Zeynep Mart

Zeynep Mart
: Lâlezarî Mehmet Efendi, Ferîd-i Cihân Şükûfesi
Türkçe Öğretmeni
Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi
164 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Çaresi olmayan hastalıkta acılar sona erer, İyileşme umuduyla duyulan acı beterini görüp diner. Yas tutmak gelmiş geçmiş yaramazlıklara, Yol açar kısa yoldan yeni mutsuzluklara. Kader alıp götürürse elde tutamadığımızı, Soğukkanlılık alaya alır kaderin zararını. Soyulduğunda gülen, hırsızdan bir şey çalar, Boş yere kederlenen, kendi kendini soyar.
Sayfa 48 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tiyatro
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
ekmek
Rüzgara tutunmuş gidiyor insan Benzemiyor bu, işe gitmeye. Nasılsın ekmek, beni sorarsan Eh işte. Her şeyin annesi sensin fırından gelen koku, Böyle demiştim bir şiirimde.
Sayfa 54 - Muhit Kitap·Kitabı okudu
Şiir
ekmek
Bir apartmanın bodrum katında, Ben eskiden yeryüzünde yaşardım, Diye mırıldanan bir kapıcının Kalbi yükselir, yükselir de De işte. Benim bu açlığım nefsi müdafaa, Böyle mi demişti Afrikalı o çocuk Ne ilgisi var çocuğun kapıcıyla Var işte.
Sayfa 52 - Muhit Kitap·Kitabı okudu
Şiir
Sesine güvenen kuş gibi ölüm Konar, ömrümüzün dalına. Fena mı? Fena.
Sayfa 52 - Muhit Kitap·Kitabı okudu
Şiir
Kendimi de koysam ayağımın altına Yine de yetişemiyorum ey aşk Omzunun hizasına. Çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu Ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken benimle. Budanan oğullar gibiyim, sessiz ve narin Nereye konsam geri sayım başlıyor Kurcalıyor beni bir çırağın elleri Ah, unufak olsam ve desem ki Ağzın tat görmesin hayat Kandırdın beni.
Sayfa 37 - Muhit Kitap·Kitabı okudu
Şiir