Çaresi olmayan hastalıkta acılar sona erer,
İyileşme umuduyla duyulan acı beterini görüp diner.
Yas tutmak gelmiş geçmiş yaramazlıklara,
Yol açar kısa yoldan yeni mutsuzluklara.
Kader alıp götürürse elde tutamadığımızı,
Soğukkanlılık alaya alır kaderin zararını.
Soyulduğunda gülen, hırsızdan bir şey çalar,
Boş yere kederlenen, kendi kendini soyar.
Sayfa 48 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Rüzgara tutunmuş gidiyor insan
Benzemiyor bu, işe gitmeye.
Nasılsın ekmek, beni sorarsan
Eh işte.
Her şeyin annesi sensin fırından gelen koku,
Böyle demiştim bir şiirimde.
Bir apartmanın bodrum katında,
Ben eskiden yeryüzünde yaşardım,
Diye mırıldanan bir kapıcının
Kalbi yükselir, yükselir de
De işte.
Benim bu açlığım nefsi müdafaa,
Böyle mi demişti Afrikalı o çocuk
Ne ilgisi var çocuğun kapıcıyla
Var işte.
Kendimi de koysam ayağımın altına
Yine de yetişemiyorum ey aşk
Omzunun hizasına.
Çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu
Ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken benimle.
Budanan oğullar gibiyim, sessiz ve narin
Nereye konsam geri sayım başlıyor
Kurcalıyor beni bir çırağın elleri
Ah, unufak olsam ve desem ki
Ağzın tat görmesin hayat
Kandırdın beni.