Hakikaten de hiç durmadan seçiyor, yine hiç durmadan birçok şeyler terk ediyoruz. Zaman içinde aldığımız yol, olmağa başladığımız ve olabileceğimiz şeylerin kırpıntılarıyla doludur. Yalnız sayısız hayatlara sahip olan tabiat bu temayüllerin hepsini saklar ve her biriyle ayrı ayrı yönlerde tekâmül eden türlü neviler yaratır.
Hâfıza, bir çekmecenin muhtelif gözlerine hatıraları yerleştiren, yahut deftere geçirilen bir meleke değildir. Ortada ne defter ne çekmece ne de meleke vardır, çünkü böyle bir meleke durmaksızın çalışmaz, istediği ve gücünün yettiği zaman çalışır, halbuki geçmişin geçmiş üzerine yığılması hiç durmadan olur. Daha doğrusu geçmiş kendi kendini otomatik olarak hıfzeder.