Eser, Selçuklu-Osmanlı, Türk tahta oymacılık sanatına ait çeşitli bilgiler veriyor. Rahlelerin yapılışı hakkında açıklamalar ve notlar, rahlenin künyesi verilip numaralandırılarak ifade edilmiş. Görseller, kitabın sonunda katalog şeklinde geçiyor. Bendeki 1968 tarihli basım olduğundan görseller siyah beyaz, biraz da tahrif olmuş. Ve fakat ben koleksiyonluk için aldım. Sayın Cevdet Çulpan kitabı kaleme almasının gayesini ön sözde şöyle açıklıyor:
1. Üzerinde muhtelif sanatkarların çeşitli incelikler göstermiş oldukları rahleler; tahta oymacılığı gibi çok geniş bir sanatın önemli kollarından birini teşkil etmekte olduklarından, bunları her devirdeki sanat tarzları bakımından - mümkün olduğu kadar - toplu bir şekilde gözden geçirmek imkanını hazırlamak, dolayısıyla sanat tarihine bu sahada bir hizmette bulunmak,
2. Zamanla bir yandan yıpranan ve sayılan günden güne azalan bu sanat eserlerinin örneklerini, hiç olmazsa, bir kitap halinde tespit etmek,
3. Bilhassa, dedelerimizin ele aldıkları her bir konuda kemale ulaşmak hususunda gösterdikleri titizlik, azim ve iradeyi belirtmek, Türklüğün kökündeki bu yüksek kaliteli yaratıcılık ruh ve enerjisinin daima taze ve zinde tutulması lüzumuna işaret etmek. (Burada rahleler, bu hususta ancak bir misal teşkil etmektedirler)
Bilhassa Kur'anı -saygı nişanesi olarak- zeminden yüksekçe bir yerde tutmak, rahatça okumak ve bir yerden diğer bir yere kolayca nakletmek amacı ile vücuda getirilen (Rahle)lerin imalinde sanatkarlar öyle duygu ve düşüncelerle büyülenmişlerdi ki rahlenin adi bir marangozluk işi değil, adeta (Sultan Kur'an)a bir (Taht-ı revan) olmasını diliyorlardı. Çünkü orada (ilahi bir kitap) bahis konusu idi. Bundan ötürü kendilerini tamamıyla sanatlarına vermişler, her biri diğerinden daha güzel iş yaratmaya çalışmış, bu suretle de çok güzel eserler meydana gelmiştir.
Yeşim taşı, eski Türklerde kutlu sayılırdı. Efsanelere göre: bir gece gökten bir nur sütunu bir kayın ağacı ile bir fıstık çamı üzerine inerek orada yeşimden bir kaya vücuda getirmiş. Eski Türkler kutlu dağ diyerek bunun etrafında tavaf ederlermiş. (Ziya Gökalp: İslamdan evvel Türk medeniyeti tarihi) . Türk - İslam sanatı devrinde de yeşimden bir rahle yapılmış olması çok ilgi çekicidir.
Sayın Emel Esin; Ahmet Yesevi'nin divanındaki (Henüz hayatta iken, yer altına kadem bastığı) felsefesinden ilham alarak, bu zatın sandukası rengini: (kışın ölüp baharda tekrar haşrolan açık yeşil ve ferah bir ağaç)a benzetmektedirler. Adı geçen Kur'an rahlesi ile türbedeki eserleri meydana getiren sanatkarlar Yeşim (Jade) kullanmak suretiyle (Rahmet - Mağfiret) ve (Tekrar diriliş) düşüncelerini de tazelemek istemiş olsalar gerektir.
Sayfa 37 - Milli Eğitim Basımevi, 1968·Kitabı okudu