Libranabooks2

Libranabooks2
Küçük Prensimin Annesiyim 🩵 “Kendi hikayemin kahramanı.”️️ “Yıldızları kovalayan bir düş avcısıyım.”️
Dört bin yılı aşkın süredir Afrika kültürlerinde kadınlar sünnet edilmekteydi. Çoğu kişi, uygulamanın Müslüman ülkelerin neredeyse büyük kısmında geçerli oluşundan, bunun Kur’an’ın emri olduğuna inanıyor. Ancak bu doğru değil; ne Kur’an ne de İncil'de Tanrıyı memnun etmek için kadınları kesmekten bahsedilmez. Uygulama sadece kendini kadınlarının seksüel armağanlarının sahibi olduğundan emin olmak isteyen cahil ve bencil erkeklerce teşvik edilip desteklenmekte Erkekler kadınlarının sünnet edilmesini istemekte, anneler kızlarının kocasız kalması korkusuyla buna göz yummaktalar. Sünnet olmamış bir kadın; kirli, tecavüze uğramış ve evlenilmez kabul edilmekte. Benim içinde büyüdüğüm gibi göçer bir kültürde evlenmeyen kadınlara yer yoktur, dolayısıyla anneler kızlarının en iyi fırsata sahip olacağından emin olmanın en büyük görevleri olduğunu düşünürler, tıpkı Batılı bir ailenin kızını en iyi okula göndermeyi bir görev kabul etmesi gibi. Her yıl milyonlarca kızın sakat bırakılmasında cehalet ve hurafelerden başkaca bir sebep yoktur. Dahası, sonrasında nesilden nesile artarak yaşanan acı, ıstırap ve ölüm bunu durdurmak için yeterli bir nedendir.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Dünya Sağlık Örgütü ile yapılan çalışmalar sonucunda problemi gözler önüne seren oldukça dehşet verici istatistiklere ulaşılmıştı. Rakamları gördükten sonra bunun sadece benim problemim olmadığını gördüm. Kadın Sünneti, ya da bugün tercih edilen deyimiyle Kadınlarda Genital Sünnet (KGS), Afrika'nın yirmi sekiz ülkesinde sıkça uygulanmaktadır. BM, bu uygulamanın 130 milyon kız ve kadında gerçekleştirildiğini tahmin etmekte. Her yıl 2 milyon kız bunun kurbanı olmakta. Operasyonlar çoğu kez ilkel ortamlarda bir kasabalı kadın tarafından yapılmakta. Anestezi kullanılmamakta. Ellerine ne geçerse kullanmaktalar: jilet, bıçak, makas, kırık cam parçaları, keskin taşlar ve hatta bazı bölgelerde dişlerini. İşlem coğrafik bölgeye ve kültürel uygulamalara göre değişiklik göstermekte. İşlemin bıraktığı en küçük hasar kadını ömür boyu seksten zevk almaktan mahrum bırakan, klitorisin kesimiydi. Sorunun öte yakasında, Somali'de, yüzde 80 oranında, vajinanın iki kısmının birbirine dikimi vardı. Bu benim de maruz kaldığım yöntemdi. Bunun hemen ardından görülen komplikasyonlar, şok, enfeksiyon, anüste hasar, nedbe oluşumu, tetanoz, septisemi, HIV ve Hepatit B'dir. Uzun dönem komplikasyonlar ise sistit ve vulva çevresinde apseye yol açan kronik üriner enfeksiyonlar, ıstıraplı nöromalar, giderek artan ürinasyon güçlüğü, dismenore, menstrual kanın batında toplanması, frijite, depresyon ve ölümdür.
Cehalet, Afrika kıtasındaki pek çok kadının ıstırap içinde yaşamasına neden oluyordu. Çölde annem gibi parası ve gücü olmayan kadınlara kim yardım eli uzatacaktı? Birileri seslerini duyuramayan o küçük kızlar adına konuşmalıydı. Ve madem ben bir göçebe olarak hayata başlamıştım, onlara yardım etmek benim boynumun borcuydu. Hayatımda olan onca şeyi nasıl şans eseri yaşadığımı asla açıklayamam. Fakat aslında salt şansa asla inanmadım. Hayatımızda bundan daha fazlası olsa gerek. Tanrı beni evden kaçtığım sırada çölde aslandan korumuştu ve o andan sonra Tanrı’nın beni hayatta tutmak için bir planı olduğuna inandım. Ancak böyle tanrısal bir neden varsa, bu neydi?
Somalili kadınların, sadece kadın olduklarından dolayı taşıdıkları yüke katlanacak inanılmaz bir güce sahip olduklarını anladım. Batıda bir kadın olarak hayat sürerken yapmam gereken şeyi yapmak için büyük mücadele verdim ve kimi zaman başaramayacağımı düşündüm(...)
Doğduğu gün hayatım değişti. Şimdi artık ondan aldığım mutluluk benim için her şey demek. Şikâyet ettiğim ve dert edindiğim tüm o ufak şeyleri bir kenara bıraktım. Bunların hiçbirinin bir anlamı olmadığını anladım. Önemli olan yaşamın kendisiydi. Ve çocuğumu dünyaya getirmek bunu anlamamı sağladı.