coğrafyalarda ve seferlerde geçiyor. Tabi basit bir yeniçeri gibi çamurda yürümüyorlar ama at üstünde yolculuk edip otağda kalıyorlar.
Bizim millet acıya alışmış. Biz hepimiz bahtsızlığa o kadar alışmışız ki, sevinç anormal geliyor... Bizde yüksek sesle gülmek ayıpların başında sayılır.