gamze

Kuzeyli Annem
Puan vermedi·152 syf.··
2023 53. kitabı
Jean Luis Fournier "Hep ailemden bahsettim ama daha önce mercek altına almadığım tek kişi o" diye söze başladığı romanda şiirsel bir anlatımla annesinin hayatını anlatıyor. 147 sayfa boyunca, mutsuz bir evliliğe hapsolmuş annesinin önce kocasının alkolik olması yüzünden çektiklerini, sonra o öldüğünde çocuklarını tek başına büyütmesini ve bitmek bilmeyen hastalıklarını okuyoruz. Çocukluğundan ölümüne iyi kötü anlarına ortak oluyoruz. Haliyle bu anların içinde yazarın hayatından parçalar var ve annesini bize anlatırken, kendisi de onu ve küçükken anlam veremediği bazı davranışlarının sebebini zaman geçtikçe daha iyi anlıyor. "Kuzeyli Annem" her sayfada hayatlarından kısa kesitler olduğu için eski bir fotoğraf albümünü açmış inceliyoruz gibi hissettiren yalın ve çarpıcı bir roman. Ayrıca yazarın duyguları doğa olaylarıyla ilişkilendirerek betimlemesi ayrı hoşuma gitti... “Silüeti ince ve zarif, elbisesi hafif ve beyaz. Sanki suyun üstünde yürüyor. Aynı zamanda hem denizde hem gökte”
Edebiyat
Kuzeyli AnnemJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20252,759 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İki Genç Kızın Romanı
Puan vermedi·280 syf.··
2023 35. kitabı
Perihan Mağden'in okuduğum ikinci romanı, "biz kimden kaçıyorduk anne?"de kullandığı kelime oyunlarını ve anlatım tarzını çok sevmiştim, bu kitabı da ona benzer bir anlatımla yazmış, yine yer yer seci sanatı kullanmış. Kitap 2000lerde geçiyor ve bunu verdiği her detayda buram buram hissettiriyor (postun yanına bununla ilgili iki örnek de iliştirdim) İsmi "İki genç kızın romanı" olsa da daha çok Behiye'nin romanı gibi. Çoğu zaman onun bakış açısıyla görüyoruz zaten olayları, en çok onun iç dünyasına giriyoruz. “Behiye'nin 3 hali var; üzüntü, sıkıntı, kızgınlık” Kitabın en başında bahsedilen bu üç hal Behiye'yi hiç yalnız bırakmıyor, kendi dahil herkese, her şeye sürekli öfkeli Behiye. Çoğu zaman kendi yarattığı gerginliği gittiği her yere yayıyor, böyle olunca okuyucuyu da o karamsarlığa çekiyor ve zaman zaman romandan değilse de karakterden itiyor, boğuyor. Ayrıca Behiye fazlasıyla bencil, obsesif ve karamsar bir karakter. Öyle ki deli gibi sevdiğini iddia ettiği Handan hakkında hiçbir şey bilmiyor, öğrenmek gibi bir çabası da yok. O bilmediği için biz de Handan'ın iç dünyasına pek giremiyoruz, çoğunlukla Behiye ile olan ilişkileri kadar tanıyoruz Handan'ı. Zaten ikilinin fazla toksik bir "ilişkileri" var, kitap, müzik, film zevkleri tamamen birbirine zıt ve bu zıtlığa iki tarafın da pek saygısı/tahammülü yok, birbirlerinin sevdikleri şeyleri eleştirip oflayıp pufluyorlar sürekli... Kitap sonuç kısmına kadar sadece Boğaziçi'ni yeni kazanmış Behiye ve sınava hazırlanan Handan'ın ilişkileri çevresinde gelişen 19 günü anlatıyor. Ama nasıl 19 gün... *spoiler uyarısı* Sonunda cinayetleri açıkça aydınlatmaması ve karakterlerin öğrenmek istediğimiz asıl sonlarından bahsetmemesini bekliyordum çünkü "Biz kimden kaçıyorduk anne" kitabı da aynı şekilde birçok soru işareti
Edebiyat
İki Genç Kızın RomanıPerihan Mağden · Everest Yayınları · 2014708 okunma
Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura
10/10
·448 syf.··
2023 29. kitabı
Biri New York'ta biri İstanbul'da olan iki aşığın hikâyesini 3 bölüm halinde okuyoruz. Kitabın neredeyse yarısına kadar süren birinci bölümü "Yazı"da Umut'un bakış açısından kendi hayatını, ailesini, bir karaktermiş gibi anlattığı Sophie'i tanıyoruz. İkinci kısım olan "Tura"da anlatıcı Sanem olarak değişiyor ve bu kez zamanı bir geri bir ileri alarak onun hayatını, geçmiş travmalarını, toksik ailesini tanıyoruz. Bu kısımda olaylar ilkine göre daha detaylı anlatılmasına rağmen çok daha akıcı ilerliyor. Umut ve Sanem'in karışık anlatımına sahip olan son bölüm ise sadece on iki sayfacık ama etkisi hiç de küçük değil... Umut genetik bir hastalığa atılan yazı turayı kaybetmiş biri, hastalık abisini değil onu seçmiş. Sanem ise enkaz gibi geçmişe sahip bir mimar. Bu ikili, bir şekilde hayatlarının(ve başkalarının) onları sürüklediği Amerika'da bir restoranda tanışıyorlar ve aralarında isim vermeye bazen çekindikleri, bazen yetersiz buldukları için "aşk" diyemedikleri bir bağ oluşuyor. Ve onlar kaderin kendilerini beklediğini bilmelerine rağmen bu aşkı yaşamayı seçiyorlar. “Çünkü âşıklar delidir ve deliler acı çeker.” Kitap boyunca bu bağın hayatlarındaki etkisini, birçok ara hikaye ile karışık bir şekilde iki taraftan da dinliyoruz. Ayfer Tunç her zamanki gibi, farklı alanlar hakkında verdiği detaylarla ne kadar iyi bir araştırmacı olduğunu göstermiş. Harika tahlilleriyle, yarattığı aile örnekleriyle, acıyı göze soka soka anlatmadan da okuyucuyu mahvetmesiyle beni kendine hayran bıraktı... Bunlar dışında söyleyeceğim her şey spoiler olurmuş gibi geliyor. 2023'e yazarın Dünya Ağrısı kitabını okuyup ağlayarak başlamıştım, bu yıl Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura ile başladığı gibi devam ediyor... “Aşk sende olan bir şeymiş, neymiş bilmiyorum, hiçbir şeye de benzetemiyorum.
