Fahrenheit 451 kitabı, yıllardır okumak istediğim ve bana çokça övülen bir eserdi. Eninde sonunda okuduktan sonra fikirlerim biraz karmaşık diyebilirim.
Bu kitabı dönemsel olarak değerlendirmemek epeyce yanlış olur açıkçası. Okura sunduğu distopya aslında günümüze kadar güncelliğini koruyor ve hatta yazarın kendisinin bile tahmin edemeyeceği kadar günümüz dünyası ile paralellik taşıyor.
Bu paralelliğin gerçekten tek farkı bilginin, haberin ve bilimum her ürünün kısaltılıp küçültülerek mini mini paketler haline getirilmesinin dünyadaki kitapların yakılmasıyla değil, insanların sosyal medya üzerinden bireyeselleştirilmesi ile uyutularak yapılması. Ki bazı açılardan bakınca gerçek dünyadaki durum sanki daha da korkunç.
Bradbury, tüm bunları daha televizyonun yeni yeni yaygınlaşmaya başladığı dönemde yazmış. Kitapta "aile" olarak bahsedilen ve insanların hiç görmediği, bağlantısının olmadığı, yalancı kişiliklere bağlanmasının; günümüzde sosyal medya fenomenleri ve influencerları aracılığıyla yaşanıyor olması da inanılmaz bir öngörü diyebilirim.
Kitabın bence eksik noktası bitişinin bende sönük bir iz bırakması. Hatta roman içerisinde yaşanan olaylar genel olarak insanda merak uyandıran bir senaryo çizmiyor. Guy Montag'ın hikayesi, sadece yazarın kafasında kurduğu distopyayı sunmak için bir araç olarak kalmış.
Ancak buna rağmen günümüz dünyası ile korkutucu düzeyde benzerliği ile benden 7/10 puanını alacak kadar da iyi bir kitap. Tek üzüntüm bana övüldüğü kadar akıcı ve güzel bir anlatının olmamasıydı açıkçası.
Ray BradburyFahrenheit 451
Uzun bir aradan sonra dönebildiğim okumalarıma Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf'unu bitirerek başlıyorum.
Türk Edebiyatı'nda köy yaşamını anlatan, türünün ilk örneklerinden biri olan bu kitabı açıkçası beklediğim gibi bulmadım. Sabahattin Ali her ne kadar teknik olarak güzel bir iş çıkarmış olsa da birçok yerde kullanılmayan ve okuru olay akışından uzaklaştıran betimlemeleriyle, roman içerisinde geçen bazı konuların kullanılmayıp kenara atılmasıyla (Örneğin Dünya Savaşı'ndan onca kez bahsedilmesine rağmen hikayeye hiçbir etkisinin olmaması gibi) ve karakterlerin birçok noktada addedilen özelliklerini yansıtmamasıyla beni hayal kırıklığına uğrattı.
Açıkçası Kürk Mantolu Madonna ve İçimizdeki Şeytan kitaplarında bu gibi konuların üstesinden daha iyi geldiğini düşünüyorum yazarın. Elbette bu kitabın hem yazarın ilk romanı olması, hem de bu türde yazılan ilk eserlerden olmasını unutmamak gerek.
Her zaman yaptığım gibi olumlu eleştirilerimi de son kısımda yapayım: Sabahattin Ali kitabın birçok kısmında dönemin Anadolu'sunun çerçevesini güzel çıkarmış. Bu çerçevenin içini de okura anlattığı olayların örgüsü gayet güzel düşünülmüş bir şekilde doldurmuş. Ah bir de okurken birçok noktada "Ne alaka ya?" cümlesini söyleme zorunluluğunda kalmasaymışım, işte o zaman benim için çok güzel bir roman olurdu Kuyucaklı Yusuf.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,8bin okunma