Kitap Yorumu
Âşıklar Delidir ya da Yazı TuraAyfer Tunç · Can Yayınları · 20254,041 okunma
Biz Kimden Kaçıyorduk Anne?
9/10
·182 syf.··
2023 24. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2023 00:00
Sabit bir hayatları olmayan, şehirden şehire, ülkeden ülkeye durmadan bir şeylerden kaçan, "acı sona adım adım ilerleyen" anne-kızın hikayesini okuyorken, kaçmalarına sebep olan şeyleri anlamaya çalışıyoruz. Ortada bir kaçış olsa da, yaşadıkları bazı durumlarda yakalanmadan nasıl kurtulabildikleri gibi soruların cevaplarını bulmak mümkün değil. Ki zaten kitap polisiye türü gibi bize böyle bir aydınlanma yaşatmayı, geniş olay çözümlemelerini vaat etmiyor. Bizi sonuçlardan çok sebepler, süreç ve ikilinin psikolojisi ilgilendiriyor. İsimlerini bilmediğimiz bu anne-kızın gittikleri her yere sürekli bir gerginlik hakim ve bu her satırda hissediliyor, öyle ki bazen onlarla birlikte sanki sizi de bir şey takip ediyormuş gibi geliyor. Ne kadar kızsam da, Bambi'nin yıllarca çok yara almış annesinin sessiz çığlıklarını ister istemez haklı bulduğum yerler oldu. Olayı anlayana kadar kaçtıkları şeye yakalanırlarsa ne olacak diye merak ettim ama diğer bir tarafım da hep kaçmaya devam etsinler istedi. Anladıktan sonra da bu durum pek değişmedi aslında... Biz kimden kaçıyorduk anne? Kurgusu ve özellikle kitabın büyük çoğunluğunda seci sanatını kullanmış olmasıyla benim çok hoşuma gitti. Okurken hem kalbim kırılsın hem gerilim yaşayayım diyorsanız, listenize eklemelisiniz.
Edebiyat
Biz Kimden Kaçıyorduk Anne?Perihan Mağden · Everest Yayınları · 2023432 okunma
Korkma Ben Varım
9/10
·480 syf.··
2023 13. kitabı
“Alevleri görmezden gelerek yangını söndüremeyiz.” Korkma ben varım, üç ana karakterin üzerinden anlatılan derin bir hikaye, intikam, aşk, mizah ve aksiyon dolu bir roman. Bize her zaman iyilerin kazanmayacağını öğretirken hem eğlendiriyor, hem içimizi burkuyor. Her şey birine aşık olduğunuzu onaylatmak ve AŞKart almak için başvurduğunuz Gönül İşleri Bakanlığı'nın heyetinin katledilmesiyle başlıyor. Basın müşaviri Fu, heyetin intikamını almak için yola düşüyor. Ve önce onun, sonra diğer karakterlerin gözünden yaşanılanları tekrar okuyoruz, hayatlarının birbirleriyle nasıl bağlantılı olduğunu görüyoruz. Çok fazla karakter, sık sık karakterler arası geçiş ve olay olmasına rağmen okuyucuyu boğmuyor, aksine böyle olması kitabı çok daha eğlenceli hale getirmiş. Ayrıca Murat Menteş'in bilinç akışı tekniği kullanması da (aklından geçenleri süzgeçten geçirmeden, düzenlemeden doğrudan yazması) kitabın hızlı ilerlemesine sebep olmuş. Karakterlerin özgünlükleri, onlara yarattığı komik isimler, hayali işler, Gıcırbey'in aforizmaları ve aşk mektupları, akla gelmeyecek kendine has tasvirler... Hepsi çok güzeldi. Korkma ben varım okurken en çok keyif aldığım kitaplardan biri oldu. (Üstelik kendisi beni reading slumptan kurtardı...)
Macera
Korkma Ben VarımMurat Menteş · Alfa Yayınları · 20209,7bin okunma